Devlet yönetmek çok basit:
Tavuk fiyatları mı arttı, tavuk şirketlerine kayyım ata.
Muhalefet güçleniyor mu? Partisine kayyım ata.
Belediye başkanı canını mı sıktı, kayyım ata.
Bir şirket senin çizgine gelmedi mi, kayyım ata.
Yakında evinize de bir kayyım atanabilir.
Bazı yoklukların yerine hiçbir şey konmuyor.
Yük ağırlaştığında,
omuz verecek bir dost aradığında,
dönüp bakınca eksikliğini hissettiğinde…
Birlikte yürüdüğümüz yollar burada. O yollardan çok daha fazlasını yine seni yanımızda hissederek aşacağız.
Hatıran da hayallerin de bize emanet…
MADEM İYİ NİYETLİSİN;
*Zarar etme ihtimali sıfır olan Türk Telekomu neden sattın?
*Zarar etme ihtimali sıfır olan,Tekel'i neden sattın?
*Zarar etme ihtimali sıfır olan Şeker Fabrikalarını neden sattın?
*%35 daha ucuz olan doğalgaz varken neden bu millete pahalı ABD doğalgazını zorunlu kıldın.... Daha neler, neler....
Sayın Kemal Kılıçdaroğlu,
Siz, Cumhuriyet Halk Partimizin uzun yıllar Genel Başkanlığını yapmış, partimizin en zorlu dönemlerinde sorumluluk üstlenmiş önemli bir değerimizsiniz.
Bugün yaşanan süreçte de milyonlarca CHP’li, sahip olduğunuz tecrübe ve devlet adamlığı birikimiyle sağduyulu bir yaklaşım göstermenizi beklemektedir.
Partimizin kurumsal kimliğinin korunması, örgütlerimizin ve seçmenlerimizin daha fazla üzülmemesi, Meclis çatısı altında ve kamuoyu önünde istenmeyen görüntülerin oluşmaması hepimizin ortak sorumluluğudur.
Bu nedenle, CHP’nin birliği, kardeşlik hukuku ve geleceği adına atacağınız her yapıcı adımın toplumda karşılık bulacağına ve partimize güç katacağına inanıyorum.
Cumhuriyet Halk Partisi hepimizin ortak evidir. Bu evin zarar görmemesi için göstereceğiniz hassasiyet, yalnızca partililerimiz tarafından değil, demokrasiye inanan tüm yurttaşlar tarafından da takdirle karşılanacaktır.
Ekonomist Özgür Demirtaş'ın maaşlı çalışanları isyan ettirecek acı gelir tespiti:
🔶 Maaşlı çalışarak zengin olma devri Türkiye için tamamen kapandı.
🔶 Artık sadece ev veya araba alabilmek bile devasa bir hayal haline geldi.
🔶 Sistem tamamen paradan para kazananları ve rantçıları ödüllendirecek şekilde kuruldu.
🔶 Gençlerin çalışıp didinerek bir şeyler inşa etme umudu göz göre göre yok edildi.
🔶 Asgari ücrete yapılan artışlar daha cebinize girmeden enflasyon canavarı tarafından yutuluyor.
🔶 Bu gidişle orta sınıf haritadan silinecek ve sadece aşırı zenginlerle derin yoksullar kalacak.
Deniz Zeyrek'ten Mehmet Şimşek'e:
"Onu izlerken öfkemden çıldırdım."
"Yabancılara, 'Türkiye'ye gelin, 20 sene vergisiz para kazanın' diyor."
"20 sene ne demek ya?"
"Sen burada 3 sene varsın, yoksun..."
"2028'deki seçimi kazanamazsan gideceksin."
"İngiliz vatandaşısın, İngiltere'de yaşamaya devam edeceksin."
"Benim adıma yabancılara 20 yıl vergisiz para kazanma hakkını sana kim veriyor?"
Hakim beni ben öyle var saydım diyerek tutuklamıştı beni.. Atatürk'e ve Atatürkçülere ağır hakaretle bulunan bu şahsa bir tane Cumhuriyet Savcısı soruşturma aşamadı daha..
Rahmi Koç’a ‘anlattığı bir fıkra’ sebebiyle hızla soruşturma başlatılırken;
👉🏻Türk milletine küfür ve hakaretler yağdıran AKP’li Rümeysa Eker hakkında hala hiçbir hukuki işlem yapılmadı.
“Vergi Veren Enayi Mi?”
Parasını Türkiye'de nasıl kazandığı belli olmayıp Mann Adasına taşıyanlara da gün doğmuş olabilir mi?
“Türkiye’de üret, Türkiye’de kazan, sonra parayı dışarı taşı…
Ardından ‘yabancı yatırımcı’ gibi geri dön, 20 yıl vergi avantajı al…”
Olur mu bu?
Milletin aklına gelen soru tam da bu.
Bu ülkede yıllardır vergi veren esnaf var.
Maaşından otomatik vergi kesilen çalışan var.
Elektrik faturasında bile çeşitli vergiler ödeyen halk var.
Şimdi ne oluyor?
Bazıları şirketini Dubai’ye, Malta’ya, Man Adası’na taşıyıp sonra “uluslararası yatırımcı” kimliğiyle geri mi dönecek?
Ama Türkiye’de kazanılan para kâğıt üzerinde dışarı kaçırılıp sonra vergisiz şekilde geri dönüyorsa, burada büyük bir adaletsizlik doğar.
Asıl soru şu:
Vergisini düzenli ödeyen vatandaş mı cezalandırılacak, yoksa sistemi dolaşmayı bilen büyük sermaye mi ödüllendirilecek?
Türkiye'deki bazı büyük sermaye grupları;
Paralarını dışarı çıkarır.
Faaliyetlerini dışarıdaki şirketler üzerinden yapılandırır.
Sonra "uluslararası yatırımcı" görünümüyle geri gelir.
Daha düşük vergi yüküyle çalışır.
Düşünsene:
Türkiye'de 20 yıldır vergi veren bir esnaf %25 kurumlar vergisi ödüyor.
Türkiye'de çalışan bir mühendis gelir vergisi ödüyor.
Türkiye'de fabrika kuran bir sanayici vergi ödüyor.
Ama dışarıdan gelen bir sermaye sahibi bazı gelirlerinde çok daha avantajlı hale geliyor.