Miro mi cuenta y aparecen 3.000€ que no son míos.
5 minutos después me llama un número desconocido.
Hombre: «Perdona, me he equivocado haciendo una transferencia.»
Hombre: «Te he enviado 3.000€ por error. ¿Puedes devolvérmelos ahora mismo?»
Yo: «Claro. Habla con tu banco y solicita la recuperación de la transferencia.»
Hombre: «Eh… no. Mejor hazme tú una transferencia y acabamos antes.»
Yo: «………………»
↓
🔴BİZİ TEHDİTLE SUSTURAMAZSINIZ..
HODRİ MEYDAN!
Dün “PKK’nın silahından kurtardığımız bölgeyi, Apo’nun siyasi hâkimiyetine teslim etmeyelim” paylaşımımdan sonra, belediye başkanlığım döneminde olduğu gibi, yine Öcalan’ın çizgisinde hareket eden bazı çevrelerden tehditler gelmeye başladı.
Şunu herkes açıkça bilsin: Sizden korkan sizin gibi olsun!
Ağrı’da seçime yaklaşık 20 puan geride başladım, sandıkta yaklaşık 20 puan farkla kazandım.
Çünkü sizin gerçek yüzünüzü halka anlatma fırsatı buldum. İnsanlar baskının, tehdidin ve dayatmanın karşısında özgür iradeleriyle karar verdiler.
Eğer kardeşlik ortamının güçlenmesini, bölgenin huzura kavuşmasını istemeyen karanlık güçler ve yanımızda görünüp perde arkasında başka hesaplar, başka fırıldaklar çevirenler olmasaydı,ben sizi yalnız Ağrı’da değil, Doğu ve Güneydoğu’nun tamamında siyasi olarak bitirecektim.
Çünkü sizin en büyük korkunuz silah değil,sizin gerçek yüzünüzü bilen, halkın karşısına çıkıp korkmadan anlatan bir Kürt’tür.
Ben bu toprakların evladıyım. Kürdüm ve bununla gurur duyuyorum.
Ama benim Kürtlüğüm,
Türkiye’ye düşmanlık üzerinden tarif edilen bir Kürtlük değildir.
Ben ülkemi seven, bayrağına ve milletine bağlı, Türk’üyle, Kürt’üyle, Arap’ıyla, Laz’ıyla, Çerkez’iyle bu ülkede yaşayan herkesi kardeş bilen bir Kürdüm.
Irkçılığa da mezhepçiliğe de ayrımcılığa da karşıyım.
Ben Sipkanlı (Sipki) Hacı Yusuf Paşa’nın torunuyum.
Ailemizin geçmişinde Osmanlı döneminde ve Cumhuriyet’in kuruluş sürecinde bu ülke için sorumluluk üstlenmiş, fedakârlık yapmış dedelerim vardır.
Benim siyasi anlayışımın temelinde de bu miras vardır.
Devlete başkaldırı değil millete hizmet, kardeşi kardeşe kırdırmak değil kardeşliği b��yütmek.
Silahlar gerçekten bırakılıyorsa, terör gerçekten sona eriyorsa bundan en fazla biz seviniriz.
Yeter ki artık hiçbir annenin evladı ölmesin, hiçbir askerimiz, polisimiz, korucumuz şehit olmasın,hiçbir Kürt genci dağlarda kaybolmasın.
Ama mesele, “Silahı bıraktım,şimdi bölgenin tamamını siyasi ve toplumsal olarak ben kontrol edeceğim” anlayışına dönüşecekse buna itiraz ederim.
Gençlik yapılanmalarıyla, kadın yapılanmalarıyla, mahalle mahalle örgütlenerek Doğu ve Güneydoğu’yu tek bir siyasi iradenin vesayeti altına almak,Kürtlerin tamamını bir kişinin veya bir örgütün tapulu malı gibi görmek kabul edilemez.
Kürtler kimsenin tapulu malı değildir!
Doğu ve Güneydoğu kimsenin özel mülkü değildir!
Kürtlerin iradesi ne silaha ne tehdide ne de tek adam vesayetine teslim edilebilir!
Bize nasıl yaşamamız, nasıl düşünmemiz, nasıl bir Kürt olmamız gerektiğini kimse dayatamaz.
Vicdansız, imansız, ırkçı, gelenek, görenek ve edebinden koparılmış,bölücü Kürt modelinize izin vermeyeceğiz..
İnancımızı, değerlerimizi, vatan sevgimizi ve kardeşlik anlayışımızı elimizden alamazsınız.
Benim mücadelem Kürtlerle değil, Kürtlerin iradesini ipotek altına almak isteyen anlayışladır.
Tehdit ediyorsanız bilin ki tehditleriniz düşüncelerimi değiştirmeyecek.
Bir canımız var,o da bu ülkenin birliği, kardeşliği ve çocuklarımızın geleceği uğruna feda olsun.
Dedelerimiz bu topraklarda kardeşliği ve vatanı savundu. Ben de bugün aynı kararlılıkla söylüyorum:
Silahı bırakın, terörü tamamen bitirin, demokratik siyasetin içinde herkes gibi mücadele edin,başımızın üzerinde yeriniz var.
Ama silahın gölgesini kaldırıp yerine başka bir vesayet kurmaya kalkarsanız karşınızda susan bir
Savcı Sayan bulamazsınız.
Tehdidiniz de baskınız da beni susturamaz.
KÜRTLERİ SİZE TESLİM ETMEYECEĞİZ.
KARDEŞLİĞİMİZİ SİZE BOZDURMAYACAĞIZ.
BU VATANI BÖLDÜRMEYECEĞİZ.
Elinizden geleni ardınıza koymayın.
HODRİ MEYDAN!
🔴PKK’NIN SİLAHINDAN KURTARDIĞIMIZ BÖLGEYİ, APO’NUN SİYASİ HAKİMİYETİNE TESLİM ETMEYELİM!
Bir haftadır bölgedeyim.
Sahada gördüğüm tabloyu açıkça ifade ediyorum.
Dün sandığın üzerinde PKK’nın silahının gölgesi vardı.
Bugün o gölge kalkarken yerine Apo’nun siyasi gölgesi yerleştirilmemelidir.
Silahların susması, terörün bitmesi Türkiye için tarihi bir kazanımdır.
Ancak terörü bitirmek başka, terör örgütünün liderini bölgenin siyasi koordinatörü ve Kürtlerin tek temsilcisi hâline getirmek bambaşka bir şeydir.
Silah bırakmak, silahla elde edilemeyen siyasi hâkimiyetin başka yöntemlerle kurulmasının kapısını açmamalıdır.
Yıllarca PKK’nın silahına boyun eğmeyen, tehdit edilen, bedel ödeyen ve devletinin yanında duran milyonlarca Kürt bugün Apo çizgisinde olmadığı için itibarsızlaştırılır, yalnızlaştırılır ve siyasetin dışına itilirse bunun adı çözüm değil, bir vesayetin yerine başka bir vesayet koymaktır.
Kürtlerin iradesi ne PKK’nın ne DEM’in ne de Apo’nun tapulu malıdır.
Devlet Apo’yla terörü ve silahsızlanmayı konuşabilir.
Ancak devlet eliyle Apo’ya siyasi statü kazandırıldığı, bölgenin siyasi temsilcisi görüntüsü verildiği anda çok tehlikeli bir kapı açılır.
Bugün bunun işaretlerini sahada görüyorum:
Dün “Bize oy vermezseniz silah var” baskısı vardı; yarın “Apo’nun çizgisinde değilseniz bu bölgede siyaset yapamazsınız” anlayışı doğabilir.
İşte Türkiye’nin asıl dikkat etmesi gereken tehlike budur.
PKK’nın silahından kurtardığımız bölgeyi, Apo ve çevresinin siyasi hâkimiyetine bırakamayız/ bırakmamalıyız.
Doğu ve Güneydoğu hiçbir örgütün, hiçbir kişinin, hiçbir siyasi yapının “kurtarılmış siyasi bölgesi” hâline getirilemez/ getirilmemelidir.
Çünkü terörün bitmesi, terör örgütünün siyasi tekel kurması anlamına gelemez.
Devletin görevi bir siyasi çizgiye alan açmak değil;
AK Partilisinden CHP’lisine, MHP’lisinden DEM’lisine, hiçbir partiye mensup olmayanına kadar her Kürt vatandaşının özgürce konuşmasını ve siyaset yapmasını güvence altına almaktır.
Devlet bütün Kürtlerin devletidir. Kürtlerin temsilcisi de devlet eliyle Apo olarak belirlenemez.
Bugünden uyarıyorum:
PKK’NIN SİLAHINI SUSTURURKEN APO’NUN SİYASİ VESAYETİNİ İNŞA ETMEYELİM..
SİLAHIN GÖLGESİNİ SANDIKTAN KALDIRIP YERİNE APO’NUN GÖLGESİNİ KOYMAK ÇÖZÜM DEĞİLDİR.
Terörün bitmesi, terör örgütünün siyasi tekel kurması anlamına gelmemelidir.
Silah da susmalı, vesayet de bitmeli, sandık da özgür kalmalıdır.
Fis Kongresi’nin 22 Kurucusu: İsim İsim Akıbetleri
26-27 Kasım 1978’de Diyarbakır’ın Lice ilçesine bağlı Fis köyünde yapılan toplantıya 22 kişi katıldı. Aradan geçen 48 yılda bu kurucu kadronun neredeyse tamamı ya örgüt tarafından tasfiye edildi, ya “hain” ilan edilip dışlandı, ya cezaevinde öldü ya da Avrupa’ya sığınmak zorunda kaldı. Hâlâ örgütte aktif kalan isim sayısı yalnızca iki.
Aşağıda 22 kişinin akıbetleri.
1. Abdullah Öcalan. 1948/1949 Halfeti doğumlu. 1999’da Kenya’da teslim oldu, Mahkeme ifadelerinde örgüt yapısı, finansörler ve yönetim hakkında ayrıntılı bilgi vererek itirafçı oldu.
2. Kesire Yıldırım (Fatma)
1978’de Öcalan ile evlendi. 1980’lerde iç muhalefete karşı Apo ile birlikte hareket etti. 1986-87 civarı tasfiyeci ilan edildi. ayrıldı/kaçtı. Avrupa’da yaşıyor.
3. Sakine Cansız. 1979’da tutuklandı, Diyarbakır Cezaevi’nde direnişin sembol isimlerinden oldu. 9 Ocak 2013’te Paris’te PKK’li ve MİT çalışanı Ömer Güney tarafından öldürüldü.
4. Cemil Bayık, Elazığlı. Hâlen örgütün en üst düzey yöneticilerinden biri. Yıllar içinde “İkinci adam” konumunu uzun süre korudu. İç infazların baş sorumlusu.
5. Duran Kalkan, Adanalı. Medya ve ideoloji alanında çalıştı. 1986’da tasfiyeci ilan edilip Avrupa’ya gönderildi, Almanya’da tutuklu kaldı. Hâlâ yönetici.
6. Ali Haydar Kaytan (Fuat)
Dersimli. 2010’ların sonundan itibaren PKK kaynaklarında neredeyse hiç anılmaz hale geldi. Delirdi. Bir mağaraya yerleştirildi. Ölümü 7 yıl sonra açıklandı.
7. Mazlum Doğan Karakoçan doğumlu. 1979’da tutuklandı. Diyarbakır Cezaevi’nde direnişin sembolü oldu. 21 Mart 1982’de hücresinde işkenceleri protesto etmek için kendisini asarak yaşamına son verdi.
8. Mehmet Hayri Durmuş
Bingöl doğumlu. Diyarbakır Cezaevi ölüm orucunun öncülerinden. 12-13 Eylül 1982’de ölüm orucunda yaşamını yitirdi.
9. Mehmet Şener, Batmanlı. Diyarbakır Cezaevi direnişinin öncülerinden. 1989’da serbest kaldıktan sonra PKK’ye döndü, eleştirileri nedeniyle tasfiye edildi. 1 Kasım 1991’de Kamışlı’da örgüt tarafından öldürüldü.
10. Resul Altınok (Davut)
1948 Bingöl doğumlu. Apo eleştirileri nedeniyle . 1984’te Lolan kampında işkence edilerek infaz edildi.
11. Suphi Karakuş (Şoreş) Urfalı. Apo’ya muhalefet ettiği için 1985 civarında öldürüldü.
12. Abdullah Kumral Urfalı. Lübnan sürecinde eleştirileri nedeniyle tutuklandı. kulaklarına tüfek harbisi sokularak öldürüldü .
13. Şahin Dönmez 1979’da tutuklanıp itirafçı oldu. 1990’da İstanbul’da örgüt talimatı doğrultusunda Abdurrahman Kayıkçı tarafından vuruldu. Kayıkçı daha sonra Hanifi Avcı ekibiyle çalışmaya başladı.
14. Mehmet Turan Ağrılı. Kongreden 10 ay sonra, 1979’da Mardin’de örgüt tarafından “ajan” denilerek öldürüldü. Yıllar sonra “şehid” ilan edildi.
15. Baki Karer Ordulu. Haki Karer’in kardeşi. Apo’nun tekleşme politikasına karşı çıktı, firar edip Avrupa’ya sığındı.
16. Hüseyin Topgider. Elazığlı. Siyasi komiserlik yaptı. 1999’da Öcalan’ın tutumunu eleştirerek ayrıldı. Avrupa’da yaşıyor.
17. Ali Çetiner. Maraşlı. 1988 Düsseldorf mahkemelerinde itirafçı oldu. 2025’in son aylarında Meksika’da öldü.
18. Ali Gündüz Dersimli. 1980’de tutuklandıktan sonra itirafçı oldu, Serbest kaldıktan sonra Dersim’e yerleşti.
19. Ferzende Tağaç
Erken dönemde örgütten ayrıldı.
20. Faruk Özdemir
Erken dönemde örgütten ayrıldı.
21. Abbas Göktaş
Serhatlı. 12 Eylül sonrası dağa çıktı, yakalanıp itirafçı oldu. Serbest kaldıktan sonra örgüt tarafından öldürüldü.
22. Seyfettin Zoğurlu. Fis köyündeki evin sahibi. 1987’de Besta’da bir çatışmada öldü. Asker mermisiyle vurulan tek kurucu üye.
Genel Tablo
• Yaklaşık 13 kişi örgüt tarafından “hain” ilan edildi.
• Yaklaşık 8 kişi örgüt tarafından öldürüldü.
• Yalnızca 1 kişi (Seyfettin Zoğurlu) açıkça Türk güvenlik güçlerinin mermisiyle öldü.
• Cezaevi direnişinde 2 kişi hayatını kaybetti.
• Hâlâ aktif olanlar yalnızca Cemil Bayık ve Duran Kalkan.
PKK’da yapıdan ve liderlikten rahatsız olan, muhalefet yapan, örgütü eleştirenleri infaz etmenin ve ortadan kaldırmanın yollarından biri de, öldürülmesi kaçınılmaz olan çetin bölgelere ve operasyonlara gönderilmesiydi.
ÇİÇEK denilen Kürd Kadını bu metodlar ortadan kaldırılıyor.
Pakistan-Afganistan savaşı başladı.
200 ölü...
Pakistan-Afganistan Savaşında Son Portre...
Derin tehlike nedir?
Askeri denge nasıl?
Savaşın stratejik çekirdeği nedir?
Çatışmanın yayılma riski...
Yaşanacak en muhtemel sahne hangisi?
1-STRATEJİK ÇEKİRDEK: TTP Meselesi
Merkezde şu var:
Pakistan, Tehrik-i Taliban Pakistan (TTP) unsurlarının Afganistan’da barındığını iddia ediyor.
Taliban yönetimi ya bunu inkar ediyor veya kontrol kapasitesinin sınırlı olduğunu söylüyor.
Pakistan için mesele ideolojik değil; iç güvenlik meselesi.
İslamabad için sorun Afganistan değil;
Afganistan’daki kontrol boşluğu.
2-Sınır Çatışması
Ama Sistematik Tırmanma söz konusudur.
Pakistan son dönemde Afganistan içindeki bazı hedeflere hava saldırıları düzenlediğini açıkladı.
Gerekçe; Pakistan içindeki saldırıların Afganistan kaynaklı militan gruplardan gelmesi.
Taliban yönetimi bu saldırıları “egemenlik ihlali” olarak niteledi.
Bu bir ilan edilmiş savaş değil; ama ilan edilmemiş bir askeri hesaplaşmadır.
3- ASKERİ DENGE: Kim Üstün?
Pakistan'ın
Hava gücü üstün.
Düzenli ordu, istihbarat ve füze kapasitesi var.
Ama uzun süreli sınır savaşı ekonomik olarak zorlar.
Taliban Yönetimi;
Hava gücü yok denecek kadar az.
Kara unsurları ve asimetrik savaş tecrübesi var.
Devlet kapasitesi zayıf ama ideolojik mobilizasyon güçlü.
Bu çatışma konvansiyonel değil, asimetrikleşmeye çok açık.
4- RİSK: Çatışmanın Yayılması
Sınır hattındaki Peştun aşiret bölgeleri zaten kırılgan.
Pakistan içinde radikal gruplar hareketlenebilir.
İran, Çin ve Orta Asya hattı da bu denklemi izliyor.
Bu kriz sadece iki başkent arasında değil;
sınır toplumlarının sinir sisteminde yaşanıyor.
5- İHTİMAL SAHNELERİNE BAKALIM
A) Sınırlı Hava Misillemeleri (Yüksek İhtimal Budur)
Pakistan nokta atışı operasyonları sürdürür.
Taliban diplomatik tepki verir ama geniş çaplı savaş açmaz.
B) Sınırda Sürekli Düşük Yoğunluklu Çatışma (Orta İhtimal)
Karşılıklı topçu atışları.
Sınır kapılarının kapanması.
Ekonomik gerilim.
C) Geniş Çaplı Savaş (Düşük İhtimaldir)
Pakistan kara operasyonu başlatır.
Taliban sınır ötesi saldırılarla cevap verir.
Bölgesel müdahale riski doğar.
Net öngörüm şudur ki:
Tam ölçekli savaş düşük ihtimal.
Ama kronik, yıpratıcı ve istikrarsız bir sınır hattı yüksek ihtimal.
6- DERİN TEHLİKE: Pakistan’ın İç Dengesi
Pakistan zaten:
Ekonomik kriz içinde
Siyasi kırılganlık yaşıyor
Ordu-sivil denge tartışmalı
Uzayan Afganistan gerilimi, iç radikal unsurları güçlendirebilir.
Pakistan dışarıyı vururken, içerideki fay hatlarını da titreştiriyor.
7- ŞİMDİ STRATEJİK ENDAMA BAKALIM:
Çin, Pakistan’ın zayıflamasını istemez
(CPEC hattı sebebiyle).
İran, sınır istikrarsızlığından rahatsız.
ABD doğrudan taraf değil ama bölgesel dengeyi izliyor.
Afganistan-Pakistan hattı, küresel güçlerin öncelikli cephesi değil;
ama kontrolsüz kalırsa sürpriz üretebilecek bir kırılma alanıdır.
Bu bir klasik devlet savaşı değil.
Bu, sınırın devletleşememesi krizidir.
Taliban Afganistan’ı kontrol ediyor,
ama sınırı kontrol edemiyor.
Pakistan devleti güçlü,
ama sınırın ötesini şekillendiremiyor.
Ve en tehlikelisi şu:
Bu çatışma, kimsenin kazanamayacağı ama herkesin yorulacağı bir savaşa dönüşebilir.
Roman okumaya yeni başlayacaklar (okumaya devam kararıyla) için;
Türkiye'de Reşat Nuri, Hüseyin Rahmi, Refik Halit
Avrupa'da öncelikle A.J.Cronin, Alexander Dumas (Pere), Charles Dickens
ABD'de Fannie Hurst, Mark Twain, Pearl Buck, Jack London, Erskine Caldwell tavsiyemdir
Neden Bu Kadar Sakinsiniz❓
Büyük bir Alime Sorarlar: “Neden bu kadar sakinsiniz?”
Cevap verir!
''Hayatımı 5 esas üzere kurdum!
1. Benim rızkımı kimsenin yiyemeyeceğini anladım ve sakinleştim.
2. Allah'ın beni daima gördüğünü anladım ve haya ettim.
3. Benim işimi kimsenin yapamayacağını anladım ve çalışmaya koyuldum.
4. Anladım ki işimin sonu ölümdür ve ona hazırlandım.
5. Anladım ki iyilik ve kötülük her ikisi de kalıcıdır, dolayısıyla iyiliklerimi çoğalttım ve kötülüklerimi azalttım.
BAŞÖRTÜSÜ BUDUR MÜSLÜMANLIK BUDUR!..
Türkiyeli Öldürmüşler Ak Parti #TükenişinYüzyılı Sarı Seçim Muhammed Yakut Özgür Özel Nihat Genç Fetö(!) Ayakkabı Muhammed Yakut #Düzce Recep Tayyip Erdoğan Özgür Özel #HatayYanıyor Onur Melih Gökçek DEM Parti Meral Akşener #hükümetistifa Sokağa Taksici Baklava Manavgat Victor Osimhen Napoli Maximin #deprem #SONDAKİKA
Bir Alevi, bir Sünni, bir Hristiyan sahnede buluştuk. Sanat sözde değil özde buluşturur. Sözleri Teslim Abdal'a müziği Âşık Daimi'ye ait "Seherde Bir Bağa Girdim"
Teşekkürler Süvari Öztürk ve Freek Van Der Weele. @SuvariOzturk
İZLEMEYEN KALMASIN!..
"Özgürlüklerin olmadığı yerde din münafıklığı meşrulaştırır" Prof. Dr. Hasan Onat
Sağlık Rangers - Fenerbahçe Devlet Bahçeli Recep Tayyip Erdoğan MİT Başkanı İbrahim Kalın Yaşar Güler 15 Temmuz #BahçeliKHKyıDaÇözsün#deprem#SONDAKİKA Fetö(!) Kent Hande AfraSaraçoğlu İğrenç Utanç
21 Şubat Dünya Anadili Günü. Dili, kültürü yok sayılan tüm Kürt arkadaşlarımın ve dostlarımın günü kutlu olsun. Yaşasın dillerin kardeşliği. Kendimce söylemeye çalıştım; dilim sürçmüşse afola.
✍️ MAHMUT AKPINAR | Eyvah, çocuğum ateist oldu!
🔴 Çocuklarımız yanlışlar yaptığında, hoşnut olmayacağımız yollara girdiklerinde hemen tepki vermek, geri dönülmez hasarlar açmak yerine kendimize ve çocuğumuza zaman tanımalıyız.
https://t.co/dR2mM81G2i
https://t.co/7C4sQ1v3w1