Hafta sonu bir çalışma yaptım . Altına girecek iştirakleri üşenmeden hesapladım. Bence Öyle bir bilanço gelecekki düşünsenize defter değeri 1200-1300 aralığında olursa bu takas darlığında nereye gider… kaldıki Pazar değişikliği hala gerçekleşmedi! Bu twitimi çerçeve yapacaksınız haberiniz olsun😁😁🧿🧿#gözbebeği
Herşey o kadar güzel olacakki şok olacaksınız! Bütün piyasa konuştu ! Bütün piyasa olmuşuz yorum yaptı! Ama nasıl bir sistem ki herkes kazandırarak hep birlikte kazanarak ilerliyor diyeceksiniz! Ve işte o anda herkes finansal özgürlüğünü imzalamış olacak! #kasko mutlaka yapın gerisini işin piri , piyasanın babası #tera’ya bırakın 😎😎😎
Hafta sonu bir çalışma yaptım . Altına girecek iştirakleri üşenmeden hesapladım. Bence Öyle bir bilanço gelecekki düşünsenize defter değeri 1200-1300 aralığında olursa bu takas darlığında nereye gider… kaldıki Pazar değişikliği hala gerçekleşmedi! Bu twitimi çerçeve yapacaksınız haberiniz olsun😁😁🧿🧿#gözbebeği
Temellerini bizim attığımız, sınırlarını bizim çizdiğimiz, hakkını hukukunu bizim savunduğumuz bir ekonomik modeli sizler gibi herkese bir türlü iyiliği dokunan patronlar ile inşa edeceğiz @TezmenEmre bey 😎🖖🏻💯
İthal ekonomik modellerle Türkiye’nin sorunları çözülmüyor. Başkasının hastalığı için yazılmış ilaçla iyileşmeyi bekleyemeyiz.
Türkiye yıllardır başka ekonomilerin sorunları için yazılmış reçeteleri deniyor. IMF kalıpları, ortodoks şablonlar, ithal çerçeveler… Hiçbiri bu ülkenin üretim yapısına, demografisine ve potansiyeline göre tasarlanmadı.
Enflasyonu da, cari açığı da, gelir dağılımını da çözecek olan şey tercüme edilmiş modeller değil; Türkiye’nin kendi gerçeklerinden doğan, teknolojiyi, üretimi ve bolluk ekonomisini merkeze koyan yeni bir Türkiye Ekonomi Modeli’dir.
Yapısal dönüşüm bir cümle değil, cesaret ister. O cesaret de kopyalamakta değil, inşa etmekte.
İthal ekonomik modellerle Türkiye’nin sorunları çözülmüyor. Başkasının hastalığı için yazılmış ilaçla iyileşmeyi bekleyemeyiz.
Türkiye yıllardır başka ekonomilerin sorunları için yazılmış reçeteleri deniyor. IMF kalıpları, ortodoks şablonlar, ithal çerçeveler… Hiçbiri bu ülkenin üretim yapısına, demografisine ve potansiyeline göre tasarlanmadı.
Enflasyonu da, cari açığı da, gelir dağılımını da çözecek olan şey tercüme edilmiş modeller değil; Türkiye’nin kendi gerçeklerinden doğan, teknolojiyi, üretimi ve bolluk ekonomisini merkeze koyan yeni bir Türkiye Ekonomi Modeli’dir.
Yapısal dönüşüm bir cümle değil, cesaret ister. O cesaret de kopyalamakta değil, inşa etmekte.