Sanmayacaksın. İnsanın başına ne gelirse sanmalarından geliyor. Seviyor sanmasından, o asla böyle bir şey yapmaz sanmasından, dost sanmasından, aile sanmasından. İnsan çoğunlukla zihnindeki sanmalara göre yaşıyor, gerçeğin duvarına çarpınca da canı fena yanıyor.
Dünyanın son günü bile benim sana hakkım helal değildir. Dilerim ki bazı şeylerin önemini biri de seni aynı yerden aynı şekilde yaraladığında anlarsın… Hayat seni de beni sınadığın yerden sınasın
NE AĞIR BEDDUA
Bana yapılan haksızlıklar karşısında nasıl dilsiz kaldıysam, helallik istendiğinde de sağır kalacağım.. Yaptığınız hataları bir gecede aldığınız ahlara sayarsınız..
Ununuza lafım yok ama eleğinizi astığınız duvar yıkılsın...
Birine yıllardır sahip olmadığı bir şeyi verdiğinizde, kısa bir süre sonra dünyanın neden ona bunu vermediğini anlarsınız. Çünkü bazen bir insana hak ettiğinden fazlasını verdiğinizde onu iyileştirmez, aksine şımartır, kibirlendirir ve kendisini olduğundan daha değerli sanmasına sebep olursunuz. Bu yüzden kimseye hak ettiğinden fazlasını vermeyin. Herkes haddini bilmeli.
Me viste llorar hasta no poder respirar, viste mis manos temblorosas, mi mundo derrumbarse y aun así seguiste hiriéndome.
Nunca podré decir si me hubieras visto, te habrías arrepentido, porque tú lo viste todo y aun así seguiste haciendo cosas que me dañaban.
Anne şefkatine acıkmış o çocuk büyüdü, simdi en sinsisinden bir 'narsist avcı' oldu. Önce seni göklere çıkarıp 'dünyadaki tek özel kadın' hissiyle büyüler, yetersizlik hissini senin ilginle doyurur. Sen bağ kurduğunu sanarken o sadece bedava ego bakım ve fiziki ihtiyaç tedariğini tamamlar. İşine yarayan ne varsa sömürüp içini boşalttığında da yeni bir kurbana geçer... Annesinin görmediğini senin ruhunu emerek ödetir. Anne intikamı!
“Yüzünü göğe çevirip,
haber beklediğini elbette
görüyoruz.”
— Bakara, 144
“Sabret, vakti geldiğinde
Rabbin sana gönlündekini
verecek ve seni hoşnut
kılacak.”
— Duha Suresi, 5
Ben seni bırakmazdım da baktım
bir gençlik elden gidiyor. Gönülde haddini bilsin. Kahpenin, vefasızın yası tutulmaz. Madem o kadar iyisin, rabbim kızının karşısına senin gibi birini çıkarsın.
Sizden daha düşük frekansta birine merhamet gösterip kapı açmak, kendi ışığınızı onun karanlığına kurban etmektir.
Kendi taşıyamayacağı bir yüksekliğe çıkarılan her yetersiz zihin, hayran kaldığı o gücü takdir etmek yerine ezilme hissinin getirdiği hazımsızlıkla o gücü yok etmeye çalışır.
Bu dinamik bir rastlantı değil, aşağılık kompleksinin kaçınılmaz ve şaşmaz bir psikolojik kanunudur.
Biri sizin duruşunuza, özgüveninize ve vizyonunuza başta büyük bir hayranlıkla yaklaşır. Ancak zaman geçtikçe sizin varlığınız, onun kendi yetersizliklerini ve derin kısıtlarını ona hatırlatan keskin bir aynaya dönüşür.
Sizin hizanıza çıkacak vizyona, disipline ve saygıya sahip olmayan bir zihin, bu içsel eziklik hissiyle baş edebilmek için tek bir yol görür.
Sizi kendi sığ dünyasına çekmek, özgüveninizi kemirmek ve ışığınızı söndürmek.
Manipülasyonlar, incelikli ima ve eleştiriler, özgüveninizi kırma çabaları işte bu hazımsızlığın tezahürüdür.
Onlar sizin seviyenize tırmanamadıkları için sizi aşağı çekmeye çalışırlar.
Siz anlayış veya şans vermek adına standartlarınızı düşürdükçe, kendi ışığınızdan taviz verir, yüksek frekansınızı onun kasvetli dünyasında ziyan edersiniz.
Denginiz olmayan birine sunulan her ekstra alan, kendi değerinizden ödediğiniz telafisi imkansız ağır bir kayıptır.
Radikal egemenliğini kucaklamış uyanmış bir ruh, kimsenin kurtarıcısı veya yükseltici basamağı olmadığını soğukkanlılıkla idrak eder.
Ehline denk gelmeyen her şey ziyan olur hakikati, zihinsel enerjini korumanın en temel yasasıdır. Kendini sizin seviyenize çıkarmak yerine sizi aşağı çekmeye çalışan insanlara maruz kalmayı tamamen bırakın.
Standartlarınızı kimse için esnetmeyin aksine yüksekliğinizi koruyun.
Bırakın sizin irtifanıza çıkamayanlar kendi sığlıklarında kalsın sen sadece senin ışığını taşıyabilecek kadar güçlü olan dengelerinle yürümeye devam et...
YZN...
Bir dönem aynı apartmanda oturduğum bir kadının haline çok üzülüp hayatına gereğinden fazla dahil olmuşum.
Önce market alışverişinde yardımcı oldum.
Sonra çocukların bazı ihtiyaçlarını karşılamaya başladım.
Bir gün evinde doğru düzgün yiyecek olmadığını görünce birkaç poşet erzak götürdüm.
Kadın o kadar mahcup ve minnettar davranıyordu ki insan ister istemez daha fazlasını yapmak istiyor.
“İyi ki karşıma çıktın” diyordu sürekli.
Ben de gerçekten bir insana destek olduğumu düşünüyordum.
Meğer yaptığım en büyük hata, **yardım etmek değil, sınır koymayı tamamen bırakmakmış.**
Bazı erkekler, manevi olarak güçlü bir kadının kalbiyle oynayıp sonra neden bir anda borca girdiklerini, hayatlarının alt üst olduğunu, hiçbir şeyin yolunda gitmediğini, arabalarının bozulduğunu, saçlarının döküldüğünü ya da sürekli sağlık sorunları yaşamaya başladıklarını merak edecekler. Oysa bunun nedeni, ruhsal olarak korunan bir kadına saygısızlık etmeleridir. Karma, böyle şeyleri asla görmezden gelmez
sevmek biraz da bu galiba.. birini, artık içinde hiçbir anlamı kalmayana kadar düşünmek, merak etmek, hayatında taşımak. sonra bir gün, tüm bunların sessizce sona erdiğini fark etmek.