Gençliğinin baharını, mesleğinin yarınını, anasının duasını, babasının ocağını, yarinin hasretini geride bırakıp vatan nöbetine duran Mehmetçiğimize; aziz şehitlerimize ve kahraman gazilerimize karşı borcumuz; askeri hastanelerin yeniden açılmasıdır.
MHP Genel Başkanı
Devlet BAHÇELİ
Kim nerede bilmem, BEN AYNI KAVGADAYIM.
Ülkücü Şehidimiz abim Ali Ekin'i şehadetinin sene-i devriyesinde, Aksaray/Ortaköy Balcı Mahallesi'ndeki kabri başında rahmet, minnet ve dualarla yâd ettik.
Ne Kerkük’ü unuturuz, ne Musul’u zihnimizden çıkarırız, ne de soydaşlarımızı sahipsiz bırakırız.
Kerkük’ten Doğu Türkistan’a, Karabağ’dan Kıbrıs’a kadar ahde vefanın adı olan bütün kardeşlerimizin yanındayız; çizgimizden sapmayız, yolumuzdan şaşmayız, hedefi şaşırmayız.
Çünkü Milliyetçi Hareket zamana göre renk değiştirmez, konuma göre biçim değiştirmez, rüzgâra göre yön değiştirmez, menfaate göre söz değiştirmez.
Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli
TÜRK Devletine ve Milletine Bağlıydı.Zalimler Çağının Şanlı Komutanıydı.O Milyonda Bir İhtimalin Adıydı. Başındaki Beresi Pek Çok Devlet Başkanın Yaşından Daha Fazla Aksiyon Görmüştür.Rahmet Olsun #CaharDUDAYEV
SÜREÇLERDE SUSAN, SONUÇLARDA ÇOK KONUŞAN!
“Gibi” adlı popüler bir dizi vardı. Dizi final yapmış olsa da bölümleri sosyal medyada hâlâ sıkça karşımıza çıkıyor.
Geçtiğimiz günlerde dizideki Yılmaz karakterinin İlkkan’a şöyle seslendiği bir kesit karşıma çıktı:
“…Olaylar yaşanırken hiç gıkın çıkmıyor. Süreçte hiç yoksun; sonuçlar üzerine konuşuyorsun. Sonuçlar üzerine herkes konuşur kardeşim, süreçler üzerine konuş.”
Hayatımızda böyle insan tipleri ne kadar da çok, değil mi?
Verdiğin bir mücadelede yanında yoklar; müşkül bir anında yoklar; ihtiyaç duyduğun anda yoklar…
Ama tam da dizideki gibi, süreçte yer almazlar; sonuçlar üzerine ahkâm keserler.
Bu durum yalnızca kişisel meselelerle sınırlı değildir; toplumsal olaylarda ve cemiyet hayatında da benzer tavırlar sergileyen pek çok kişi vardır.
Süreçlerin mücadelesini başkaları verir, yükünü başkaları taşır.
Bu kişiler ise ortada görünmez; risk almaktan kaçınır, etliye sütlüye karışmaz, adeta birer hayalet gibi varlık gösterirler.
Çoğu zaman korkuları, menfaat kaygıları ve gelecek hesapları ağır basar.
Bir gün dik duruş sergiledikleri, cesur bir adım attıkları görülmez. “Duyan olur, başımıza iş alırız” endişesiyle meseleleri çoğu zaman kendi vicdanlarıyla bile konuşmaktan korkarlar.
Ta ki kervan tersine döner, mayınlı alanlar temizlenir…
İşte o zaman bu karakterler ortaya çıkar; sonuçlara bakarak “Şunu ne yapacağız, bunu ne yapacağız?” diye yön tayin etmeye kalkarlar.
Üstelik bunu çoğu zaman yanlış hedefler, kişisel takıntılar ve temelsiz analizler üzerinden yaparlar.
Oysa herkes bilir ki süreçler yaşanırken hiçbirinin sesi çıkmamıştır.
Süreçlerde süt dökmüş kedi, sonuçlarda ise avını parçalamaya hazır bir aslan kesilmek… Sanırım tam da böyle bir çelişkidir bu.
Dik duranları, mücadele edenleri, korkusuz ve hesapsız davranabilenleri hep sevdim; sevmeye de devam edeceğim.
Süreçlerde korkan, sinen, susan ve menfaatine göre konum belirleyen; sonuçlarda ise yüksek sesle konuşup konum kapmaya çalışanları ise sevmiyorum.
Hiç de sevmeyeceğim…
https://t.co/gY61HKEk8P
“Orkun Özeller hakaret edecek, küfür edecek; biz mi susacakmışız? Öyle diyor soytarılar. Niye “eski bir asker” olduğu için bu davranışını görmezden geliyorsunuz?
Eski asker olmak, hakaret ve küfürlerine meşruluk mu kazandırıyor? Hem niye FETÖ/PKK gölgesi hem üzerinde olmuş İYİ Parti’de siyasete başladığını görmüyorsunuz?
Ne diyordu Hüseyin Nihal Atsız:
‘Askerlik öldü general! Sinsi siyasetçilere sırf üniformalı oldukları için asker diyemem!’ ”
@Yildiraycicek9
Nurlu ve kutlu doğumun müjdelendiği Mevlit Kandilimizin mübarek olmasını diliyor; bu gece hürmetine aziz milletimizin, Türk-İslam âleminin nice manevi ikram ve güzelliklerle mükâfatlanmasını Cenab-ı Allah'tan niyaz ediyorum.
Hayırlı Kandiller.
MHP Genel Başkanı
Devlet BAHÇELİ