Selamlar saygılar,
"Vur!" Marşımız için hazırlamış olduğum aşağıdaki wallpaperları dilediğiniz gibi indirip kullanabilirsiniz.
Video klibin linki aşağıdaki gibidir.
https://t.co/oKea7zoB9K
Komedi adı altında Mustafa Kemal Atatürk'ün şahs-ı manevisi rencide edildiğinde yeri göğü inletip gereğini yapın diyenlerle;
Komedi adı altında Alevi vatandaşlarımız rencide edildiğinde yeri göğü inletip gereğini yapın diyenler;
Komedi adı altında İslamın kutsallarına hakaret edildiğinde, bir bakıyorsunuz ne var bunda ifade hürriyeti deyip, utanmadan üzerine iktidarı suçluyorlar.
Hadi oradan ikiyüzlüler!
İsrail, Lübnan'ın güneyinde yasaklı fosfor bombaları kullanıyor, Hizbullah'ın tünellerini yok etme bahanesiyle köyleri yerle bir ediyor ve artık kimse bundan bahsetmiyor bile. İnanılır gibi değil!
ASIL TRUMP NE İSTEDİYSEK YAPTI
Oval Ofis’te yaptığımız mülakatta ABD Başkanı Trump’ın söyledikleri sanıyorum ikinci döneminin Türkiye’de en çok gündem olan ve tartışma yaratan açıklamaları oldu.
Sadece bizde de değil tabi… Washington, Tel Aviv ve Atina’da da ses getirdi.
Şu saydığım üç başkentte infial yaratması sürpriz değildi. Fakat Türkiye’ye verilen “müjdeler” arasında öyle birkaç şey cımbızlandı ki umarım son kez açıklanmaya değer.
*
Trump’ın sık sık kullandığı bir kalıp var. “Erdoğan hep benim yanımda oldu. Her istediğimi yaptı.”
Şimdi bunu bir açalım…
Trump’ın bu döneminde giriştiği iki büyük macera vardı. Herkese “tarafınızı seçin” dediği iki macera.
1- İsrail’in yanında durduğu Gazze meselesi. Erdoğan İsrail’in karşısında durdu mu? Durdu.
Gazze anlaşması için Hamas ile temasını sürdürdü mü? Sürdürdü.
Trump’ın anlaşması dağılmak üzereyken Hamas ile angaje olup hem Hamas’ın taleplerini koruyan hem de Gazze halkının ihtiyaçlarına acil karşılık verecek bir sürece soktu mu? Soktu.
2- İsrail’in yanında girdiği İran savaşı, hatta savaşları.
İkisinde de ABD saldırılarının karşısında durdu mu? Durdu. İkisinde de Trump “savaş” derken “barış” dedi mi? Dedi.
Günün sonunda hem İran hem ABD ile teması sürdürerek ulaşılan Mutabakat Zaptı’nda hem Trump’ın hem de arabulucuların övgüsüne layık görüldü mü? Görüldü.
*
Şimdi…
Trump özellikle Erdoğan’ın Gazze anlaşmasını son anda ipten almasını asla unutmadı. Trump için bu “harbi” bir destekti.
İran meselesinde ise sürekli tekrarladığı “savaşın dışında kal dedim kaldı” meselesi ise şu:
CIA, savaşın aylar öncesinde PKK’nın İran kolunu silahlandırarak iç karışıklık sırasında içeriden işgal gücü olarak kullanma planlarındaydı.
Plan Trump’a sunulmuş, onay bekliyordu.
Bu süreçte devreye giren Erdoğan, kayıtsız kalmayacağını ve Türkiye’nin müdahalesinin kaçınılmaz olduğunu söyledi.
Trump’ın “savaşın dışında kal” dediği şey bu. Fakat olay örgüsüne bakarsak “PKK’yı kullanma” diyen Erdoğan. “Kullanmayan” Trump.
*
“Ne istediysek yapıyor” denince aklınıza iki liderden hangisi geliyor bilmem ama Trump…
-Geldiği gibi Suriye’den askerleri çekme emri verdi.
-Daha genel kabul görmemiş lider Şara ile “Erdoğan’ın isteği” üzerine buluştu. Bunu bizzat kendi söyledi.
-Suriye üzerindeki yaptırımları kaldırdı.
-İsrail’in Suriye’deki Türk varlığına muhalefetine “makul ol” emri ile ters çıktı.
-YPG/PKK’nın Suriye’deki özerklik hayallerine son darbeyi vurdu.
-Yaklaşık 10 yıldır silah gibi suratımıza tutulan Halkbank davasını düşürttü.
-KAAN savaş uçaklarının jet motorlarını Kongre’deki ve kendi hükümeti içindeki baskılara rağmen şahsi yetkisini kullanarak onayladı.
*
Bu liste sadece yaptıkları bu arada. Türkiye’nin kendi politikalarını izlemesine ses çıkarmazken, NATO’nun Batı kanadını yerden yere vurup aşağılarken Türkiye’ye ne karıştı ne bulaştı.
Hiçbir şey yapmasaydı dahi şu bile yeterdi.
*
Geriye kaldı F-35 meselesi…
Şayet Trump ile bunu da çözüp bir başka 10 yıllık meselemizi de tarihin tozlu sayfalarına gömebilirsek ben biraz da sosyal medya jargonuyla şunu derim:
Bir dönemden alınabilecek maksimum verim budur.
Bir ilk : Türkiye Rusya’ya yakıt ihraç etti!
Ukrayna’nın Rus rafinelerine yönelik yoğun insansız hava aracı (İHA) saldırıları, ülkenin iç piyasasında tedarik sıkıntısı yaşanmasına neden oldu.
Haber Denizde'nin edindiği bilgiye göre, Rusya tarihinde ilk kez Türkiye’den akaryakıt ihraç etti. Bu amaçla yola çıkan, benzin yüklü 30.000 dwt’lik ilk MR tankerin şu anda Karadeniz’de bulunduğu ve Novorossiysk Limanı’na doğru ilerlediği öğrenildi.
@HaberDenizde
“İsrail ve Netanyahu hükümetinin bu masayı havaya uçurmak için ne kadar çabaladığı ortada. İmza günü dahi işi bozmaya çalıştılar.
Son haftalarda gizliden yürüttükleri Trump düşmanlığı imzadan sonra ayyuka çıkmış halde. Hem de açıktan.
Sadece İsrail’in aşırılıkçı kabinesi de değil.
Yıllardır “Trumpçı” görünen İsrail yanlıları Amerika’da Trump’a iyiden iyiye yükleniyorlar.”
Toplumsal barışa, kamu düzenine ve siyaset kurumuna zarar vermediği sürece CHP’deki anafor bizi zerre miskal ilgilendirmiyor.
Biz asla bu girdabın içine sürüklenmek veya çekilmek istemiyoruz.
Koltuk ve salon kapmaca savaşının tarafı değiliz ve olmayacağız.
Nasıl bugün Hürmüz’deki çözümsüzlüğün bedelini tüm dünya ödüyorsa, şayet İsrail haydutluğunun önü kesilmezse bunun ceremesini de bölgeyle birlikte tüm insanlık çekecektir.
Avrupa’da İspanya’nın gösterebildiği cesaret ve sağduyulu tutumu başka ülkelerin de göstermesi tarihî bir sorumluluktur.
Bugün Gazze’de devam eden soykırımın kanı, buna tepkisiz kalanların eline yüzüne bulaşmıştır.
İran’da, Lübnan’da başlayan; Suriye’yi, Akdeniz’i, Afrika’yı tehdit eden bu saldırganlığın sonuçlarından da yine tepkisiz kalanlar mesul olacaktır.
İsrail durdurulmalıdır.
Bu, insanlığın ve insanlık cephesinin ödevidir.
Tarihin tekerrürüne izin verilmemelidir.
Türkiye, İsrail’in tüm sabotajlarına rağmen bölgesinde barışın ve huzurun ikamesi için elinden geleni yapacaktır.
Şam ve Beyrut, İstanbul’un iki kardeş şehridir.
Türkiye’nin güvenliği sadece Hatay’dan değil; Halep’ten başlar, Şam’dan başlar, Beyrut’tan başlar.
Kardeşlerimizin ülkelerinde hiçbir emrivakiye müsamaha göstermeyiz, kardeşlerimize yönelik hiçbir saldırıya göz yummayız.
Akdeniz’de, özellikle Kıbrıs Adası’nda bir fitne ateşinin yakılmak istendiğini görüyoruz; bu gelişmeleri yakından takip ediyoruz.
Çok açık söylüyorum:
Eğer Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin ve Kıbrıs Türkü’nün hak ve hukukuna kastedilirse cevabımız çok net olur, çok da sert olur.
Kıymetli Giresun ve Gümüşhane halkı...
7 Haziran tarihinde yapılacak ara seçimlerde iradenizi kullanacaksınız...
Halkın iradesi her siyasetçinin üzerindedir...
Kime oy vereceğiniz elbette ki sizin takdirinizdir ancak sizi insan yerine bile koymayıp çarptıkları hemşerilerimize bir GEÇMİŞ OLSUN demeyi bile çok görenlere sandıkta en iyi cevabı vereceğinize inanıyorum...
Çarptıkları vatandaşlardan bir özür dileme gereği dahi duymayıp yok sayanları da Karadeniz halkı yok saymayı iyi bilir...
@SireneOznur
Öznur hanım merhaba,
Aşağıdaki linkten şarkıma yorumlarınızı çok merak ediyorum,
Hoşunuza gideceğini düşünüyorum.
Umarım müsait bir zamanda dinleme şansınız olur .
Teşekkür ederim.
@tcsavunma
Sayın Millî Savunma Bakanlığı yetkilileri,
Vatanın bölünmez bütünlüğünün teminatı olan sizlere , Güvenlik güçlerimize ve Mehmetçiğe ithaf etmiş olduğum "Vur" isimli şarkıma aşağıdaki link üzerinden erişebilirsiniz..
Saygı ve Sevgilerimle
https://t.co/QzcpS0G7dn