@anlatdinliyo Ya senin bende ne hakkın var. Ulan Japon prensesi ülkemize geliyor. İlk önce ANITKABİRE gidiyor. Lavuk sen kaç yıldır iki adım yola gitmedin. Bir tane hutbede anmadın, şimdi Hakkınızı helal edin. Sonuna kadar haram zıkkım olsun.
@balporsuguDerya Yok ya ne kadar yaparlarsa yapsınlar. Canım istedimi içicem. Verdiğim vergileri de haram edip keyfime bakıcam. İnanıyorlar ya. Onlar düşünsün aq.
İnşaat işleri yapan bir mühendisin isyanından bahsedeceğim. Yangın faciası sonrasında duyarlılığımız arttı. Bu gördüğünüz sprinkler söndürme sistemi. Hani filmlerde yangın sahnelerinde gördüğümüz. Boruların içinde basınçlı hava varmış, basınçlı hava yükselen ısıyla birlikte vanayı açıyor ve sulama işlemi başlıyormuş özetle. Mühendis Bekir Bey’le sohbetimizden bir bölümü kendisinin izniyle paylaşıyorum:
- Ankara’da en az on tane otel sayarım; sprinkler sistemini ruhsat almak için, görüntü olsun diye yaptırdılar, masraftan kaçındılar. Alçıpan tavana sadece başlığı gömdüler ama tesisatı, borulaması yok!
- Yani araba direksiyonunda airbag yazıyor ama içinde yok gibi mi?
- Aynen öyle…
- Şikayet etseydiniz. Bu hem sizin bir mühendis hem de vatandaş olarak bu topluma borcunuz.
- Şikayet ettim. Başıma gelmeyen kalmadı.
Daha kaç yangın, kaç acı gerek. Bizi başka neler bekliyor? Sorun sadece Kartalkaya’da yanan otelde miydi? Biz vatandaşlar nereden bileceğiz otelde, binalarda sprinkler sistemi çalışıyor mu, yangın merdiveni var mı? Varsa nerede? Bunları araştırmak, çalışıyor mu diye denetlemek bizim görevimiz mi? Bizim canımız bu kadar ucuz mu?
“Bazı insanların hukuk önünde ayrıcalıklara sahip olduğu günler artık geride kalmıştır. Hukuk önünde herkes eşittir” denmiş… Şahane, çok sevindim.
Uzun süredir haftanın 2-3 günü adliyelerdeyim. Yaşadığım bir durumu paylaşayım👇
cübbeli ahmetle ben hukuk önünde eşit miyiz mesela?
Bundan bir süre önce hiç alakam olmayan bir olayla, adıma açılmış birçok sahte hesaptan birinden yapılmış paylaşımlarla ilgili hakkımda iğrenç bir karalama kampanyası düzenlenmiş; beni, ailemi, işimi zor durumda bırakan iftiralar atılmıştı.
Kimdi bunlar? cübbeli ahmet ve hadi özışık başta olmak üzere, bir grup gazeteci görünümlüler ve troller…
Elimizdeki dellilerle, beyanlarla buna sebep olan her kim varsa haklarında tek tek suç duyurusunda bulunduk.
Suçluların bazıları cezalandırıldı. Hala devam eden davalar var.
Aynı delillerle, beyanlarla, iftiralarla ilgili savcılık önce “cübbeli ahmet suç işlemiştir, yargılansın” diyerek dosyayı mahkemeye gönderdi…
Sonra ilginç bir şey oldu… Mahkeme de dosyayı savcıya gönderip “bir daha incele” dedi.
Aynı içerikli diğer suç duyurularında böyle olmamıştı…
Bu kez aynı savcı, özetle “bir suç yokmuş bunda” deyip, kendisinin önce suç dediğine, sonra takipsizlik kararı verdi.
Suçlu diyen de aynı savcı, suçsuz diyen de😀
Bunun üzerine itiraz ettik…
Sonucu uzun süredir bekliyorum.
Anayasa Mahkemesi’ne, oradan da sonuç alamazsak AİHM’e kadar taşıyacağımız bu sürecin, avukatlarım sonuna kadar takipçisi olacak elbette.
Bu benim onur meselem o ayrı da şimdi cübbeli ahmetle ben hukuk önünde eşitiz öyle mi?
Not: Hava atmak gibi olacak ama on kitap yazdım. Elbette ‘özel isimler büyük harfle yazılır’ kuralını biliyorum.