“Hukukun dışına çıkılarak devlete hizmet edilmez. Kanunun arkasından dolanarak toplumda düzen sağlanmaz. Kamu görevlileri hangi konumda olursa olsun Anayasa ve yasalarla mukayyettir. Görev ve yetkileri mevzuatla sınırlandırmıştır. Bunun istisnası yoktur ve olamaz.” 1/2
Prensip olarak trollere onlara yanıt vermem ama malum bir trolün hakkımızda yazdıkları kafaları karıştırmasın diye bir açıklama yapacağım ve bu tartışmayı uzatmayacağım. Zira trolleri besleyen bu tartışmalar; kendilerini adam yerine konulmuş gibi hissediyorlar.
“Inbreed” üniversitenin kendi yetiştirdiklerini hoca olarak istihdam etmesine denir. Boğaziçi Üniversitesi tek tip hoca olmaması için kendi mezunlarına “Git, en az 2 yıl farklı ortamlarda çalış ve yeni yaklaşımlar öğren” der. Bu nedenle Boğaziçi, Türkiye’deki diğer üniversitelerde böyle bir şey yokken, inbreed kuralını benimsemişti. Nitekim ben de mezun olunca Georgia Institute of Technology’de önce postdoc, sonra hoca olarak (4 yıl) çalıştım. Birkan Yılmaz @fermat4214 önce Yonsei University (G. Kore), sonra Polytechnic University of Catalonia’da (İspanya) 7 yıl çalıştı. Inbreed’miş gibi göstermeye çalıştığı Cem Ersoy doktorasını Boğaziçi’nde değil, Polytechnic University, Brooklyn’de (şimdi New York University) yaptı. Kısacası inbreed değiliz; olsak Boğaziçi’nde çalışamazdık. Bir de bilmem kaç yıllık profesör olarak kendisiyle yardımcı doçent olan Birkan Yılmaz’ı karşılaştırmış. Baklayı ağzından çıkarsın; kedi uzanamadığı ciğere murdar der.
Ayrıca bu trol sanki Boğaziçi’ndeki tüm hocalar Boğaziçi mezunuymuş gibi göstermeye çalışıyor. Daha da önemlisi “Biz içeriden adam almak istiyoruz” dediğimizi söylüyor. “Özerklik, özgür akademi ve özgür araştırma, demokratik üniversite ve yönetişim” taleplerini içeriden adam almak istiyorlar diye anlamak ancak böyle trollerin yeteneği. **En basitinden, eğer derdimiz içeriden adam almak ise Boğaziçi kökenli olmayan hocalar neden direniyor? “Bizi almayın, onları alın” diye mi direniyorlar?**
Ve trollüğün belgesi: Bizi inbreed olarak göstermeye çalışanlar “Rektörün Yapay Zeka Enstitüsü’ne yapay zeka uzmanı diye bilgisayar mühendislerinin başvurmasını yasaklayıp Fizik mezunu ve nanofotonikçi kendi öğrencisini zorla almasına; bu atama mahkeme tarafından iptal edilince yeni mezun kendi doktora öğrencisini kendisine Rektör Danışmanı, üniversitenin vakfına mütevelli heyeti üyesi yapmasına; sonra aynı kişiyi mezunu olduğu bölüme (görüldüğü kadarıyla inbreed kurallarını ihlal ederek) hoca yapmasına” acaba ses çıkaramıyor? Ya da kişiye özel ilanlarla ve bir akademik sunum bile yapmadan hoca alınmasına? Veya bölümlerin olumsuz görüşüne, kendisinden daha iyi adaylar olmasına rağmen Rektörlük tarafından “Hayır, biz bu kişiyi atayacağız” diye hoca alınmasına ses çıkarabiliyor mu?
Dediğim gibi bu trollerin derdi tartışma çıkarıp ondan beslenmek. Bu nedenle bu konuyu uzatmayacağım ve tartışmaya girmeyeceğim. Sadece yalanlarıyla aklınızı kirletmesinler diye yazmak istedim.
Sayın @BegumOztan,
25 yıllık akademisyenim. Yeşil pasaportum var ama siz kişisel olarak paranın peşinde koşarken biz ülkede bilim, akademik özerklik, gençlerin geleceği, ifade özgürlüğü için uğraştığımız için konferans için yurtdışına gitmek için izin bile alamıyoruz. +++
#EconTwitter I am living every economist's (especially a market designer's) dream. Our recommendation proposed in my article published AEJ: Microeconomics (@AEAjournals ), with @inaciog approved in the Brazilian congress to be implemented. @econD47
Isn't this a corporate fraud?
@Dropbox advertises its Advance plan as providing unlimited storage. But, if you purchase this plan, you can only increase your storage by 1 TB per month.
Tek insan rejiminde kimse sorumluluk alamıyor. Skandalı birinci elden okuyun:
1- AFAD Destek Gönüllüsüyüm.
2- AFAD tarafından ARAMA VE KURTARMA EĞİTİMİ ALAN GÖNÜLLERİZ biz.
3- Kısa mesaj ile çağırıldık ve depremin olduğu gün Antalya’dan 4 otobüs yola çıktık.
4- Sabaha karşı saat
CEBREN ÇIKARILDIK HUKUKEN GERİ DÖNÜYORUZ
Bugün Sarıyer Kaymakamlığı tarafından apar topar çıkarıldığımız tesislerimizin tahliyesiyle ilgili mahkeme "yürütmeyi durdurma" kararı verdi.
Binalarına kayyumun çöktüğü Boğaziçi Üniversitesi mezunlarına sesleniyorum: Rektör görünümlü kayyumu birkaç ay sonra Boğaziçililer ile birlikte tahliye edeceğiz. Ve öyle evine falan da gitmeyecek, suçları ile yüzleşecek. Türkiye’de “kayyum” düzenine son vereceğiz. Çok az kaldı!