İsmail Küçükkaya, Fatma Betül Sayan Kaya'ya ilişkin:
"Sürekli ağlıyormuş."
İsmail Saymaz:
"Milletin de anası ağlıyor. Emeklinin anası ağlıyor. Emekli polis eylem yerinde kendisini vurdu. Git pazarlara bak, insanların haline bak." (SZC)
SİLİVRİ’DE 4 İSME TAHLİYE KARARI! İMAMOĞLU: "BİZİ SADECE MİLLET YARGILAYACAK!"
Silivri'de görülen İBB davasında mahkeme heyeti kritik bir ara karar açıkladı. Savcının tüm tutukluların tutukluluk hallerinin devamı yönündeki mütalaasına rağmen mahkeme, 4 ismin tahliyesine karar verdi. Kararın ardından salonda bulunan Ekrem İmamoğlu'nun beyanları öne çıktı.
Duruşmada öne çıkan gelişmeler:
▪ Mahkeme heyeti verilen aranın ardından eski İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı Ceyhun Avşar, Sinan Sepetçi, Hasan Tahsin Sönmez ve Turgay Tokdemir’in tahliyesine hükmetti. Dosyadaki tutuklu sayısı 53'e geriledi.
▪ Kararın açıklanmasıyla birlikte Ekrem İmamoğlu basına ve avukatlara seslenerek, "Bizi sadece millet yargılayacak, mahkeme değil, unutmayın bunu. Ey avukatlar, medya! Bizi millet yargılayacak. Fon vurguncularından bir kişiyi bile tutuklayamadılar" ifadelerini kullandı.
Adalet, garibana kelepçe; güçlüye ayrıcalık demek değildir! Hukuk, kimin cebinin boş olduğuna ya da kimin koltuğunun güçlü olduğuna bakmadan herkese eşit uygulanmalıdır.
Büyük hırsıza dokunmayan adalet,yoksula kelepçe takıyor.
Emekli kemer sıkıyor, işçi kemer sıkıyor, çiftçi kemer sıkıyor; kamu ise 2026’nın ilk 8 ayında seyahatlere 27,5 milyar TL harcıyor.
Hani ne oldu kamuda tasarruf genelgesine?
Sen bu Cumhuriyeti sahipsiz mi sandın, hadsiz!
Cumhuriyetimiz için "100 yıllık narkoz" ifadesini kullanan hadsiz, asıl narkozda olan sensin!
Hatırlarsınız, daha önce, bir başka Cumhuriyet karşıtı da Cumhuriyetimiz için "100 yıllık reklam arası" demişti.
Bunların KUYRUK ACISI bitmez!
Oysa tam tersine, Cumhuriyet, 100 yıl önce, Türkleri yüzlerce yıllık narkozdan uyandırdı.
👉Cumhuriyetimizin temelinde bağımsızlık savaşımız vardır. Önce emperyalizme ve yerli işbirlikçilerine karşı kurtuluş savaşı kazanılarak vatan işgalden kurtarıldı.
👉Sonra Lozan'da kapitülasyonlar kaldırılarak Osmanlı'nın borçlu, Batıya bağımlı düzeni yerine tam bağımsız Türkiye Cumhuriyeti Devleti kuruldu.
👉TBMM açılarak ve cumhuriyet ilan edilerek egemenlik saraydan sultandan alınarak asıl sahibine, millete verildi. Sarayın kapısındaki kullar, anayasa ve çağdaş hukuk önünde EŞİT haklara sahip yurttaş oldu.
👉Cumhuriyet, devletin değişmeyen din kuralları ile değil insan aklının ve tecrübesinin eseri, bilimsel ilkelere dayanan çağdaş hukuk kuralları ile yönetilmesini sağladı. LAİK DEVLET düzeni kuruldu.
👉Cumhuriyet, medeni ve siyasi hiçbir hakka sahip olmayan kadınlara medeni ve siyasi haklar verdi.
👉Yüzyıllardır diliyle kültürüyle tarihiyle dışlanan, itilip kakılan Türkler, Cumhuriyet sayesinde çevreden merkeze taşındı; Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türkiye halkı adıyla sanıyla TÜRK MİLLETİ diye adlandırıldı. Osmanlı'nın küllerinden doğan yeni devlete adıyla sanıyla. TÜRKİYE denildi.
👉Cumhuriyet bizim tarihle bağımızı koparmadı, tam tersine Cumhuriyet, Osmanlı döneminde tarihimizle kopmuş olan bağımızı yeniden kurdu. Bunun için Atatürk Ankara Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi'ni kurdu. Türk tarihini ve üzerinde yaşadığımız toprakların tarihini anlatan yeni tarih kitaplari yazdırdı. Türk tarihini araştırmak için Türk Tarih Kurumunu kurdu. Batı'nın ikinci sınıf, babar diye küçümsedigi Türklerin uygarlık kurucusu olduğunu anlatmak için Türk Tarih Tezini geliştirdi. Tarih Kurultayları düzenletti. Arkeolojik kazılar yaptırdı. Müzeler kurdurdu. Barbaros, Mimar Sinan, Piri Reis, Fatih gibi Türk büyükleri hakkında araştırmalar yapılmasını ve bu isimlerin heykellerinin yapılmasını istedi. Cumhuriyet bizi tarihimizden koparmadı, Cumhuriyet bizi tarihimizle buluşturdu. Osmanlı tarihi dahil Türk tarihini Cumhuriyet'in yetiştirdiği Halil İnalcık gibi tarihçiler yazdı.
👉Cumhuriyet, geri kalmış, yarı bağımlı, neredeyse hiçbir şey üretmeyen, yüzde 90'ı okur yazar olmayan, yüzde 70'i hasta, kadının adının olmadığı bir din tarım toplumu ile çok değil 15- 20 yılda kendi ayakları üstünde duran cagdaş bir devlet kurmayı başardı.
Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti'ni kurarken de bu cumhuriyete düşmanlık edenler vardı, aradan 103 yıl geçti bugün de bu cumhuriyetimize içeriden ve dışarıdan saldırılar devam ediyor.
Türkiye Cumhuriyeti'ni sokakta bulmadık, bu Cumhuriyeti küçük siyasi hesaplara kurban etmeyeceğiz.
Narkozlu olan sensin! Cumhuriyet büyük bir uyanıştır.
Osmanlı'dan Cumhuriyet'e geçilirken Türkiye'de 40 bin köyün 37 bininde okul ve öğretmen yoktu. Nüfusun yüzde 80'i köylerde yaşıyordu. Bu nedenle her şeyden önce köylere okul ve öğretmen götürmek gerekiyordu.
Cumhuriyet köylere okul ve öğretmen göndermek için de seferberlik başlattı. Bunun için genç Cumhuriyet Köy Öğretmen Okulları, Köy Eğitmenleri ve Köy Enstitüleri projeleri geliştirdi. Genç Cumhuriyet, On binlerce köye okul ve öğretmen götürdü.
Osmanlı'dan Cumhuriyet'e geçerken Türkiye'de okuma yazma oranlarını biliyoruz. Çünkü 1927 yılında Harf Devrimi öncesinde nüfus sayımı yapıldı. Bu sayımda il il kadın erkek okur yazar sayısı da belirlendi. 1927'de Türkiye genelinde okuma yazma bilenlerin oranı yüzde 10 civarında... Kadınlarda oran çok daha düşüktü.
1928'de Harf Devrimi yapıldıktan sonra Millet Mektepleri kuruldu. Bir okuma yazma seferberliği ilan edildi. Başöğretmen Atatürk basta olmak üzere Cumhuriyetimizin idealist öğretmenleri 7'den 70'e kadın erkek herkese okuma yazma öğretmeye başladı. 1935'te nüfus sayımı yapıldığında okuma yazma oranının yüzde 20'leri bulduğu görüldü.
Ayrıntılar için "Atatürk'ün Mirası LAİK CUMHURİYET" adlı kitabımı öneririm.
Cumhuriyete "narkoz dönemi" demek için ya "kara cahil" ya büyük "nankör" olmak gerekir.
Sinan MEYDAN
Boğazlarda NATO'ya üs kurdurmak "Boğazın Kilidi Montrö"yü etkisiz hale getirmek demektir. Bu durumda Türkiye'nin ve bölgenin güvenliği büyük bir tehditle karşı karşıya kalacaktır.
"Milli Şef: Türkiye Boğazlarda kimseye üs vermeyecek." (İkdam, 2 Kasım 1945)
"Türk görüşü: Boğazlarda üs kurma isteği, kabul edilmek değil, konuşma mevzusu dahi olamayacaktır." (Vakit, 18 Ağustos 1946)
II. İNÖNÜ ZAFERİ "Milletin Kötü
Kaderini Değiştiren Zafer"
👉I. İnönü Muharebesi'nin anlam ve önemi
👉Temel özellikleriyle II. İnönü Muharebesi
👉İsmet İnönü'nün anlatımıyla II. İnönü Zaferi
👉Atatürk'ün gözünde II. İnönü Zaferi; milletin kötü kaderini değiştiren zafer
👉II. İnönü Zaferi'nin etkisi ve sonuçları
https://t.co/9N3iHQbHmA
II. İNÖNÜ ZAFERİ ‘Milletin Kötü Kaderini Değiştiren Zafer'
İsmet İnönü anlatıyor: “28, 29 ve 30 Mart günleri dehşetli muharebeler oldu. Kıyasıya muharebe ediyoruz. İki tarafın avcı hatları hem sağ tarafta hem sol tarafta birbirine karıştı. Tedbirler alıyor, kumandanlara tebliğ ediyorum. Birlikler mevzilerinden çıkmaya mecbur olurlarsa daha geride düşmandan ayrılmadan yer tutacaklar. Adım adım muharebe edeceğiz. Muharebe gece gündüz durmadan devam ediyor. Cepheler girintili, çıkıntılı bir hal aldı. Düşmanla burun burunayız. Karşılıklı cepheler, yakın cepheler, tıpkı Çanakkale’de olduğu gibi. Bir tepeyi bir yeri kaybedince hemen karşı taarruzla geri almaya çalışıyoruz. Süngü muharebeleri yapıyoruz. Süngüsü olmayan askerler tüfeklerinin dipçikleri ile birlikte dövüşüyorlar.”
“Saat 18.30’da Metristepe’den gördüğüm durum: Gündüzbey kuzeyinde sabahtan beri direnen ve artçı olduğu sanılan bir düşman birliği sağ kanat grubunun saldırısı üzerine dağınık olarak çekiliyor. Yakından kovalanıyor. Hamidiye yönünde karşılaşma ve çatışma yok. Bozüyük yanıyor. Düşman binlerce ölüsüyle doldurduğu savaş alanını silahlarımıza bırakmıştır. Batı Cephesi Komutanı İsmet”
TBMM Başkanı Mustafa Kemal (Atatürk), Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa’nın bu telgrafına, aynı gün (1 Nisan 1921'de) şu tarihi yanıtı verdi:
“Bütün dünya tarihinde, sizin İnönü Meydan Muharebelerinde yüklendiğiniz görev kadar ağır bir görev yüklenmiş komutanlar pek azdır. Milletimizin bağımsızlığı ve varlığı, çok üstün yönetiminiz altında şerefle görevlerini yapan komuta ve silah arkadaşlarınızın duyarlığına ve yurtseverliğine büyük güvenle dayanıyordu. Siz orada yalnız düşmanı değil, milletimizin makûs talihini de yendiniz..."
Yazımın tamamı için bkz.👇
https://t.co/9N3iHQbHmA