Is Sagligi ve Guvenligi Uzmani- Yatirimci
Binlerce yıllık Yüce Türk Milletinin bir ferdi
Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk hayrani
@ahmetcnar07 Seni görünce, atalarımız ne güzel demiş diyorum; yüz verdik eşeğe anlimiza değdi t.sagi...her boktan anladığını sana liberal bir genç, versen hıyarı soyup, tuzlayıpusteriye goturemeyecek kapasitede...helal evlat böyle devam!!!
“Depo öğretmen” tartışması üzerinden asıl meseleyi kaçırmamak gerekir.
Mazerete bağlı yer değişikliği başvurusu yapan ve mazereti kabul edildiği hâlde kontenjan yetersizliği nedeniyle yer değişikliği gerçekleşmeyen öğretmenlerin talebi, “depo öğretmen olmak” değildir.
Burada önce talebin temel amacını doğru ortaya koymak gerekir.
Bir öğretmen mazerete bağlı yer değişikliği başvurusu yapıyorsa, bunun temelinde ailesinin bulunduğu yerde görev yapabilme ihtiyacı vardır. Özellikle eş durumu kapsamında başvuran öğretmen açısından mesele yalnızca bir okul değiştirmek değildir. Mesele, ailesiyle aynı yerde yaşayabilmek ve aile bütünlüğünü sağlayabilmektir.
Dolayısıyla “İl emri verilirse öğretmenler depo olur” şeklindeki yaklaşım, konunun özünü farklı bir noktaya taşımaktadır.
Çünkü öğretmenin talebi:
“Beni bir yere yerleştirin, hangi okul olduğu önemli değil.” olmadığı gibi; tam olarak “Mazeretim kabul edildi. Ailemin bulunduğu il'e gelebilmem için bir çözüm üretilsin.”
İl emri neden gündeme geliyor?
Mazerete bağlı yer değiştirme sürecinde öğretmenin mazereti kabul edilmiş olabilir. Ancak öğretmen, tercih ettiği eğitim kurumlarına kontenjan veya norm yetersizliği nedeniyle yerleşemeyebilir.
İşte tam bu noktada sorun ortaya çıkıyor:
Mazeret kabul edilmiş, fakat mazeretin gerektirdiği fiilî yer değişikliği gerçekleşmemiş oluyor.
Ö��retmen açısından sonuç ise değişmiyor: Eşi ve ailesi başka bir yerde, kendisi başka bir yerde görev yapmaya devam ediyor.
İl emri talebi de tam olarak bu noktada gündeme geliyor.
Amaç öğretmeni herhangi bir okulda “bekletmek” değil; mazeretinin bulunduğu il'e ulaştırabilecek bir idari çözüm oluşturmak.
Nitekim il/ilçe emrine atama ile öğretmenin daha sonra görev yapacağı eğitim kurumunun belirlenmesi aynı şey değildir. Bu iki aşamanın birbirinden ayrılması gerekir.
Peki öğretmen neden “depo” olarak anılmak istemiyor?
Çünkü “depo öğretmen” ifadesi, öğretmenin talebini sanki “çalışmadan bir yerde beklemek” şeklinde gösteriyor.
Oysa öğretmenlerin temel talebi bu değil.
Öğretmen:
- ailesinin yanına ulaşmak,
- eşiyle aynı yerde yaşayabilmek,
- çocuklarından ayrı kalmamak,
- kabul edilmiş mazeretinin gerektirdiği yere ulaşabilmek,
- mesleğini sürdürürken aile bütünlüğünü sağlayabilmek
istiyor.
Dolayısıyla burada sorulması gereken soru:
“Öğretmen depo olur mu?” Değil, “Mazereti kabul edildiği hâlde yer değiştiremeyen öğretmenin aile bütünlüğü nasıl sağlanacak?” Sorusudur.
Peki il emri verilirse öğretmen nerede görev yapacak?
Bu elbette idari açıdan tartışılabilir ve çözülmesi gereken bir konudur.
İl emri uygulanacaksa öğretmenlerin hangi kurumlarda görevlendirileceği, ihtiyaçların nasıl değerlendirileceği, normların nasıl kullanılacağı ve görev yerlerinin hangi kriterlerle belirleneceği Bakanlığın planlaması gereken hususlardır.
Ancak bu idari soruların varlığı, aile bütünlüğü sorununu ortadan kaldırmaz.
“Norm sorunu var, o hâlde ailelerinden ayrı kalan öğretmenler için hiçbir çözüm üretilemez.” Kabul edilir bir anlayış değildir.
2025 uygulaması neden ayrıca konuşuluyor?
Burada öğretmenlerin sorduğu önemli bir soru da var.
2025 yılında mazerete bağlı yer değiştirme sürecinde tercihlerine yerleşemeyen öğretmenler için Bakanlık tarafından mazeret illerindeki ihtiyaçlar doğrultusunda ek bir çözüm uygulanmıştı. Bakan Sn. Yusuf Tekin de bunu, öğretmenlerin aileleriyle bir arada olabilmesi ve “kadim sorumluluk” vurgusuyla açıklamıştı.
Dolayısıyla bugün öğretmenlerin sorduğu soru şu:
Geçtiğimiz yıl aile bütünlüğünün sağlanması amacıyla uygulanan çözüm bu yıl neden uygulanmıyor?
Bu soru, “her yıl kesinlikle aynı uygulama yapılmak zorundadır” iddiasından ziyade, uygulama farklılı��ının gerekçesinin açıklanması açısından önem taşıyor.
Mazereti kabul edildiği hâlde yer değiştiremeyen öğretmenler, aile bütünlüklerinin sağlanabilmesi için il emri yoluyla mazeretlerinin bulunduğu ile atanabilecekleri bir çözüm talep etmektedir.
İl emri bekleyen öğretmenin asıl amacı depo öğretmen olmak değil; ailesinin yanında olabilmektir.
Bir öğretmenin ailesinden ayrı kalmasının çözümü konuşulurken, önce öğretmenin neden il emri istediğini konuşmak gerekir.
Sorulması gereken “Depo öğretmen olur mu?” değil, “Mazereti kabul edilmiş ve yer değiştirememiş öğretmenin aile bütünlüğü nasıl sağlanacak?” sorusudur.
Birkaç gündür tartışılan il emri konusuna da açıklık getirmek istiyorum;
📌Öncelikle eş durumu ve sağlık mazereti nedeniyle, istisnalar hariç, hiçbir öğretmen “Derse girmeyeyim, yan gelip yatayım.” diye düş��nmez. Süreç şu şekilde işler;
📌Eş durumu ve sağlık mazereti nedeniyle herhangi il emrine atanan öğretmenler, doğrudan belirli bir okula değil, tercih ettikleri İl Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesine atanırlar. Bu öğretmenlerin değerlendirilme ve okul bazlı görevlendirilme süreci şu şekilde işler: 📌Norm Kadro Boşluğu ve Hizmet Puanı Üstünlüğü:
İl milli eğitim müdürlükleri, il genelinde kendi branşlarında boş norm kadrosu (öğretmen ihtiyacı) bulunan okulları belirler. İl emrine atanan öğretmenler, bu okullara hizmet puanı üstünlüğü esasına göre yerleştirilir.
📌İlçe ve Okul Görevlendirmeleri:
İl genelinde öğretmenlerin eşlerinin çalıştığı ilçeler ve ikametgah durumları öncelikli olarak dikkate alınmaya çalışılsa da, boş norm bulunmaması halinde öğretmenler ihtiyaç olan herhangi bir ilçeye veya okula resen görevlendirilebilir.
📌Norm Fazlası Durumu:
Branşında boş norm kadro bulunmayan ya da puan yetersizliği nedeniyle bir okula kadrolu yerleşemeyen öğretmenler, geçici olarak belirlenen okullarda norm kadro fazlası (depo öğretmen) olarak istihdam edilir. Bu süreçte öğretmenler ihtiyaç duyulan okullarda ders tamamlama, ücretli öğretmen yerine derse girme veya idari görevlerde değerlendirilir.
📌Dönem İçi ve Yıl Sonu Atamaları:
İl emrinde "norm fazlası" olarak kalan öğretmenler, eğitim-öğretim yılı içinde açılan norm fazlası öğretmenlerin atama dönemlerinde puan üstünlüklerine göre boş kadrolara yeniden tercih yaparak kalıcı okullarına yerleşmeye çalışırlar.
#ilemrimüjdesi
@tayfun18typhoon@muzo123 Olm malsimin sen? Bilgin yok, ama fikrin çok! Hemen sana örnek vereyim, meslek lisesinde alan sefiyim, bende de norm fazlası öğretmen var ama haftalık 47 saat ders yükü var adamın? Simdi bu adam yata yata mi maaş alıyor sence? Norm fazlası ayrı, depo ayrı!!!
İl emri vermeyelim ama önce bu insanlar ne yapacak başka çözüm bulalım, bunun üzerine 1 yıl önce çalışma yapalım dememişler. Birden çıkıp il emri yok diyelim naparsa yapsınlar demişler. Ne güzel hukuk devleti. #BakanVarGörenYok@Yusuf__Tekin@rte
Ayrıca bizim sorunlarımız için "Mazeret"kelimesi yetersiz kalır . Mazeret deyince sanki bir bahane uydurulmuş gibi algılanıyor.
Bizim durumumuzu sadece Mecburiyet açıklayabilir.
Artık Mecburuz Sayın Cumhurbaşkanım.
Artık Mecburuz Sayın Bakanım.
"Mecburuz"
#BakanVarGörenYok
Aile birliğimizin sağlanmasını istiyoruz . YOK sayılmak yerine
❗️ÇÖZÜM❗️
bekliyoruz. 7 yıldır birleştirdiğiniz aileler yuvasında birlikteyken biz neden bu temel haktan mahrum bırakılıyoruz?
#BakanVarGörenYok
İçimizde çok acı hikayeler var.
Kendi kanser olan , anne babası kanser olan. Çocuğunun kalbi delik olan. Engelli bireyler. Anne baba yüzü görmemiş çocuklar var. Sayın Cumhurbaşkanımız , Sayın milli eğitim bakanımız ve Sayın aile bakanımız her yerde aile derken biz nasıl ve neden bu hale geldik ?
#BakanVarGörenYok
Binlerce öğretmen ailesi adına teşekkürler @ekremacikel bey
Bir tarafta
Aile yılında evlenmeleri için destek kredisi vererek bekarları evlendiren @MahinurOzdemir diğer tarafta eşleri çocukları norm yok diye ayıran @Yusuf__Tekin
Başkan @RTErdogan ın Ailelere verdiği öneme rağmen
Çıkıp deseydi ki ocak 2026 yılında bu yılın sonunda il emri uygulaması olmayacak. Gene bir şekilde aileler çözüm bulmaya çalışırdı. Son dakika verilen bu karar çok yıkıcı oldu.
#AilemiVerYusufTekin
Herkes gönlünün ekmeğini yer. Bizler bugün kendi için sorun olmayan ama ilerde kendisi de aynı sıkıntıyı çekecek insanlar için de mücade ediyoruz.
#AilemiVerYusufTekin
Tam 1,5 aydır öğretmen ve aileleri olarak mücadele veriyoruz. Çok şey mi istiyoruz? “Aile Yılında” ailelimiz bir arada olsun.
Ama ne yazık ki #BakanVarGörenYok
Bu işi çözerse Sayın Cumhurbaşkanımız @RTErdogan çözer