'Halka yalan söylemek suçtur' diyen soL Haber'i gerçekleri eğip bükmediği, kendisi gibi 'cımbızlama' yapmadığı için hedef alıyor, hedef gösteriyor Ruşen Çakır.
Yıllarca halka AKP ve Cemaat pazarlamamış, kapı dışarı edildikten sonra 'muhafliçilik' oynamıyormuş gibi...
Üstelik o muhalif oyunları oynadığı sırada "Meclis'te Erdoğan'ın elini sıkma fırsatı" bulduğunda AKP'liler bile utanmış, "Ruşen'i gördün mü... Hayran hayran bakıyor. Lanet olsun..." demişti.
Öyle biri işte Çakır.
Sonuç olarak soL, halka karşı görevini yerine getiriyor. Çakır da parçası olduğu düzene...
Madenci eşi Aynur Özdemir'in sesini herkes duymak zorunda.
"Sebahattin hayatımızı alt üst ettin, bizi borçtan borca soktun, şehir şehir süründürdün, kendini bilmezlerin maskarası ettin bizi. Çıkıp itibar diyorsun, senin itibarın kasandaki parandır."
Aynur Özdemir'in mücadelesi tüm işçi sınıfına örnektir. Kazanacağız, mutlaka ama mutlaka!
#MadenciMutlakaKazanacak
Hakkını arayan gaziler polis müdahalesiyle karşılaşıyor; onlara destek olmak isteyen İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu ve danışmanı darbediliyor. Türkoğlu kalp spazmı geçirerek hastaneye kaldırılıyor.
Bu görüntüler sıradanlaştırılamaz!
Gazisine reva görülen de milletvekiline uygulanan şiddet de kabul edilemez.
Kemal Okuyan'dan sürecin taraflarına: 'Neyi nasıl dönüştürüyorsunuz, ayrı ayrı değil, birlikte eğip bükmeden açıklayın'
Şimdiye kadar hem AKP’nin hem DEM’in “işte tutanaklar budur” dediği bir belgenin ortaya çıkmadığına dikkati çeken TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan “Madem ‘bir tarihsel dönüşüm’den söz ediliyor o zaman neyi nasıl dönüştürüyorsunuz, ayrı ayrı değil, birlikte bir güzel açıklayın. Eğip bükmeden” çağrısında bulundu.
Okuyan sürecin tartışılmadan, kimsenin itirazı olmadan ilerleyeceği düşüncesine "Yok öyle bir ülke. Bakkaldan ekmek alınmıyor" diyerek tepki gösterdi.
https://t.co/bDjnr1slLF
Halkımızı bu kavgayı dikkatle izlemeye ve taraf olmaya çağırıyoruz!
Başaran Aksu:
"Adamın 21 km2 arsası var. Bunlardan bir tanesini satıp çözmek yerine devletten kredi alalım öyle çözelim diye bekliyorlar. Çünkü bu kredileri ödemiyorlar, devlet böyle alıştırmış holdingleri. Kamu mallarını bunun gibi adamlara peşkeş çekmişler, yani işçinin çocuğunun geleceğine çökerek büyümüşler. Biz bütün yurttaşların çocuğunun hakkı için bu kavgayı veriyoruz."
#MadenciMutlakaKazanacak
ABD, Suriye’yi “teröre destek veren devletler listesi”nden çıkarmış. Böylece yıllarca el altından destekleyip iktidara getirdikleri HTŞ denen örgütün kanlı sicilinden de kurtulduklarını sanıyorlar.
O listede kalan az sayıda ülkeden biri Küba! Küba teröre destek veriyormuş…
Hadi oradan!
Bugün dünyada teröre destek veren ülkelerin başında ABD geliyor. Hatta, ABD’nin “terör” kapsamında değerlendirilebilecek açık ve örtülü ilişkilerinin listesini yapmaya kalksak, tam bir döküme hiçbir zaman ulaşamayız.
ABD yönetimi bu saçma sapan listeyle yaptırımlar ve ablukalar uyguluyor, işgallere yelteniyor, savaşlar çıkarıyor. Liste uyduruk, liste bahanesiyle girişilen saldırganlık ise fazlasıyla gerçek.
Dünyanın halleri böyle… Paranın gücüyle semirmiş zorbaların hiyerarşisidir emperyalizm denen sistem bir bakıma.
Tarih ve insanlık da onların listesini tutar bir yandan, hiçbirini atlamadan…
Futbolun Spartaküsü Metin Kurt 14. ölüm yıldönümünde anılıyor: 'Halka en yakın yer çizgi’
📍İlk sporcu grevinde de ilk sporcu sendikası girişiminde de “Çizgi Metin”in imzası vardı… “Futbol oyun olarak güzel, borsada kirli ve çirkin” diyen devrimci spor emekçisi Metin Kurt, ölümünün 14. yıldönümünde anılıyor.
https://t.co/v0PqQLDPDa
Madencilerin çocukları, patronların çocukları gibi değerlidir!
Bir avuç holding kâr edecek diye yüzlerce aile, yüzlerce çocuk, yüzlerce madenci mağdur ediliyor. Yaşatılanlar reva mıdır?
Tüm halkımızı, hakkımızı gasp edenlere karşı sesimiz olmaya çağırıyoruz.
Sana söz çocuk. Mutlaka biz kazanacağız!
#MadenciMutlakaKazanacak
Bu emek değil sadece, aynı zamanda vefa…
Kente sahip çıkmak bilinç, kültür ve aktarımla mümkün. İbb her anlamda İstanbul’u yaşatıyor. İstanbulluları her anlamda her alanda her anda gözetiyor.
Mientras destruyen las casas en Gaza y dejan a las familias palestinas viviendo entre escombros, "Israel" está transportando centenares de casas para nuevos asentamientos colonos en Cisjordania.
Colonialismo en pleno 2026 y al mundo le parece normal que tipos venidos de EEUU y Europa del Este roben las tierras a personas nativas.
Terör örgütü elebaşı Öcalan, solu PKK çizgisinde hizalamak için yine harekete geçmiş.
Neymiş? Solcular hâlâ cumhuriyete katılmamış. Onun için hem solculuklarını hem de cumhuriyetçiliklerini karşılayacak bir hareket olacakmış bu! Oysa tam tersine yurtsever solcular, başından beri cumhuriyetçidir!
Bir terör örgütü kurup 47 yıl ülkeyi kana bulayacaksın, emperyalizmin işine gelince birden piyasaya çıkarılıp “barış” adı altında Ortadoğu projesinde kullanılacaksın, ümmeti öveceksin, AKP ve MHP’nin yayılmacı Yeni Osmanlıcılık planlarına eklemleneceksin, Türkiye’nin kuruluş tapusu Lozan Antlaşması’na karşı çıkacaksın, 1923’te kurulan laik Cumhuriyeti yıkıp onun yerine etnik köken/mezhep üzerine oturtulmak istenen 2. Cumhuriyet için pazarlık yapacaksın ve sonra da antiemperyalist, laik, gerçek yurtsever cumhuriyetçi solu güdümlemek isteyeceksin.
Hadi oradan; buna inanacak “kullanışlı aptal” mı var karşında!
“ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran ile savaşın ‘yeni bir safhaya’ girdiğini ve an itibarıyla ‘ellerindeki en etkili aracın ekonomik baskı olduğunu’ dile getirdi.” (Kaynak: Cumhuriyet)
—
Yeni dediği, ABD’nin 40 yıldır uyguladığı ambargo, yaptırım…
İran’a askeri yoldan diz çöktüremeyip, bunu ekonomik yolla yapacaklarını “sanmaları” yeni bir şey değil yani. Bu daha çok, çaresizlikten, ikinci aşama diyerek, “inisiyatif bizde” gösterisi aslında…
Madenciden dinleyin!
14 senelik madenci Özhan Yüksel:
"Ne yapalım? Kendimizi mi yakalım? Yola mı atalım, ne yapalım, öldürelim mi kendimizi?
Siz verdiniz bu şirkete burayı. TMSF tarafından siz verdiniz. Niye kamulaştırmıyorsunuz? Biz 6 sefer gözaltına alındık. 6 sefer! Suçlu muyuz biz?
Biz alın terimizi istiyoruz. Sadaka istemiyoruz."
#MadenciMutlakaKazanacak
Türkiye solunun büyük bölümü 80'lerden itibaren liberalizmin "kötülüğün kaynağı sermaye değil devlet" zehirini yuttu ve dejenere oldu. Tarikat savunmak, etnik milliyetçilik savunmak, emperyalist çıkarlarla yan yana düşmek gibi tuhaflıkların hepsi bundan kaynaklanıyor.
Gazze'deki bir ABD'li doktor:
" Keskin nişancılar çocukları vuruyor.
Bu, şimdiye kadar tanık olduğum tüm felaketlerin toplamından daha kötü."
Dünya bu aşağılık tehakümü daha ne kadar görmezden gelebilir?
Yeni Parti Yeni Türkiye'de bir iktidar alternatifi değildir. Böyle bir aldanma içinde olmamak gerekiyor.
AKP, her türlü suçlamayla, kendisi dikalasını yapsa bile, Yeni Parti'nin üzerine gelebilir. Hırsızlığı, yolsuzluğu geçtik; YP'nin tarikatlarla ilişkilerini bile gündeme getirip oradan da sıkıştırabilir. Görüyoruz.
Bunlar AKP için de geçerli değil mi? Elbette, yüzde yüz. Yeni partililerin bir suçu varsa AKP'nin on suçu var mıdır? Doğrudur, vardır.
Ama bunların bir anlamı var mıdır? Ya da bu gerçeği kahvehane sohbetinden ileriye götürecek olan nedir?
An itibarıyla yeni bir iktidar odağı oluşturulmadığı sürece ana muhalefetin Türkiye'de yürüyen sürece, yani Yeni Türkiye'ye muhalefet etmediğini açıkça görmek gerekiyor.
Tam aksine, bir doğrultu ortaklığına sahipler ve o doğrultuda da bugün için "icracı"nın AKP olması gerektiği konusunda kesin olarak karar kılınmıştır.
Kimler karar kıldı AKP'de?
Yeni-Osmanlıcı doğrultuyu çizenler bunu uygulayacak hükümete de karar verirler.
Sermaye sınıfımız, çok uluslu tekellerle birlikte aldı bu kararı. ABD hamiliğinde Yeni Osmanlı için iktidara/icracılara karar verdiler.
Peki her şeye bunlar mı karar verir?
Ne zamana kadar bu böyle sürer?
AKP Türkiyesi'ne siyaset alanında kuvvetli bir biçimde ve esastan karşı çıkılıncaya kadar bu böyle sürer.
Dolayısıyla sanmayın ki mesele, yalnızca çerçeve yasaya "hayır" demiş olmak meselesidir. O zaman saflar yerli yerine oturmaz.
Mesele; bu genel doğrultuya devrimci, cumhuriyetçi, yurtsever bir direnç oluşturmak, karşı devrimi püskürtmek ve yeniden Cumhuriyet Devrimi için mücadele etmek meselesidir. O mücadelenin de bir dizi koşulları olmak zorundadır.
Şimdilik dengeler AKP'den yana ve mevcut düzenin hâkim güçleri AKP'de karar kıldığı sürece AKP'nin her türlü operasyonu yapma yeteneği sürer.
Yeni Parti bu hâkim güçlere karşıt siyaset yapmadığı ve asla yapmayacağı için, gerçekte alternatif bir politikayı temsil etmez.
Alternatif politika yoksa iktidara alternatif de yoktur.
Üstelik Yeni Parti, aslında bir parti hüviyeti bile kazanmadığı ve önemli hiçbir konuda karar dahi alamadığı için kendini de savunamaz.
Çünkü kişiler savunulamaz; savunulacak bir tarafları da olmayabilir...
Esastan politika yapmak; "Biz haksızlığa uğruyoruz ama yine de doğru bulduğumuzda iktidara destek verecek kadar yüce gönüllüyüz" olamaz. Bunu nasıl büyük strateji diye pazarlamaya kalktılar ve gerçekten ikna olan oldu mu, bilmiyorum...
Gerçekte AKP anayasası için masaya oturmuş olmak bir kenara, sabah akşam "hukuk yok" deyip her kritik dönemeçte olmayan hukukun parçası haline gelmenin izah edilebilir tarafı yok.
Velhasıl, alarm veriyor siyaset.
Cumhuriyetçilerin, yurtseverlerin, AKP'ye itiraz eden geniş kesimlerin bir kez daha hayal kırıklığına uğramaları ve sinmeleri büyük bir facia olur.
Bütün acı sözler bu faciayı önleyebilmek için...
Onun için de gerçek bir iktidar alternatifi; bütün bu kirli ilişkiler ağının dışında kalacak.
Hesabını veremeyeceği hiçbir şey olmayacak; temiz, dürüst ve güvenilir olacak.
Arkasına dönüp bakmayacak, daima ileriye yürüyecek bir iktidar hareketi.
Toplumsal enerji ancak böyle bir iktidar hareketi içindeyken heba olmaz, hedefe ulaşır.
Ve ancak böyle bir hareket, bu aşağılık düzen karşısında cüretkâr olabilir.
Yüzmeye bile yasak olan hattın koruma vasfını kaldırıp beton döküyorlar. Güllük Körfezi geri dönülemez şekilde yok ediliyor. Bu maden dökü limanı bölgedeki yıkım iştahını çok daha fazla arttıracak.