“Kitap okumanın ne faydası var?” diyenlere…
Bir gün hocama şöyle dedim:
“Bir kitap okudum ama okuduklarımın çoğu aklımda kalmadı.”
Hocam bana bir meyve uzattı ve gülümseyerek:
“Bunu çiğneyip ye.” dedi.
Yedikten sonra sordu:
“Şimdi büyüdün mü?”
“Hayır.” dedim.
Bunun üzerine şöyle dedi:
“Belki büyüdüğünü hissetmiyorsun ama o meyve şimdi vücuduna dağıldı. Et oldu, kemik oldu, kan oldu, sinir oldu, deri oldu, hücre oldu… Seni fark ettirmeden besledi ve güçlendirdi.”
Sonra ekledi:
“Kitaplar da böyledir.”
Okuduğun her satır zihnine sessizce işler.
* Bir kısmı kelime dağarcığını zenginleştirir.
* Bir kısmı bilgi ve kültürünü artırır.
* Bir kısmı ahlakını güzelleştirir.
* Bir kısmı konuşmana ve yazına incelik katar.
* Bir kısmı hayata farklı pencerelerden bakmanı sağlar.
* Bir kısmı sevgini, merhametini ve empati duygunu büyütür.
* Bir kısmı özgüvenini artırır.
* Bir kısmı düşünmeyi, sorgulamayı ve doğru karar vermeyi öğretir.
Belki bunların hiçbirini o anda fark etmezsin. Ama her kitap, seni fark ettirmeden biraz daha olgunlaştırır, biraz daha zenginleştirir.
Kitap okumak bir şeye yaramaz; çünkü kitap okumak tek bir şeye değil, sayısız şeye yarar. O kadar çok faydası vardır ki, hepsini tek tek saymak mümkün değildir.
📚📚📚📚📚📚📚📚📚📚📚📚
“İyi dostlar, iyi kitaplar ve huzurlu bir vicdan… İşte ideal hayat.”
— Mark Twain
Sevgili Türk Gençleri,
Biliniz ki;
Cumhuriyetimizin kurucusu, Türk Devleti’nin bağımsızlığının ve Türk milletinin egemenliğinin kurtarıcısı Gazi Mareşal Mustafa Kemal Atatürk’ü anmaktan ve saygıyla yâd etmekten imtina eden bir zihniyetin, Türk milletine de Türk devletine de sağlayabileceği zerre kadar fayda yoktur.
Türk milletinin egemenliği ve devletimizin bağımsızlığı tehdit altına girdiğinde ise böyle bir zihniyetin ne adı anılır ne de herhangi bir kıymet-i harbiyesi kalır.
Fatih Sultan Mehmed’i, Yavuz Sultan Selim’i ve II. Abdülhamid’i Gazi Mareşal Mustafa Kemal Atatürk’ün karşısına dikmeye çalışan anlayış; Türk tarihini birbirine rakip kamplara ayıran, ortak hafızamızı parçalamaya çalışan köksüz bir aidiyet anlayışıdır.
Bu yaklaşım; tarihimize, medeniyetimize, egemenliğimize ve devlet geleneğimize zarar veren, toplumsal ayrışmayı körükleyerek emperyalist ve siyonist güçlerin dış müdahale arayışlarına hizmet eden provokatif bir bilinç hâlidir.
Biz bu hezeyanları daha önce de gördük.
Sözde “Türkçe Olimpiyatları”nın şaşaalı törenlerinde Türkçeyi ve gençliği vitrine çıkaranların, arka planda Cumhuriyet’e ve Atatürk’e karşı nasıl bir husumet biriktirdiklerini sizler belki hatırlamazsınız. Ancak bizler, türlü iftiralarla ve çarpıtılmış tarih anlatılarıyla yıllarca üretilen o rezillikleri çok iyi hatırlıyoruz.
Aziz Türk milleti, o karanlık dönemin iktisadi, siyasi ve güvenlik alanlarındaki ağır bedellerini ödedi.
Asla unutmuyoruz. Unutmayacağız.
Sevgili Türk Gençleri,
Atatürk’ün şahsında simgeleşen kadim devletimizin bağımsızlığını, vatanın bölünmez bütünlüğünü ve Cumhuriyet’in kurucu normlarını görmezden gelen her yaklaşım; sizlerin ve sizlerden sonra gelecek henüz doğmamış nesillerimizin egemenlik haklarına, bilerek veya bilmeyerek yapılmış yıkıcı bir müdahaleden başka bir şey değildir.
Çünkü bu tavır, genç nesillerin tarih ve devlet tasavvurunda onarılması güç kırılmalar meydana getirmektedir.
Bu müdahalelere açık olmamak için yapmanız gereken; her fırsatta tarihimizi okumak, öğrenmek ve hiçbir grubun, yapının ya da nüfuz simsarının manipülasyonuna teslim olmadan hakikati doğrudan kaynaklarından kavramaktır.
Elbette fikirleri asırların ötesine ulaşmış Atatürk gibi büyük bir liderin, tarih yapraklarında zerre kadar iz bırakmayacak yapıların anmasına ihtiyacı yoktur.
Ancak kamuoyunda önemli bir etkiye sahip olan, yıllar içinde büyüyen ve binlerce gencimizin sosyal ve kültürel faaliyetlerini organize eden bir teşkilatın Atatürk’ü sistematik biçimde görünmez kılan yaklaşımı da hafife alınabilecek bir tavır değildir.
Sevgili Gençler,
Bir kez daha hatırlatmak isterim ki Türkiye Cumhuriyeti; tarihini birbirine düşman kahramanlar üzerinden değil, Fatih Sultan Mehmed’i de, Yavuz Sultan Selim’i de, II. Abdülhamid’i de, Gazi Mareşal Mustafa Kemal Atatürk’ü de yaşadıkları çağın şartları içinde değerlendirerek güçlenir.
Devletimize ve milletimize yaptıkları katkıları ortak millî hafızamızın ayrılmaz bir parçası olarak sahiplenmek, tarih karşısındaki sorumluluğumuzdur.
Onların yaşadıkları tecrübeler, yalnızca geçmişe ait değildir. Bu tecrübeler, gelecekte sizlerin omuzlayacağı toplumsal ve millî mücadelelerde de yol gösterici olacaktır.
Büyük millet olmak; tarihimizin büyük şahsiyetlerini birbirine karşı konumlandırmaya cüret etmek değil, onları ortak devlet ve medeniyet mirasımızın birbirini tamamlayan halkaları olarak görebilecek erdeme ve bilgeliğe sahip olmaktır.
Cumhuriyetimizin kurucu değerlerini ve millî egemenlik ilkesini gölgeleyen buna benzer her tutumun karşısında durmak ise tarihimize, milletimize ve devletimize karşı hepimizin üstlenmekten imtina etmeyeceği müşterek sorumluluğudur.
Ne mutlu Türk’üm diyene!🇹🇷
Avusturya asıllı olduğu bilinen ve hakkında yahudi kökenli olduğuna dair iddiaların bulunduğu Hitler’i finansal ve organizasyonel olarak destekleyerek Almanya’da iktidara getiren,toplumsal bir histeri geliştirerek Dünya’nın çektiği en büyük acıyı,2.Dünya Savaşını yaşatanlar yine Yahudi kökenli güç sahipleri idi. Asıl amaçları sıradan Avrupa Yahudilerine korku salarak Ortadoğuda satın almak yoluyla büyük bir kısmını ele geçirmiş oldukları Filistin topraklarında kurmayı planladıkları yapay bir devletin topraklarına Yahudi göçünü teşvik etmek idi,savaştan kaçıp Filistine yerleşen Avrupalı yahudiler 1948 de İsrail Devletini cebren ilan etti.Plana sadık kalanların ülküsü kendilerini görevli saydıkları İsrail bayrağındaki iki mavi çizginin yani Fırat ile Dicle arasındaki Vaad Edilmiş !Topraklarda kuracak oldukları Büyük İsrail Devletinin çekirdeğini oluşturmaktı.
Şimdi aynen 3 yıl önceki #sALGIn simülasyonunu zihinlere kazımak için kullandıkları gibi ellerindeki zihinsel kontrol amaçlı devasa algı değiştirme aparatları olan global medya,sosyal medya,elemanları yoluyla yine mağdur Yahudiler ve haklı İsrail Devleti yaratmayı başarıyorlar.
Bu arada tıpkı 1939-1945 arasında olduğu gibi İsrail dışındaki paralı elit Yahudiler bölgedeki sıradan yahudileri kendi mistik,teolojik ve siyasi idealleri için savaşın içinde gözden çıkarmışlar gibi görünüyor.
Bu arada hatırlatmalıyım ki 2.Dünya Savaşında Avrupada katledilenlerin önemli bir kısmı Yahudi Hazar Türkleri idi.
Tarih boyunca asıl tehdit olarak gördükleri Türklere çok da sevgi beslemeyen her iki tarafa da eşit mesafede durmamız devlet aklının gereğidir.
Ve her zaman olduğu gibi olağan şüpheli olay yerine ilk gelendir sözünü doğrularcasına ABD ye ait uçak gemisi önderliğindeki büyük bir deniz gücü Akdenizde Filistin açıklarında…
Türk 🇹🇷 dikkatli ol.