Zafer Partisi Gebze İlçe Başkanlığı Resmi Hesabı. IBAN: TR65 0001 0001 6498 1325 7950 01 Hesap Sahibi: ZAFER PARTİSİ GEBZE İLÇE BAŞKANLIĞI bağış yazınız
1924 Anayasası’nı reddedenlere karşı, 'Milli ve Üniter Devlet' yapımızı hedef alanlara karşı, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’ndan Türklüğü çıkartmaya çalışanlara karşı mücadelemizi sürdüreceğiz #ÖzdağDemişti
Aziz Türk Milleti;
10 Kasım 1938, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ve milli kahramanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün aramızdan ayrıldığı gün. Her yıl, onu kaybetmenin hüznünü aynı derinlikte hissediyor, bu büyük önderin bıraktığı mirasa olan bağlılığımızı bir kez daha haykırıyoruz.
Mustafa Kemal Atatürk, sadece bir lider değil, Türk milletinin yeniden doğuşunu, bağımsızlık ve özgürlük mücadelesini temsil eden bir simgedir. Emperyalizmin en ağır pençeleri altında ezilen bir milletin onurlu bir direnişle ayağa kalkmasını sağlayan, yokluklar içinden bir devlet kuran liderdir. O, milletine inanmış, vatanının toprağını kutsal bilmiş ve her daim geleceği aydınlatacak fikirlerle donanmış bir dehadır. Türkiye'yi çağdaş medeniyetler seviyesine taşıma ideali, Zafer Partisi meşalesini taşıyan asil Türk Milleti'nin bugün de rehberi olmaya devam etmektedir.
Atatürk’ün emaneti olan Cumhuriyet, onun bize bıraktığı en büyük mirastır. Onun gençlere olan güveni, kadınlara verdiği değer, eğitime, sanata, bilime duyduğu derin saygı; Cumhuriyetimizin temel taşlarını oluşturan değerlerdir. "En büyük eserim" dediği Cumhuriyeti koruma ve yüceltme görevi, bugün her bir Türk gencinin omuzlarında onurlu bir bayrak olarak dalgalanmaktadır.
10 Kasım, yalnızca bir yas günü değil, aynı zamanda Atatürk’ün ilkelerine bağlılık ve onun gösterdiği yolda yürüme kararlılığımızı yenilediğimiz bir gündür. Atatürk’ü anmak, onun fikirlerini yaşatmak demektir; milletçe el birliğiyle aydınlık bir geleceğe yürüme iradesini yeniden hatırlamaktır.
Ata’mızın anısı önünde saygıyla eğiliyor, her 10 Kasım’da onu daha derin bir sevgi ve minnetle anıyoruz. O, yalnızca Türkiye’nin değil, tüm insanlığın gönlünde yer etmiş bir lider olarak ebediyen yaşayacak. Sen rahat uyu Atam, bizler Türk gençliği olarak izindeyiz; ülkemizi, senin bize gösterdiğin o büyük ufuklara taşımak için tüm gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.
Aziz Türk Milleti;
Cumhuriyet Bayramı’mız kutlu olsun! Bugün, Türk milletinin bağrından çıkan azim, cesaret ve özgürlük aşkıyla tarihe vurduğu mühürdür. 29 Ekim, yalnızca bir tarih değil; özgürlüğün, egemenliğin, ve kendi kaderini tayin etme iradesinin ilanıdır! Her türlü baskıya, zulme ve esarete karşı, milletin iradesiyle yükselen bir bayrak olan Cumhuriyet, Türk milletinin sarsılmaz gücünün, tükenmez cesaretinin bir simgesidir.
Atatürk ve kahraman silah arkadaşlarının omuzlarında yükselen bu cumhuriyet, Türk milletinin toprağına, bayrağına ve değerlerine olan sadakatinin timsalidir. Bugün, Cumhuriyetimizin 101. yılına doğru adım adım ilerlerken, onu koruyacak, yaşatacak ve daha yükseklere taşıyacak güce ve iradeye sahip olduğumuzu bir kez daha haykırıyoruz! Her bir karış toprakta, her dalgalanan bayrakta, atalarımızın kanı ve canı vardır. Bu topraklarda bizlere miras kalan Cumhuriyet’e sahip çıkmak, onu ileriye taşımak boynumuzun borcudur.
Ey Türk milleti! Bil ki Cumhuriyet, senin en değerli hazinendir. Bağrında yaşayan bu değerli emanete sahip çık; çünkü bu Cumhuriyet senin, senin evlatlarının, ve daha doğmamış nesillerin özgürlük ve bağımsızlık bayrağıdır. Kutlu olsun! Yaşasın Cumhuriyet, yaşasın büyük ve üstün Türk milleti!
Gebze’deki köpek katliamı, toplumda büyük bir tepki yarattı. Zafer Partisi Gençlik Kolları olarak, hayvan haklarına yönelik bu vahşeti kınıyoruz. Hayvanların yaşam hakkına saygı gösterilmesi gerektiğini savunuyoruz.
Bu olay, yasaların güçlendirilmesi ve toplumsal duyarlılığın artırılması için bir uyarı niteliğindedir. Tüm hayvanseverleri dayanışmaya ve bu tür olaylara karşı seslerini yükseltmeye davet ediyoruz. Adaletin sağlanması için birlikte hareket etmeliyiz.
Gebze Zafer Partisi Gençlik Kolları Başkanı İpek Katipoğulları
Aziz Türk Milleti;
Zafer Partisi olarak Cumhuriyet'in kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ten devraldığımız Cumhuriyet'in sönmez meşalesini. "Bilim, Birlik, Barış" sloganımız ile ülkemizi ve milletimizi aydınlık bir geleceğe ve ileriye taşımak görevimizdir.
Aziz Türk Milleti;
Kocaeli'nde gerçekleştirilen 2. Olağan İl kongresine katılan Genel Başkanımız Sn. Prof. Dr. Ümit Özdağ, değerli vatanımızın ve milletimizin sorunlarını dile getirmiş, Ottowa Antlaşması neticesinde Ülke Sınırlarının kasıtlı olarak savunmasız bırakıldığını dile getirmiştir.
Ottawa Antlaşması, 1 Mart 1999 tarihinde yürürlüğe giren, Dünyada büyüyen mayın sorununa karşı; anti-personel mayınlarının kullanılması, stoklanması, üretilmesi ve transferinin yasaklanması ve imhasına dair sözleşme.
Ülkemiz nezdinde bu antlaşma 12 Mart 2003 tarihinde TBMM'de kabul edilerek sınırlarımız savunmasız ve korunmasız bırakılmıştır.
Zafer Partisi Anadolu’nun kalesidir.
Bizler tarihimizden ve milletimizden aldığımız güç ile, kadim Türk Milleti'nin
ileriye fırlayan neferleriyiz.
Bugün olduğu gibi gelecekte'de vatanımızın ve milletimizin egemenliğini savunan ve koruyan neferler olarak milletimize söz veriyoruz.
● Zafer Partisi iktidarı'nda milletimizin güveni ve huzuru için Anadolu Kalesi projemiz neticesinde Ottawa Antlaşmasından çekilerek sınırlarımızı tekrar korunaklı hale getirecek ve insanlarımızın huzur ve güven içinde yaşamasını sağlayacağımıza.
● Ekonomi ve İktisat alanlarında, Köy Enstitülerini tekrar faaliyete geçirerek endüstriyel tarıma dayalı planlı bir kalkınma projesi içerisinde, Türk çiftçisi'nin yıllardır devam etmekte olan sorunlarına etkili çözümler getireceğimize.
● Ve 23 yıldır süre gelen; insanlarımızı zehirleyen, ayrıştıran, bölen nefret ve kin söylemlerinden uzak toplumun her kesimine eşit hak ve özgürlükler içerisinde huzurlu, egemen nesiller ile milletimize ve vatanımıza aydınlık bir gelecek kuracağımıza söz veriyoruz.
Aziz Türk Milleti,
Türk Milleti köklü tarihinin hiçbir döneminde bu kadar aşağılamaya, bu kadar küçük düşürülmeye ve bu kadar değersizleştirilmeye maruz bırakılmadı.
Sevr Antlaşması, Osmanlı tarihinin yıkım fermanı olarak da bilinen bir antlaşmadır. 10 Ağustos 1920'de Anadolu’daki Türk Milleti'nin varlığını istemeyen eli silahlı işgal kuvvetleri açıkça Anadolu toprakların'daki Türk Milleti'nin siyasal varlığını bitirmek için orduları'nın ardından bu anlaşmayı beraberlerinde getirerek kabul ettirmeye zorlamıştır.
Asil Türk Milleti, o karanlık günlerin üstesinden, üstün gayreti ve sarsılmaz inancıyla galip gelmiştir.
Ancak günümüzde milletimiz farklı bir tür işgalin ve karanlığın içinde yaşatılmaktadır.
Bu işgal, silahların ve orduların aksine etnik göçler aracılığıyla yapılmaktadır.
Bu kontrolsüz göç mühendisliği;
15 Mart 2011 tarihinde başlayan Suriye iç savaşını takiben başlayan bu süreç, 15 Ağustos 2021 "Taliban" ismiyle bilinen radikal islamcı terör örgütünün Afganistan'daki yönetimi ele geçirmesi neticesinde yüzbinlerce Afgan vatandaşının ülkemize gelmesi ile devam etmektedir.
İç savaş yaşamış, paralı askerlerin, terörist grupların, ajanların ya da bir takım radikal örgütlerin yönetimi ele geçirdiği bahsi konu ülkelerden bu derece kontrolsüzce insanların ülkemize girmesine müsade etmenin intihar etmekten farksız olduğu konusunda hemfikiriz.
Gün geçmiyor ki zorla ya da bir planın parçası, askerleri olarak ülkemize itilen bu insanların milletimiz nezdinde yarattığı mağduriyetler ile karşılaşmayalım.
Diyarbakır'da 21 Ağustos'ta kaybolan ve 19 gün sonra cansız bedeni bulunan 8 yaşındaki Narin Güran kardeşimizin acısı çok tazeyken bu defa Konya'dan gelen bir acı haberle bir kez daha sarsıldık.
Konya'da yaklaşık 5 aydır kayıp olarak aranan Çiğdem E.’nin iddiaya göre Afganistan uyruklu 4 kişi tarafından tecavüz edildikten sonra bıçaklanarak öldürülüp bir evin bahçesine gömüldüğü ortaya çıktı. Zanlıların, sorgularında cinayeti itiraf ettikleri öğrenildi. Valilikten yapılan açıklamada ise maktülün 11 ayrı suç kaydının olduğu ve uyuşturucu kullandığının tespit edildiği bildirildi.
Hükumet yetkililerine sesleniyoruz;
Yanlış politikalar ve plansız hareketleriniz sonucunda daha kaç insanımızın hayatını kaybetmesi gerekiyor?
11 suç kaydı olan yabancı uyruklu bir şahıs şehirlerimizin sokaklarında nasıl gezebiliyor?
Şunu unutmayın Milletimiz bir Kurtuluş Mücadelesi atlattı eğer gerekirse bir kurtuluş mücadelesi daha verebilir, ancak bugün değerli ülkemizin üzerinde ki karanlık ellerin temsilcileri olan sizler işlediğiniz suçların ve sebep olduğunuz mağduriyetlerin hesabını vereceksiniz.
Tarihin sayfalarında sizler vatan hainleri olarak hatırlanacaksınız.
Bilge Kağan'ın 1288 yıl önce dile getirdiği asil sözleriyle 5. Dünya Göçebe oyunları Kazakistan Astana'da açılış yaptı:
"Türk Milleti'nin adı sanı yok olmasın diye gece uyumadım, gündüz oturmadım.
Aç milleti doyurdum, çıplak milleti giydirdim.
Fakir milleti zengin kıldım, az milleti çok kıldım."
“Tarikatlar Ve Cemaatler, Haçlıların Anadolu’da Kurdukları İleri Karakollardır."
-Fevzi Çakmak
2. TSK Genelkurmay Başkanı, Cumhurbaşkanı
Aziz Türk milleti, bu paylaşımın içerisinde değerli vatanımızın gerçek düşmanlarını göreceksiniz.
Kıymetli dinimiz İslamiyet'i kullanarak; kirli dilleri, kirli elleri, kirli zihinleri ile kutsal saydığımız bütün değerlerimizi alenen kirleten, zarar veren ve hatta insanlarımızın ahlakını, toplum bilincini ve kültürümüzün güzelliğini yok etmeye çalışan bu insanların, değerli vatanımızın ve toplumumuzun sosyolojik yapısını zarar vermeyi kendine amaç edinmiş bir takım kötü niyetli kimseler tarafından değerli ülkemize yönlendirildiğine gayet eminiz.
Milletimiz bilmelidir ki; Ülkemizin genelinde bir salgın gibi yayılan ve kendini din insanı hatta daha ileri giderek Hz. Peygamber efendimizin torunu olarak tanıtan bu soytarılar değerli vatanımızın gerçek düşmanlarıdırlar.
İslamiyet dinimizin Kutsal Kitabı Kuran'ı Kerim'e "Kuran müslümanlığı zındıklıktır." Diyerek hakaret etmekten geri durmayacak kadar, büyük bir hayâsızlık, arsızlık ve kötü niyetler içerisinde olan, insanlarımızı zehirleyen bu tarikatlar süratle kapatılmalıdır.
Zafer Partisi iktidarı'nda üzerinde duracağımız hususlardan en önemlisi; Köy Enstitülerini tekrar açmak ve köklü bir eğitim reformu ile birlikte.
Nesillerimizi, ahlak ve bilim temelli eğitim esas alınarak, toplumumuzu tabiri caizse örümcek ağı gibi saran bu kokuşmuş cahiliyet sarmalından insanlarımızı kurtarmaktır.
Aziz Türk Milleti;
Bir ülke düşünün ki çocuklarını koruyamayan, çocukları öldürülen ve çocukları kaçırılan ve en kötüsü hayallerinden koparılan çocuklarımız.
Ve bu istatistiğin giderek "Kötü"leştiğini izliyoruz: kaçırılan, istismar edildikten sonra öldürülen, işkenceyle hayatları karartılan çocukların ülkesi Türkiye.
TÜİK verilerine göre, Türkiye'de son 9 yılda kaybolan çocuk sayısı toplam 104 bin 531'dir. TÜİK, 2014'te 17 bin çocuğun kaybolduğunu bu rakamın ise son 9 yıl içindeki en yüksek rakam olduğunu bildirdi. Yılda ortalama 10 bin, günde ise 32 çocuk kaybolmaktadır.
Cumhuriyet tarihinde toplumsal ve sosyal bozulmanın, çürümenin hat safhada hissedildiği bu günlerde her güne acı bir haberle uyanmanın yorgunluğunu hissediyoruz.
İnsanlarımızı ve özellikle çocuklarımızı korumak ile sorumlu olan hükumet ve ilgili kurumları'nın görevlerini yapmaması ve hatta bizzat suçlara ortak olması neticesinde bir evladımız daha canice işlenen bir cinayete kurban gitmiştir.
Diyarbakır'da kaybolduktan 19 gün sonra cansız bedeni bulunan 8 yaşındaki Narin Güran'ın ölümüne ilişkin soruşturmanın devam ettiği bu günlerde, Zafer Partisi Gebze İlçe Teşkilatı olarak duyduğumuz üzüntüyü sizlerle paylaşmak istiyoruz.
Ne yazık ki toplumumuzun belirli bölgelerinde Cumhuriyet öncesi cahilzihniyet ürünü gelenekler devam etmektedir. İnsanlarımızı eğitmedikçe, bilgili, kültürlü, eğitim seviyesi yüksek nesiller yetiştirmedikçe ne yazık ki milletimizi derinden bu yaralayan olaylar yaşanmaya devam edecektir.
Sosyal bozulmanın önüne geçebilmek için nihai çözümün; Eğitim sistemi'nin, kültürel dogmalardan uzak tamamen bilime odaklı bir müfredatın derhal uygulanmasının gerekli olduğuna inanıyoruz, yeni bir anayasa değişikliği olacağının konuşulduğu bu günlerde hükumet yetkililerinden bu konuya hassasiyet göstermelerini talep ediyoruz.