Her daim sayın cumhurbaşkanımızın yanında,davasına ve liderine sonuna kadar sahip çıkan dava adamı sayın büyükelçi ve özel kalem müdürümüz @hasandogan ağabey siz var olun. Allah yar ve yardımcınız olsun. 🤲🤲🤲
Her daim sayın cumhurbaşkanımızın yanında,davasına ve liderine sonuna kadar sahip çıkan dava adamı sayın büyükelçi ve özel kalem müdürümüz @hasandogan ağabey siz var olun. Allah yar ve yardımcınız olsun. 🤲🤲🤲
Dokuz yıl önce, toprağın bereketini, suyun kıymetini ve tabiatın dengesini koruma niyetiyle bir adım attık.
2017’de başlayan Sıfır Atık yolculuğumuz, bugün sınırlarımızı aşan güçlü bir çevre seferberliğine dönüştü.
Bir fikirle başlayan bu değişim; evlerden okullara, şehirlerden uluslararası platformlara yayıldı. Dünyanın dört bir yanında yankılanan ortak bir sorumluluğun sesi oldu.
Çünkü Sıfır Atık, yalnızca neyi attığımızla değil, neyin kıymetini bildiğimizle ilgilidir. Hayatın her alanına dokunan bir anlayıştır.
Türkiye’nin öncülüğünde 2022’de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından kabul edilen Sıfır Atık Kararı ise bu yolculuğun küresel dönüm noktasıdır.
30 Mart’ın Uluslararası Sıfır Atık Günü ilanı ve Başkanlığını yürüttüğüm BM Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Danışma Kurulu’nun kurulmasıyla, ülkemizin tecrübesi farklı coğrafyalara taşındı.
Şimdi bu dokuz yıllık birikim, Türkiye’nin ev sahipliğindeki COP31’e uzanıyor. Böylelikle Sıfır Atık yaklaşımının iklim eyleminin güçlü araçlarından biri olarak benimseneceğine yürekten inanıyorum.
Daha temiz bir dünya kadar, tabiata hürmet eden bir yaşam kültürünü de gelecek nesillere bırakabilmek en büyük temennimiz.
Bu inancı paylaşan, emeğiyle çoğaltan herkese gönülden teşekkür ediyor; Sıfır Atık Hareketi’nin 9’uncu yılını en içten dileklerimle kutluyorum. 🌎🌿#SıfırdanCOP31e
AK Parti’miz her zaman “doğru”ların yanında “yanlış”ların karşısındadır.
AK Parti’mizin “kuruluş felsefesi” ve “varlık sebebi” budur.
Fon krizi olarak adlandırılan gündemin her bir maddesi ve detayı, Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımızın talimatıyla ilk andan itibaren partideki yetkili kurumlarımız tarafından titizlikle takip edilmekte ve değerlendirilmektedir.
Bu değerlendirmeleri yaparken temel ilkemiz, Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımızın “sorumluluğu olan kim varsa hesap sorulacaktır” ifadesidir.
Bu ilke çerçevesinde, her türlü yanlış, yolsuzluk, istismar ve usulsüzlükle mücadele “tavizsiz” verilecektir.
Fon krizi olarak adlandırılan bu süreçten olumsuz etkilenen vatandaşlarımızın hak ve hukuku titizlikle ele alınacaktır.
Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla, Adalet Bakanlığımız ile Hazine ve Maliye Bakanlığımız başta olmak üzere tüm kurumlarımızın tam bir koordinasyon içinde kapsamlı çalışmaları, olayların tüm boyutlarını açığa çıkaracak, karanlıkta hiçbir şey kalmayacak ve gereği yapılacaktır.
Ortada bir iddia varsa araştırılacaktır. Tüm usulsüzlükler ortaya çıkarılacaktır. Yanlış yapanlar, hukuk önünde hesabını verecektir.
Finansal sistemimize ve Türkiye ekonomisine yönelik sistemik bir risk yoktur. Temellerimiz sağlamdır.
Sermaye piyasalarının sınırlı bir bölümünde, belli sayıda fonda ortaya çıkan bir sorundur. Bu sorunun üzerine gidilirken, Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği gibi, “benzer bir problemin yaşanmaması için hukuki ve idari düzenlemeler dahil hangi tedbirlere ihtiyaç duyuluyorsa bunların da hayata geçirilmesini sağlayacak” çalışmaları kapsamlı bir şekilde yapıyoruz.
Tüm denetim kurumları görevinin başındadır. Şeffaflık, denetim ve hesap verilebilirlik ilkelerini koruyacak ve güçlendireceğiz. Milletimizin her alandaki emanetine sahip çıkma irademiz tamdır. Milletimizin emanetine sahip çıkarken hiçbir taviz, istisna ve kararsızlık söz konusu olamaz.
AK Parti’mizde “siyasetimizin alfabesi” her türlü yanlışla sonuna kadar mücadele etmektir.
@samiltayyar27 Kesinlikle size katılıyorum biz yıllar önce bunları ifade edince bizlere demediklerini bırakmadılar bugün ne kadar haklı olduğumuz ortaya çıktı
Sayın cumhurbaşkanımızdan ricamızdır her kim varsa bedelini ödetmesidir. Biz reylerimizi bundan sebep sayın @RTErdogan a verdik. Hiçbir zaman yalnız bırakmadık.ölümüne yanında olduk,ama eğer sizinle ilgili iddialar doğruysa sonuna kadar gidilsin.
Son günlerde meydana gelen ve kamuoyunu meşgul eden bir meseleyle ilgili olarak bugün şahsım hakkında birtakım iddia ve değerlendirmeler gündeme getirilmiştir.
Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz günlerde söz konusu meseleye ilişkin ortaya koyduğu açık ve kararlı iradeyle, kim olursa olsun iddiaların tüm yönleriyle araştırılması ve sürecin titizlikle yürütülmesi gerektiğini ifade etmiştir.
Ben de bu yaklaşımın gereği olarak, ortaya atılan iddiaların hiçbir tereddüde mahal bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturulmasını ve yürütülecek sürecin sağlıklı ve selamet içerisinde tamamlanmasını son derece önemsiyorum.
Siyasette taşıdığımız sorumluluğun yalnızca hukuki sorumlulukla sınırlı olmadığına inanıyorum. Milletimize karşı üstlendiğimiz görev, gerektiğinde siyasi ve vicdani sorumluluk almayı da gerektirir.
Bu nedenle, şahsımla ilgili iddiaların açıklığa kavuşturulacağı bir süreçte bulunduğum makamın herhangi bir tartışmaya konu edilmemesi; yürütülecek inceleme ve soruşturmanın hiçbir gölge altında kalmadan, bağımsız ve sağlıklı bir şekilde sürdürülebilmesi adına siyasi sorumluluk almayı gerekli görüyorum.
Bu anlayışla, sürecin selameti ve iddiaların tüm yönleriyle açıklığa kavuşturulabilmesi amacıyla yürütmekte olduğum tüm görevlerimden affımı Sayın Genel Başkanımızdan istedim.
Kamuoyuna saygıyla arz ederim.
Küresel ekonominin şoklarla boğuştuğu bu dönemde Türkiye’yi büyüme ve istikrar rotasında tutmayı başardık.
Ekonomi politikamızın 4 sütununu, yani üretim, yatırım, istihdam ve ihracatı artırmak için gerektiğinde şartları zorlayarak her türlü adımı attık.
Çevremizi saran istikrarsızlığa rağmen iş dünyamızın geleceğe güvenle bakabileceği bir iklimi oluşturmak için ne gerekiyorsa yaptık ve yapıyoruz.
Geçtiğimiz yıl Türkiye ekonomisini %3,7 oranında büyüterek 16 yıllık kesintisiz büyüme performansımızı sürdürdük.
Şu anda dünyanın 16’ncı, Avrupa’nın ise 6’ncı en büyük ekonomisiyiz.
2002’de 36 milyar dolar seviyesinde olan ihracatımız, 2025’te 273,2 milyar dolara yükseldi.
Bu yılın Ağustos ayında yıllıklandırılmış mal ihracatımızı 280 milyar doların üzerine taşıdık.
2002’de ihracat yapan firmalarımızın sayısı yalnızca 33 binken 2025 yılında tam 168 bin firmamız ihracat gerçekleştirdi.
Savunma ve havacılık ihracatımız ise Ocak-Ağustos 2026 döneminde geçen yıla kıyasla %16,2 artarak 6 milyar 300 milyon dolar oldu.
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, insanlık ittifakının temsilcisi olarak savaş suçlularına hak ettikleri cevabı vermiştir.
Diplomatik heyetlerin salonu terk ederek sergiledikleri ilkeli tavır, soykırım şebekesinin yüzüne âdeta bir tokat gibi inmiştir.