ben hayatimda benim kadar kendisiyle derdi bitmeyen bi insan tanimadim, ne yapsam yetmiyo asla salamiyorum kendimi, benim dusmana falan ihtiyacim yok bana ben yetiyorum
iki tane donemim var, biri duygusal olarak savunmasiz olup her seye ve herkese inanmak istedigim donem, digeri kalbimin yerinde tas varmis gibi her seye kendimi kapattigim donem, arasi yok
Bekar olmak, her önüne gelenle vakit geçirmek anlamına gelmez... hala, yalnızlığını doldurmak
için kimseyle birlikte olmayan, kalitesinden ve seçiciliğinden ödün vermeyen insanlar var.
Geçen gün yazar bir kadının söyleşisini dinledim diyor ki ‘Evlenirken yemek yapmayı bilmiyordum, öğrenmeye çalışıyordum. Bu duruma üzüldüğümü gören eşim bana dedi ki ben seninle karnım doysun diye değil, gönlüm doysun diye evlendim’ çok anlamlı…anlayışlı bir eş en büyük şanstır.
Koyduğumuz sınırlar duvar değil aslında birer kapıdır.İnsanları dışarıda bırakmaz tam tersi.Onlara içeriye hangi yolla girebileceklerini gösterir.Bu nedenle koyduğumuz sınırlar neticesinde içeriye girmekten vazgeçen birisi varsa içeri girmeye gönüllü değil işgalci olmaya hevesli.