Çünkü Türkiye’de artık sadece “Ne oldu?” sorusunu değil, “Neden şimdi oldu?” sorusunu da sormamız gerekiyor.
Asıl mesele tam olarak bu:
Zamanlama neden şimdi?
Türkiye’de siyasetin en bilinen yöntemlerinden biri şu değil mi?
Toplumun gündemini etkileyebilecek kritik bir gelişmenin hemen öncesinde, kamuoyunun dikkatini başka bir tartışmaya çekmek…
Hatta daha büyük bir ihtimali de göz ardı etmiyorum:
Birkaç gün sonra İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin AK Parti yönetimine geçmesi gibi bir gelişme yaşanırsa açıkçası buna şaşırmam.
Bu ülkede geçmişte olduğu gibi bazı yapılarla siyasi iktidar arasında kurulan ilişkiler nedeniyle bazı isimler veya çevreler korunuyor olabilir mi?
FETÖ konusunda yıllarca yaşananları düşününce bu soruyu sormak bile neden rahatsız edici olsun?
Ama zamanlama insanın aklına ister istemez şu soruyu getiriyor:
Acaba kamuoyunun dikkatini başka bir yere çekmek için mi bu dosya şimdi bu kadar öne çıkarılıyor?
Daha da önemlisi:
Neden 2017’de değil?
2018’de değil.
2019, 2020, 2021, 2022, 2023, 2024 veya 2025’te değil de şimdi?
Tam da Ekrem İmamoğlu hakkında 18 Ağustos’ta siyasi yasak kararı çıkabileceğine dair iddiaların konuşulduğu bir dönemde…
Ben burada kesin bir hüküm vermiyorum.
2016’da hayatını kaybeden Arif Ahmet Denizolgun’un ölümüyle ilgili yıllardır kamuoyunda bulunan şüpheler, ölüm raporuna ilişkin tartışmalar ve ailesinin yaptığı başvurular neden bugün bu kadar güçlü şekilde gündeme geliyor?
Şimdi Süleymancılar ve Alihan Kuriş operasyonunu konuşalım. Elbette konuşalım. Çünkü ortada ciddi iddialar ve cevaplanması gereken sorular var.
Ama benim asıl merak ettiğim başka bir şey:
Daha fazla doğum isteniyorsa önce daha güçlü doğum servisleri, daha fazla yatak kapasitesi, daha fazla sağlık personeli ve daha insani koşullar sağlanmalı. Çünkü sağlıklı bir gelecek, dünyaya gelen çocuklardan önce o çocukları dünyaya getiren annelere verilen değerle başlar.
Ülkede nüfus artışı çağrıları yapılıyor. Peki doğum yapmak isteyen kadınların karşılaştığı şartları gören var mı? Şu an bir devlet hastanesinin önündeyim ve gördüklerim gerçekten düşündürücü…
@saglikbakanligi@TC_istanbul@iletisim@ismgovtr
Bugün birçok insan çocuk sahibi olmaktan ekonomik sebepler kadar sağlık sistemiyle ilgili kaygılar nedeniyle de çekiniyor. Anne adaylarının doğum sürecinde yaşadığı stres, belirsizlik ve çaresizlik normalleşmemeli.—
Mahremiyet konusunu da konuşmamız gerekmiyor mu? Doğum, bir kadının hayatındaki en hassas ve en özel süreçlerden biri. Anne adaylarının kendilerini güvende, rahat ve değerli hissedebileceği koşulları oluşturmak lüks değil, temel bir ihtiyaçtır.
Sabahın erken saatlerinden beri sancı çeken hamile kadınlar bekliyor. Eve gitmek riskli deniliyor, kalmak istiyorlar ama yer yok. İnsanlar arada kalıyor.
Maddi imkânlar yetmeyince yönlendirme devlet hastanesine yapıldı. Ancak burada da başka bir sorun başladı: saatlerce bekleyiş, yetersiz yatak, yetersiz oda ve belirsizlik…
Yakınımız doğum için özel hastaneye gitti. Riskli denilerek başka bir şubeye yönlendirildi. Burada ise normal doğum ücretinin yaklaşık 3 katı ücret ve yüksek yoğun bakım masrafları söylendi.
İBB çalışanları soruyor: 30 Aralık’ta Yapı Kredi ile 82 bin TL’ye el sıkıştı.Banka aynı, hesaplar aynı. Peki, bu ödeme neden hâlâ hesaplara geçmedi? Binlerce çalışanın hakkı olan bu tutar için şeffaf bir takvim ve resmi açıklama bekliyoruz.@YapiKredi@nowhaber@ibb_calisan_der
Doğrudur aylık sizlere ve ceplerine dağıtılan para çalışana verilseydi bu gün insanlar promosyonun derdine düşmezdi bilgi amaçlı sordum İBB eski dönemde ne kadar maaş alıyor du şimdi ne kadar alıyor eski dönem dediğiniz zaman da neredeyse asgari ücretin 4 katı maaş alan çalışan son 6 yıl da gelinen noktada asgari ücret li olarak çalışıyor gibiler yol yemek sosyal haklar çıkarıldığında kamu bankaları İBB gibi yolsuzluğun tavan yaptığı hiç bir yerde olmak istemez. Bakalım söylenene göre 2026 da TİS var bakalım orada çok savunduğunuz kişiler ne yapacak çalışanın mı yanında yoksa sadece kendi dertlerine mi düşmüşler
İBB 25 bin personel için 80.500 tl promosyon anlaşması yapılmıştı. Aşşağı yukarı 100.000 personel için kişi başı 50.000 tl için anlaşırlarsa şaşırmayın çünkü gerisini Ekrem’in Silivri’de ki odasının tadilatı için kullanacaklarmış. Odasında jakuzi yokmuş.
İBB 25 bin personel için 80.500 tl promosyon anlaşması yapılmıştı. Aşşağı yukarı 100.000 personel için kişi başı 50.000 tl için anlaşırlarsa şaşırmayın çünkü gerisini Ekrem’in Silivri’de ki odasının tadilatı için kullanacaklarmış. Odasında jakuzi yokmuş.