Deniz Göktaş’ın tutuklanması içime çok fena oturdu. Ülkeye dönmemeyi, 3 puntoluk basın açıklamalarıyla yapmadığı şeyler için özür dilemeyi, hatta iki yıldır kapalı gişe oynayan oyununu paylaşmamayı tercih edebilirdi.
Ama onurlu bir ailenin onurlu bir evladı olarak bunları kendine yediremedi. Bu topraklara dair hala bir umut kırıntısı varsa, böyle insanların yüzü suyu hürmetinedir.
Elimiz kolumuz bağlı şekilde sadece “helal olsun be!” diyebilmek kanıma dokunuyor. Çalamayacaklarını ısrarla vurguladığımız duygu neşemiz değil de öfkemiz olmadıkça, bu aşağılık duyguyu yaşamaya devam edeceğiz.
Gencecik bir komedyen Deniz Göktaş…
Kimseyi öldürmedi, saldırmadı, hırsızlık yapmadı, milletin hakkını yemedi.
Ak Parti’nin kara düzeninde bir gösteri yaptı diye hakkında soruşturma açıldı. Ama kaçmayıp ülkesine dönen Deniz, bugün “kaçma şüphesiyle” tutuklandı.
Karşımızda, kendinden olmayana nefretle muamele eden bir rejim var. Halkın rızasından vazgeçmişler, dünyadaki tüm otoriterlerin yaptığı gibi zorbalıkla milleti sindirmeye çalışıyorlar.
Millette huzur da refah da bırakmadılar.
Deniz, bu kara düzenin mağdurlarından sadece biridir.
Ama artık bir dönüm noktasındayız.
Ya bu kara düzene kul olacağız ya da hep beraber Atatürk’ten miras Cumhuriyetimizin kazanımlarını savunacağız.
“Neşemizi çalamayacaklar” Deniz…
Ya otokrasi ya demokrasi!
Gösteriyi izlerken umarım başına bir iş açılmaz diyorsun. Sonra fark ediyorsun ki adam gösteri boyunca sahnede kellesi koltukta konuşuyor, gösterinin adını da Ölü Deniz koymuş. Daha nasıl anlatsın. Deniz Göktaş zekası, cesareti ve mizah kalitesiyle gerçekten başka bir seviye.
Meslektaşlarını yoğunuz diye muayene etmeyen hekimler ne ayak? Özellikle derma, göz vs. Ettikleri yeminden haberleri yok muhtemelen. Meslektaşını poliklinikte geri çeviren hekim benim gözümde hekim değildir çünkü yeminini bozmuştur.