“Hiçbir dost senin acını tam anlamıyla paylaşamaz. Hiçbir sevgili, yükünü omuzlarından tamamen alamaz.
Hiçbir yakının, senin yerine uykusuz kalamaz.
Öyleyse kendine iyi bak… Kendini koru, gönlünü yumuşak tut. Yaşananlara da hak ettiğinden fazla değer verme.”
||İbn Kayyim||
Son zamanlarda bu konuda inanılmaz bir farkındalık geçiriyorum.Her yere yetişeyim her işi halledeyim derken aslında en çok kendimizi ihmal ediyoruz ve netice bozulmuş bir psikoloji ve bize kalan otoimmün hastalıklar oluyor. Halbuki kendini iyileştiremeyen kime iyi gelebilir!
Eğer hafızanızdan şikayet ettiyseniz, düzensizlikten, bir işe başlayıp bırakmaktan; tükenmişlik, umutsuzluk, tembellik varsa, bazı şeyleri bilinçli bir şekilde muhafaza etmeyi deneyerek yola devam edebilirsin. Hafife alma, geçiştirme, bir kontrol et sadece. Unutma, kendimizde kazanırsak dünya batsa da yine muzafferiz.
1. Mideni muhafaza et, kilo alma.
2. Gözlerini muhafaza et, harama bakma.
3 Kulağını muhafaza et, müzik dinleme.
4. Dilini muhafaza et, boş boş konuşma.
5. Ciğerlerini muhafaza et, sigara içme.
6. Vaktini muhafaza et, lüzumsuz şeylerle uğraşma.
7. Vücudunu muhafaza et, günlük spor yap.
8. Zekanı muhafaza et, ahmaklarla dostluk kurma.
9. Kalbini muhafaza et, günlük Kur’an oku ve Allah’ın zikriyle kalbini meşgul et.
10. Edebini muhafaza et, günlük hadislerle meşgul ol, sahabenin edebiyle edeplen.
11. Irzını muhafaza et, aileni bu dünyanın türlü kötülüklerinden korumak için mücadele et.
12. İstikametini muhafaza et, Allah’a öyle iman ederek yola çık ki, övenini övgüsü yerenin yergisi bir olsun.
13. Merakını muhafaza et, bilmediğin şeylere karşı fırsatçı ve aç bir avcı gibi ol.
14. Şüpheni muhafaza et, kafirlerden gelen her işe şüpheyle yaklaş.
15. Sevgini muhafaza et, Müslümanları sev onlara karşı merhametli ol.
16. Öfkeni muhafaza et, Kafirlere karşı katı ol, zalimlere acıma.
17. Vasatı muhafaza et, dostlukta-düşmanlıkta haddi aşma, kullukta ifrat ve tefrite kaçma.
Not1: Listeyi kendine göre artırabilirsin ama yazmak ve tefekkür etmek şart.
Not2: Dilediğini al, dilediğini terk et, dilediğine itiraz et. Ama bir şekilde mücadeleye devam et, ihmal etme.
Not3: Tümü elde edilemeyenin tümü terk edilmez.
شَكَوْتُ إلَى وَكِيعٍ سُوءَ حِفْظِي* فَأرْشَدَنِي إلَى تَرْكِ المعَاصي
وَأخْبَرَنِي بأَنَّ العِلْمَ نُورٌ * ونورُ الله لا يهدى لعاصي
Kendisini sorgulayan, daha iyi versiyonu için gayret eden, utanma duygusu olan, hatalarından dersler çıkaran/pişmanlık duyan, birilerini incitmekten imtina eden iyi kimselerin; hayatı gelişi güzel yaşayan umursamaz kimselerden ahlak dersi dinlediği bir çağdayız.
Hiçbir zaman sorunu kendisinde aramayan her zaman başkalarını eleştiren ,beğenmeyen,üstten konuşan insanları kendi haline bırakmayı ara ara hatırlayalım ki ruh sağlığımız bu insanlardan etkilenip onlara meyletmesin… Kendini iyileştirmenin bir parçası da budur galiba .
“Eğer biz, bu Kur’an’ı bir dağa indirseydik, elbette sen onu Allah korkusundan başını eğerek parça parça olmuş görürdün. İşte misaller! Biz onları insanlara düşünsünler diye veriyoruz.” Haşr,21
•"İnsan, yüreğinde bir boşluk ile dünyaya geliyor. Hiçbir şey kâfi gelmiyor; dünyaya dair ve dünyaya ait olan ne varsa doldurmuyor içini. Sonra sevdalar ile teselli buluyor ve fakat o da yetmiyor değil mi? Çünkü o boşluk, dünyaya ait değil."
Arafta Yedi Gece, Cihan Çetinkaya
“Hiç kibar birine rastlamadım ki, onu acı, ıstırap ve hassas bir ruh hâliyle yoğrulmuş görmeyeyim. Hep içime, bu güzelliğin perde arkasına bakma merakı düşerdi… Sonra fark ettim ki, çoğunun ruhunu terbiye eden şey acının kendisiymiş.”
||Ali et-Tantavi||
İbnü’l-Cevzî şöyle anlatıyor:
“Üzerimde sürekli bir keder, bunalım ve hüzün vardı; bu sıkıntılardan kurtulmak için her yolu denedim ama bir çıkış bulamadım. Sonra şu ayet bana gösterildi: ‘Kim Allah’tan sakınırsa, Allah ona bir çıkış yolu açar.’ (Talak 2) O anda anladım ki, takva her türlü keder, bunalım ve hüzünden kurtulmanın anahtarıdır. Böylece takvayı hayatıma geçirip huzura kavuştum.”
"İşler sıkıştığında, düğümler çözülemez hale geldiğinde, yollar kapandığında ve önüne engeller konduğunda; senin salih amelin ve Allah’a karşı takvan gelir devreye. İşte o takva sayesinde daralan yollar genişler, sıkıntılar çözülür, yollar açılır, zorluklar ve engeller kolaylaşır."
insan, zihninin sınırsız ve belirsiz yapısından dolayı, her nerede ve her ne zaman cehalete düşse kendisini her şeyin ölçüsü sayar ve öyle kabul eder.
giambattista vico