Mum Işığı Ressamı: Petrus Van Schendel. Geceyi gündüze çeviren bir fırça....Gerçekçilik bu kadar güzel olabilir mi? Işık sadece aydınlatmıyor, ruhu da ortaya çıkarıyor. Monsieur Chandelle lakabını boşuna almamış.
Elimde insanın evreni anlama, anlamlandırma ve sorgulama çabasının en asil hikayesi duruyor... Mit, sadece bir masal değil; antik insanın varoluşsal sorulara verdiği ilk ve en şiirsel cevaptır. Zihnin köklerine inmek isteyenler için tam bir rehber.
Akdeniz'in gerçek sahiplerini tanıma vakti. Elimde denizlerin, ticaretin ve tarihin akışını değiştiren o kayıp kelimelerin sahipleri duruyor. Bugün yazdığımız her harfte, Akdeniz'in azgın dalgalarıyla boğuşan Fenikeli bir denizcinin ayak izi var.
Elimde, Almanya'daki öğrencilik yıllarımdan bugüne bana yoldaşlık eden, kütüphanemin en kıymetli hazinelerinden biri var: "Die Skulptur der Griechen". Arkeolojiye meraklı ve Almancaya hakim her meslektaşımın kütüphanesinde mutlaka yer açması gereken zamansız bir Hirmer basımı.
Taş binaların sıcaklığı, Neretva'nın serinliği ve havada süzülen tarih kokusu... Bazen sadece bir sokak köşesi, ciltler dolusu tarihten daha fazlasını anlatır insan ruhuna. Çünkü bazı şehirler sadece taştan değildir; onlar hafızadır, acıdır ve umuttur. Mostar bunlardan biri🕊️
Elimde insan ruhunun en derin, en karanlık ve en yüce köşelerine ışık tutan bir deha var: Friedrich Nietzsche. "Kendi güneşini yaratamayan, karanlıkta kalmaya mahkûmdur." Filozofun Kitabı, o güneşi yaratmanın cesaretini ve bedelini anlatan bir rehber.
Bir serçe, Mısır taşının içinden bakıyor… Yanında “Sa” ve “Ankh” — yani “Hayatın Oğlu”. Rastlantı mı? Belki. Sanki tarih, bir an için durup şöyle demiş: “İşte benim en küçük mucizem.”Çünkü büyüklerle ilgilenen değil — küçükleri koruyan tanrılar, gerçek tanrılardır.
Athos, Porthos, Aramis. Dünyanın en sevimli, en tüylü "Üç Silahşörler" kadrosu görev başında. Eksik olan tek şey bir D’Artagnan, o da muhtemelen sokakta bir mamanın peşinde. Dostluğun ve sadakatin en tüylü hali! 🐱🐱🐱❤️
Elimde modern medeniyetin, paranın ve insanın sahteliğini yüzümüze bir tokat gibi çarpan o karanlık aynası var: Giovanni Papini - GOG.Entelektüel bir sarsıntıya hazır olun. Modern klasikler arasında neden bir kült olduğunu her cümlesinde kanıtlayan cinsten.
Baktıkça insan ruhundaki sert köşeleri yumuşatan bir nezaket estetiği... Kendi ışığını yukarıda tutup gövdesinden çıkardığı ellerle altındaki yalnızlığı koruyan bir dost gibi. İyilik, en karanlık ve soğuk anlarda bile kendine sığınacak sıcak bir köşe bulmaktır.
Elimde edebiyat tarihinin en özel yolculuklarından birinin anıtı duruyor: Paulo Coelho - Simyacı (25.Yıl Özel Baskısı). Bu kitap basit bir masal değil; insanın kendi potansiyelini, içindeki cevheri altına dönüştürme felsefesi. Hatırlamak ve hatırlatmak için harika bir sığınak.
Cenevre Gölü'nün kıyısında, zamanın akmayı unuttuğu bir Orta Çağ sığınağı🏰 Bazı coğrafyalar dünyaya ait değil de, bir masal kitabının sayfalarından taşmış gibi. Masalsı Fransız köyü: Yvoire. Kelimenin tam anlamıyla büyüleyici...