Şüphesiz biz emaneti göklere, yere dağlara teklif ettik de onlar onu yüklenmek istemediler, ondan çekindiler. Onu insan yüklendi.Çünkü o çok zalimdir ve cahil..
Kul Sadi Yüksel Hoca'yı D A E Ş iddiası ile gözaltına almışlar. Yaklaşık 50 yıldır onu tanıyan herkes böyle bir şeyin olmadığını bilir.
Kendilerine gelince randevulu ifade alma süreci ve tek bir resim yok. Ama başkalarına gelince boy boy resim ve teşhir. Birileri laik demokratik sisteme entegre olmamanın bedelini öderken, birileri de konforlu alanlarda İslami STK çalışmaları yapıp, CB ve bakanlar ile toplantılar düzenliyor.
Kul Sadi Hoca'ya ve talebelerine geçmiş olsun.
تَكُونُ النُّبُوَّةُ فِيكُمْ مَا شَاءَ اللَّهُ أَنْ تَكُونَ، ثُمَّ يَرْفَعُهَا إِذَا شَاءَ أَنْ يَرْفَعَهَا، ثُمَّ تَكُونُ خِلَافَةٌ عَلَى مِنْهَاجِ النُّبُوَّةِ، فَتَكُونُ مَا شَاءَ اللَّهُ أَنْ تَكُونَ، ثُمَّ يَرْفَعُهَا إِذَا شَاءَ أَنْ يَرْفَعَهَا، ثُمَّ تَكُونُ مُلْكًا عَاضًّا... ثُمَّ تَكُونُ مُلْكًا جَبْرِيَّةً... ثُمَّ تَكُونُ خِلَافَةٌ عَلَى مِنْهَاجِ نُبُوَّةٍ.
“Aranızda Allah’ın dilediği süre kadar nübüvvet olacaktır. Sonra Allah, dilediği zaman onu kaldıracaktır. Ardından nübüvvet metodu üzere hilafet olacaktır. Allah’ın dilediği süre kadar devam edecek, sonra Allah onu dilediği zaman kaldıracaktır. Ardından ısırıcı bir saltanat olacak, sonra zorba bir yönetim olacak. Sonra yine nübüvvet metodu üzere hilafet olacaktır.”
Kaynak: İmam Ahmed bin Hanbel, el-Müsned, hadis no. 18406. Ravi: Huzeyfe bin Yemân (r.a.).
#Düzen
#İdeoloji
#Pazar
Abdurrahim Şen ’den "davet metoduna" isabetli bir vurgu !
Rabbim, ümmetin tek bir çatı altında birleşmesine vesile kılsın.
#KöklüDeğişim#AlimlerVeMedreselerBirliği
11’inci Âlimler Buluşması Diyarbakır’da Başladı
📌Âlimler ve Medreseler Birliği (İttihadul Ulema) tarafından geleneksel olarak düzenlenen 11’inci #ÂlimlerBuluşması, bu yıl "Davette Yöntem ve Yeni Arayışlar" ana temasıyla #Diyarbakır Selahaddin Eyyubi Camii Külliyesi’nde başladı. Program, pazar günü açıklanacak olan Sonuç Bildirgesi ile tamamlanacak.
Abdurrahim Şen’den İslam ve davet vurgusu
11’inci Alimler Buluşması’nda konuşan yazar Abdurrahim Şen, İslam’ın ilk yıllarında yaşanan hızlı genişlemeye dikkat çekerek, “İlk nesil nasıl anladıysa biz de öyle anlamalıyız” dedi.
📌 Geçmişte az sayıda Mushafla imparatorluklara hükmedildiğini, bugün milyarlarca Mushaf olmasına rağmen İslam’ın öz yurdunda hükümlerinin geçerli olmadığını vurguladı.
📌 Kudüs, Gazze ve Doğu Türkistan’da Müslümanların zulüm altında olduğunu, İslam coğrafyasının gayri İslami hukuk düzenleriyle yönetildiğini ifade etti.
📌 Davetin, sadece İslam’a çağrı değil; İslami hayatı öz yurdunda yeniden başlatma çağrısı olduğunu söyledi.
@mk_mahmutkar Ancak bu kurumda görev yapan herkes, kendilerine emanet edilen bu hakikatin taşıyıcısı olma sorumluluğunu unutmamalı ve Allah Azze ve Celle’ye verdikleri söze riayet etmelidir. Aksi takdirde, işlenen tüm veballerin hesabını mahşer günü mizan başında vereceklerdir.
#CumaHutbeleri
İsabetli bir farkındalık, @mk_mahmutkar Hocam.
Aynı şekilde, şer olan fiilleri onaylama ve yasaklama yetkisini ellerinde bulunduranlara da hak ve sorumlulukları hatırlatılmalıdır.
Şu bilinmelidir ki Diyanet İşleri Başkanlığının hazırladığı hutbeler-⤵️
Diyanet bugünkü Gazze hutbesinde bütün herkesin Gazze ile ilgili imtihanını hatırlatmış ama yöneticiler hariç... Onlara hak ve sorumluluklarını hatırlatmamış. Rabbimizin, Nisa Suresi 75. ayeti kerimede "Size ne oluyor da Allah yolunda ve zayıf düşmüş erkek, kadın ve çocuklar uğrunda savaşmıyorsunuz!" diyerek uyardığı güç sahiplerine tek bir söz etmemiş. Sanki bu ayetin muhatabı ticarete onay veren yöneticiler ve harekete geçmeyen komutanlar değilmiş gibi...
Halbuki hutbeyi dinleyen herkes Gazze'nin bu halde olmasının sebebini biliyor. Müslümanlar, 57 liderin bir Halife etmediğinin gayet farkındalar. Mesele bu farkındalığı güçlendirmek ve Raşid bir Halifeyi başımıza getirmektir. Müslümanların bütün güç ve gayreti bunun için olmalıdır. Gazze'nin, Filistin'in ve İslam beldelerinin tamamının kurtuluşu budur.
@mk_mahmutkar ve bu hutbeler doğrultusunda hareket eden minber ve mihrapların sahipleri, ayetleri tevil etme konusunda ağır bir sorumluluk taşımaktadır. Bunun bilincinde olunması gerektiği kanaatindeyim.
Osmanlı'da bugünkü Diyanet, bir bakanlık düzeyinde ve geniş yetkilere sahipti. 3 Mart 1924 tarihli 429 sayılı Kanun ile Diyanet İşleri, devletin hukuk ve yönetim düzenini belirleyen bir bakanlık olmaktan çıkarılıp itikat ve ibadet işlerinin idaresiyle sınırlandırıldı.
#Diyanet
Yeni biri gelirse belki iyi olur mantığı batıldır. Ne olursa olsun, kanunlar topyekûn değişmedikçe, en iyi dediğiniz şahıslar da aynı şeyi yapmaktan başka bir şey yapmayacaktır. Yani güvendiğiniz dağlara hep kar yağacaktır.
Toplumların ihyası kişi ile değil, kanunlarla düzelir.
🔴 Diyanet TV'de, Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş'un katılımıyla gençlere yönelik düzenlenen programda kız-erkek karışık oturma düzeni tercih edildi.
Azerbaycan’da Başörtülü Öğrencilere Engel
📌 Azerbaycan’ın Celilabad bölgesinde başörtüsüyle okula gelen öğrenciler kapıdan çevrildi. Öğrencilerin, başlarını açmaları hâlinde okula alınacağı belirtilirken, yasağa tepki gösteren velilerin de okul girişine izin verilmedi.
“İnsanlar bir zalimi görürler de onun zulmüne engel olmazlarsa, Allah’ın hepsini toptan cezalandırması yakındır.”
(Ebû Dâvûd, Melâhim 17; Tirmizî, Fiten 8)
#GazzeninVebali
Bireyden, topluluktan ve asıl yaptırım gücüne muktedir olan, halkı Müslüman devletlerden sorulacak...
Mazlumun duası ile Allah arasında hiçbir perde yoktur!
Gazze için harekete geçmeyenleri tarih de, Allah Subhanehu ve teala da affetmez!
#GazzeninVebali
NESLİMİZ TEHLİKEDE, KURTULUŞ İSLAMİ EĞİTİMDE!
Köklü Değişim Gençlik Kolları olarak, Türkiye genelinde yürüttüğümüz “Neslimiz Tehlikede, Kurtuluş İslami Eğitimde” başlıklı kampanyamızı tamamlamış bulunuyoruz.
Bu kampanya neslimizin nasıl bir eğitimle yetiştirileceğine, hangi değerlerle şahsiyet kazanacağına ve nasıl bir gelecek inşa edeceğine dair ortaya koyduğumuz fikrî bir mücadele ve açık bir çağrıydı.
Kampanya boyunca;
Paneller düzenledik.
Eğitim sisteminin mevcut durumunu, gençliğin karşı karşıya kaldığı problemleri ve eğitimde yaşanan yozlaşmanın sebeplerini ele aldık.
Meydanlarda ve sokaklarda broşürlerimizi halkımızla buluşturduk.
Neslimizin geleceğini ilgilendiren meseleleri gündemleştirdik, çözümün konuşulması gerektiğini hatırlattık.
Sosyal medya içerikleri hazırladık.
Gençliğin ve ailelerin karşı karşıya bulunduğu eğitim sorunlarını farklı başlıklarla gündeme taşıdık; düşüncelerimizi dijital mecralarda milyonlara ulaşabilecek bir çağrıya dönüştürdük.
Makaleler yayınladık.
Eğitimin maksadını, neslin yetiştirilmesini ve mevcut eğitim anlayışının ortaya çıkardığı sonuçları fikrî açıdan ele aldık.
Bizler, eğitimin insanı yalnızca meslek sahibi yapan bir araç olarak görülmesine karşı; akidesi sağlam, şahsiyetli, ahlaklı, sorumluluk sahibi ve ümmetin meselelerini dert edinen bir neslin yetişmesini esas alan bir eğitim anlayışının gerekliliğini ortaya koyduk.
Çağrımızı açıkça yaptık:
Neslimiz tehlikede!
Kurtuluş İslami eğitimde!
Kampanyamız sona ermiş olabilir; fakat neslimizin geleceği için taşıdığımız sorumluluk sona ermemiştir.
Bugün okullarda, yarın iş hayatında, ailede, toplumda yer alacak olan gençlerimizin nasıl yetişeceği; nasıl bir toplum ve nasıl bir gelecek ortaya çıkacağını belirleyecektir.
Bizler, gençliğin başıboş bırakılmasına razı olmayacağız.
Neslimizin fikrî ve ahlaki birikimini güçlendirecek, onu İslâm'ın ölçüleriyle yetiştirecek bir eğitim anlayışının gerekliliğini anlatmaya devam edeceğiz.
İslâm, insanı başıboş bırakmaz.
İslâm, eğitimi yalnızca bilgi aktarımı olarak görmez.
İslâm, şahsiyetli insanı ve hayırlı ümmeti inşa etmeyi hedefler.
Bugün attığımız her adım, yaptığımız her panel, dağıttığımız her broşür, yayınladığımız her makale ve ulaştığımız her genç; neslimizin geleceği için ortaya koyduğumuz mücadelenin bir parçasıdır.
Kampanyamız sona erdi.
Çağrımız sona ermedi.
Neslimizin selameti için, gençliğimizin izzeti için ve insanlığın kurtuluşu için çalışmaya devam edeceğiz.
Neslimiz Tehlikede!
Kurtuluş İslami Eğitimde!
Bu çağrı bizimdir.
Mus’ab bin Umeyr gibi gençliğin önüne İslâm’ın hakikatini koymaya,
Fatih Sultan Mehmet gibi büyük hedeflere yürümeye,
Rasûlullah’ın (sav) izinde şahsiyetli bir nesil ve İslâmî bir hayat için mücadele etmeye ahdettik.
Neslimizi İslâm ile ihya edeceğiz.
Geleceğimizi İslâm ile inşa edeceğiz.
#GeleceğimizİslamiEğitimde
#ŞahsiyetliNesil
Trump’ın Gazze planının peşinden gitmek, Filistin davasını tamamen bitirmek, cihadı ve direnişi tamamen yok etmektir.
Bu savaş hak ile batılın, İslam ile küfrün savaşıdır. Kıyamet kopmadan bu savaş bitmeyecek!
#GazzeninVebali