Yerlikaya'nın yakaladık dediği 'terörist'lerden biri fotoğrafta gördüğünüz KHK'lı kadın. 6 yıl 3 ay ceza verildiği için dün Kocaeli'nde tutuklandı.
Malcom X'in dediğini hatırlayalım: "Eğer dikkat etmezseniz medya, mazlumlardan nefret etmenize, zalimleri sevmenize sebep olur."
Değerli dostlarım, kıymetli arkadaşlarım, bugün her zamankinden daha çok dualarınıza ihtiyacım var. Bugün babamı kaybedişimin 20. yılı. İçimden geçenleri bu platformda ilk kez yazıyorum.
Yirmi yıl önce bu gece, şu saatlerde babamla bir hastane odasında geçirdiğim son geceydi. Saat gece yarısını geçtikten sonra, 27 Kasım 2005’te 02.00 sularında onu kaybettik. Akciğer kanseri teşhisi konulmuştu ve on gün içinde birdenbire aramızdan ayrıldı. 60 yaşındaydı. Ölümü hepimiz için büyük bir şoktu ve son nefesinde yanında sadece ben vardım. Ölümle ilk kez bu kadar yakından tanışmıştım.
O gün işyerinden izin aldıktan sonra, İstanbul'dan uçağa binip Trabzon Tıp Fakültesi Hastanesi’ne gitmiştim. Yanında ağlayıp moralini bozmamak için hastane kapısında ablamla birbirimize sarılıp ağlaştık. Ondan sonra yukarı çıktık.
Yüzümde kocaman bir gülümsemeyle odasına girince ilk cümlesi “Çok şükür seni görebildim” oldu. Durumu iyi değildi. Geceleri öksürükten hiç uyuyamıyordu. O akşam (26 Kasım) ilaçlarını içtikten sonra uyudu. Rahat rahat uyuyor diye sevinmiştim.
Bir ara uyandı. Bir rüya görmüştü. "Beni arabaya koymuşlardı, götürüyorlardı" dedi. Avuç dolusu ilaç veriyorlar, herhalde hayal görüyor’ diye düşündüm. Aklıma başka bir şey gelmedi. Oysa bir işaretmiş.
Saat gece yarısını geçtikten sonra kanserden kaynaklı kalp krizi geçirdi. Ayağı da, ayak ucundaki küçük masa da havaya fırlamıştı. Panikle koşup doktoru çağırdım. Elektroşok uyguladılar.
Çok şükür kalbi çalıştı. "Merak etme baba, biraz kalbin sıkışmış, önemli bir şey yok" diyebildim. Kriz geçirdiğini söyleyemedim. Kendisi anlamıştı ama. "Daha ne olacaktı kızım" dedi. Bu son konuşmamız oldu.
Kısa bir süre sonra ikinci kez kriz geçirdi. Genç bir doktordu, uğraştı yine... Ben düzelecek diye beklerken "Başınız sağolsun..." cümlesiyle yıkıldım.
Uzun yıllar, birlikte geçirdiğimiz bu son geceyi, çok sormalarına rağmen kimseye anlatamadım. Hala anlatmak istemediğim sırlı bir gece benim için. Ve o gün eğer yanına gidemeseydim hayatım boyunca herhalde bir daha toparlanamazdım.
Ölmek için beni beklemişti babam... Onu bir arabanın bagajına koyup son yolculuğuna uğurlamak için köye götürdük...
Mekanın cennet olsun canım babacım. Hayır kapını açık tutmak için elimden geleni yapmaya çalışıyorum, Rabbim kabul etsin, mahcup etmesin. Eğer vaktiniz olur siz de babama bir Fatiha, Yasin okuyabilirseniz beni çok mutlu edersiniz.
Babam, yani onu sevenlerin tabiriyle Taner kaptan, Anadolu müslümanlığını görmüş, benimsemiş, o şekilde yaşamaya çalışan yurdumun sıradan insanlarından biriydi. Çevresinde çok sevilirdi.
Bildiğimiz manada dindar biri değildi ama ben dik durmayı, onurlu yaşamayı, insana insan olduğu için değer vermeyi, kimseyi damgalamamayı, ayrımcılık yapmamayı, haksızlık karşısında susmamayı ondan öğrendim.
Özellikle beni etkileyen çok önemli bir düsturu vardı, her zaman hatırlarım. Derme çatma evimizin çatısı altında kimseyle ilgili kötü konuşulmasına izin vermezdi. “Başkaları bizi ilgilendirmez kızım” derdi. Bir babanın evladına bırakacağı en değerli miraslardan biri bu olsa gerek.
Bir yazarın ifadesiyle, “Bazıları iyiliği zayıflık zanneder. Oysa iyilik, kalbin en cesur halidir. Karşılık beklemeden merhamet göstermek, kimsenin görmediği yerlerde bile iyi kalmayı tercih etmek aslında insanın kendine verdiği sözdür.”
Allah’ın izniyle Rabbime, babama ve kendime verdiğim sözü ömrümün sonuna kadar tutmaya gayret edeceğim.
"Karanlık artsa da ışığımı söndürmeyeceğim.”
Bu masum yavruya yapılan haksızlığa bakar mısınız?
10 aylık Defne Su’nun annesi ve babası Demet-Ersal Hırka, beş aydır Elazığ’da tutuklu. @adalet_bakanlik#AnneBabaTutukluluk
Dün dua istediğimiz Fatih Sinan Eminoğlu Kardeşimiz, bugün vefat etti. Gurbette, hicrette, mazlum ve amansız bir hastalık sebebiyle vefat ettiği için Rabbimizin şehitlik makamı ihsan etmesini ümit ediyoruz. Lütfen, bir Fatiha üç İhlâs okuyup dua eder misiniz?
İstanbul Fatih Koleji'nin kurucu öğretmenlerinden, bir İstanbul beyefendisi Uğur Öztaş (88), tutuklu bulunduğu Menemen R Tipi Cezaevinde felç geçirdi. Bakıyorum KHK'lılar dahil herkes bu konuya duyarsız. Ölünce mi ses çıkaracağız?
AİHMTürkiye Kararı
9 yıl tutukluluktan sonra geceleri uyanıp evde dolaşıyorum
Acaba gerçekte neredeyim diye.
İnanamıyor insan
Hapishane
zaman ve mekanla bir düelllodur
Ya kazanır ya kaybedersin
Hapiste zaman mekan olur
mekan da zaman
Lagerlöf'ün romanları gibi gerçek ve hayal birbirine
karışır
Gazze’ye gıda taşıyan Sumud filosu’na İsrail’in saldırısında 9 Türk’ün gözaltına alındığı gün, İtalya’nın en büyük sendikası grev kararı aldı, filoda 2 vatandaşı bulunan Kolombiya İsrailli diplomatları sınırdışı etti, bizimkiler de Mustafa Keser konseri eşliğinde yemek yiyordu…
Sol fotodaki medya fenomenleri Kıvanç Talu ve Beril Talu, eş, dost, akrabayı 150 milyon dolandırdıktan sonra Gürcistan’a kaçmış,yakalanıp tutuklanmış ve 195’er yıl hapisleri istenmişti.Ha işte bugün tahliye edildiler !
Sağ fotodaki laborant Özlem Düzenli bankaya 80 (seksen) tl yatırdığı için on aylık bebeği ile hala hapiste ! @medi03956031
Adalet ve hukuk mu ? Onlar sınıfta kaldı !!! Vicdan ise sizlere ömür !
Çocuklardan birinin başında stent var. Yusuf Kerim kanununu uygulamaları gerek ama yapmıyorlar. Niye, belli değil. Anlaşılan kanunu sosyal medya baskısı ile bir kereliğine çıkardılar , sonra pişman oldular. Kanun ya vardır, ya yoktur. Keyfi değildir
Düşünün kendi halinde yeni evli mutlu bir laborantsınız. Eşiniz de polis. 15 Temmuz sonrası eşiniz @medi03956031 tutuklanıp 7 yıl hapis yatıyor. Nihayet kavuşup tekrar yuvanızda yaşamaya başlıyorsunuz. Mutluluğunuz mimik Murat Efe’nin doğumuyla taçlanıyor. Bu arada devletin açtığı bir bankaya sadece ve sadece 80 yatırdığınız için ceza alıyorsunuz ama yargıtay bozuyor. Buna rağmen sizi yedi aylık oğlunuzla birlikte lağımları sürekli taşan, su ve elektriğin sıklıkla kesintiye uğradığı hapise atıyorlar !!! Minik oğlunuza yaşına uygun ek gıda veremediğiniz için zayıflayan oğlunuz, bir de hapishanedeki baharatlı yemeklerden alerji oluyor. İlk adımlarını cezaevinin kötü, pis beton zemininde atıyor !!! Bu arada erkek savcı ev hapsini isterken KADIN hakim hapishane diye diretip duruyor !!!
Şunu da belirteyim ilgili kanuna göre hamile ve emzikli kadınlara infaz erteleme yapılabiliyor. Ama bu maalesef bile isteye Özlem hanıma uygulanmıyor !
6 yaşında oğlu Yusuf Kerim’i kaybeden acılı bir anne olan Gülten Sayın, oğlunun vefatından 9 gün sonra Ferizli Cezaevi’ne gönderdi.
Haksız muameleler AİHM kararına rağmen devam ediyor.
@tubaunsal
-Mühürsüz oylar geçerli sayıldığında,
-kanunun suç saymadığı eylemler, kadınlar,
el kadar çocuklar cezalandırıldığında,
-#adilyargılanma hakkı çiğnendiğinde,
-nice insan #KHK’larla mağdur edildiğinde
susuldu.
Hukukun herkese gerekli olduğu anlaşıldığında
geç oldu; yazık oldu.
Evladı 6 yaşında Yusuf Kerim’i kaybeden acılı bir anne Gülten Sayın.
Yusuf Kerim’in vefatından 9 gün sonra anne Gülten Sayın tekrar cezaevine gönderildi.
Tutuklanma gerekçeleri hiç bir kanunda suç değil.
Keyfi yorumlanan kanunlar ile ruhsal ve fiziksel cezalar yağdırmak hangi kanun iledir?
@SelimKoru