İlber Ortaylı'nın şubat ayında kaleme aldığı yazısından bir kesit:
"Pazar gecesi fenalaştım. Hasta bakıcı Sevim Hanım, Dr. Şevval Kanlı, hemşirelerden Tuğba ve Çağla hepsi birden seferber oldular. Zaman makinesine binebilsem Gazi Paşa’ya telgraf çekeceğim: Paşam, dört Türk kadını, ihtiyar moruk profesörü kurtardılar. İnkılaplar hedefine varmıştır."
Binlerce yıldır bebekler anneleriyle birlikte uyuyordu. Ağladıklarında ilgileniyorlardı sonra iki adam ortaya çıktı: Dr. Holt ve John B. Watson. Bebeklerin eğitilmesi gerektiğini söylediler. Bebeklerin ebeveynlerinin seri üretim programlarına uyması gerektiğini savundular. "Yeni doğanlar ciğerlerini genişletmek için ağlamalıdır" diye iddia ettiler. "Bırakın ağlasınlar." Ve böylece "ağlatarak uyku eğitimi" yöntemi doğdu. Watson bebeklere deney gibi davrandı. "Çocuğunuzu asla kucaklamayın veya öpmeyin," diye yazdı. "sabahları onlarla el sıkışın." Sonuçta annelerinin dinlenmeye, kocalarına ve ev işlerine bakmaya ihtiyacı vardı. Watson'ın dört çocuğu vardı. Üçü intihar girişiminde bulundu. Biri başarılı oldu. Ve biz bugün hala bu yöntemi uyguluyoruz. Çünkü bir anneyi bebeğinin ağlamalarını görmezden gelmeye ikna ettiğinizde, temel bir şeyi kırmış oluyorsunuz.
Sağlıklı Hayat Merkezleri (SHM) bünyesindeki beş birim Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS)’ne entegre edildi. Vatandaşlar artık diyetisyen, fizyoterapist, psikolog, sosyal çalışmacı ve çocuk gelişimi birimlerinden doğrudan randevu alabilecek.
20 Mayıs Çocuk Gelişimciler Günü’nü kutlarken, Aile Sağlığı Merkezleri ile Aile Hekimliklerinde mutlaka bir çocuk gelişimcinin istihdam edilmesi gerektiğini bir kez daha hatırlatmakta fayda vardır.