Bir gün arkadaşım bana dedi ki: İyileş ve yoluna bak, birileri bir yerlerde senin gibi bir kadın için dua ediyor. O gün anladım Bazen kader, bizi ummadığımız bir anda hiç beklenmedik birine götürmek için bazı kapıları kapatır.
İnsan bazen sadece anlaşılmak istiyor, çözüm bulunmasına bile gerek kalmadan. Birinin gerçekten dinlemesi yetiyor aslında yargılamadan, sessizce... Dönüp baktığımda görüyorum ki, bazı yükleri sessizlik büyütüyor.
Herkesin bilmediği bir hikâyesi vardır, benimki de sessizliklerin arasına saklandı. Sadece devam etmeyi öğrendim biraz, içimde eksik kalan taraflarla birlikte. Çünkü hayat durmuyor hiçbirimiz için... Bazı yaralar kapanmasa da yaşam sürüyor.
Bir çöküşün ortasında ayakta kalmaya çalışıyorum,Ama zemin sürekli kayıyor altımdan.Tutunacak bir şey arıyorum, boşluk veriyor karşılık,Her şey elimden kayıp gidiyor.Konuşsam anlaşılmam, sussam içim çürür,İki ucu da karanlık bir yol bu
Her şeye tek başıma yetmeye çalışmaktan, kendi içimde sessizce kırılmaktan çok yoruldum. İnsan en çok sığınmak istediği limanda dalgalarla boğuşunca eksiliyormuş. Dile getirmekten korktuğum ne varsa, kalbimi acıtan bir yorgunluğa dönüştü.
Nasıl bir his biliyor musun? oda geniş ama sığamıyorsun, bak kapı orada ama çıkamıyorsun, pencere açık ama nefes alamıyorsun, bir şeyler düğüm düğüm dizilmiş boğazına, ama ne yutabiliyorsun ne atabiliyorsun.
Düşünsene, her gün hayatta kalma mücadelesi veriyorsun ama günün sonunda ölüm bile lüks kategorisine giriyor bu hayatta. Sıradan bir son bile bu kadar maliyetliyken biz nasıl bir döngünün içindeyiz?