Une grande victoire pour les Albanais !
Le gouvernement albanais annonce l'arrêt des travaux du projet de Kushner et Ivanka et la suspension du projet.
Les foules refusent de rentrer chez elles tant que le projet n'est pas annulé intégralement.
@Molossiann@ottomanenglish Turkiye'nin Kürtler ile bir sorunu yok. Kürt bakan Kürt bürokrat Kürt milletvekili Kürt akademisyen Kürt doktor ile dolu Türkiye. Sana yanlış öğreten ler ile bizim sorunumuz.
20/05/2026
TOUTES LES GRANDES VILLES ONT UNE BARRIÈRE DE FRÉQUENCE. ILS VIENNENT DE DÉSACTIVER CELLE DE NEW YORK.
Vous vous sentez différent lorsque vous quittez la ville. Tout le monde le fait. Vous l'appelez "air frais". Vous l'appelez "détente". Vous l'appelez "s'éloigner du stress".
Ce n'est pas l'air, ce n'est pas le rythme, c'est la barrière de fréquence et au moment où vous dépassez son périmètre, votre système nerveux cesse d'être stimulé artificiellement.
Un ancien contractant de la DARPA spécialisé dans les systèmes d'énergie dirigée a fourni au tribunal militaire des schémas complets d'un programme appelé "URBAN HIVE".
Déployé dans 34 grandes villes du monde depuis 2001. Caché dans l'infrastructure des tours de téléphonie mobile, des lampadaires intelligents et des "relais 5G" montés sur les bâtiments qui ne relaient rien.
Le système diffuse un champ de micro-ondes de 7,4 GHz en continu, modulé avec une impulsion de 14 Hz
dans toute la zone métropolitaine.
L'impulsion de 14 Hz est cruciale. Elle correspond à la fréquence de la réponse d'anxiété humaine.
Votre amygdale, le centre de la peur du cerveau résonne à 14 Hz.
Lorsqu'elle est stimulée à cette fréquence, elle produit du cortisol en continu, sans cause, sans menace, sans raison.
Anxiété chronique, insomnie, irritabilité, agressivité, dépression.
L'épidémie de troubles mentaux dans les populations urbaines n'est pas sociale. Ce n'est pas économique, c'est électromagnétique.
Le champ a une portée, précisément calibrée. Il s'arrête à la limite de la ville. Conduisez 20 minutes en dehors de n'importe quelle grande ville et le sentiment change.
Vos épaules s'abattent, votre respiration s'approfondit, votre esprit se calme.
Vous pensiez que c'était la nature, c'était l'absence d'une arme.
Les populations rurales ont des taux d'anxiété, de dépression et d'insomnie plus faibles, non pas en raison de différences de mode de vie, mais parce qu'elles vivent en dehors de la barrière. Elles ont été le groupe de contrôle pendant 24 ans sans le savoir.
Pourquoi voudraient-ils que toute la population d'une ville soit dans un état permanent d'anxiété légère ?
Parce que les gens anxieux consomment, ils achètent des choses dont ils n'ont pas besoin pour combler un vide qui n'est pas réel.
- Ils prennent des médicaments pour des conditions artificiellement induites.
- Ils votent pour celui qui promet la sécurité.
- Ils ne questionnent pas.
- Ils n'organisent pas.
- Ils ne résistent pas.
Une population calme est dangereuse pour une structure de contrôle.
Une population calme pense clairement, pose des questions, remarque les schémas, construit une communauté au lieu de se faire concurrence pour survivre.
La barrière de fréquence ne vous rend pas seulement anxieux, elle vous isole. L'impulsion de 14 Hz perturbe les fréquences de liaison sociale du cerveau, les ondes alpha qui s'activent pendant la confiance, l'empathie et la coopération. Sous la barrière, vous ne vous sentez pas seulement effrayé. Vous vous sentez seul.
8 millions de personnes à New York City. Tous se sentant seuls. Ensemble. Par conception.
La barrière de New York a été désactivée mardi 19 mai 2026 à 3h du matin.
Les émetteurs ont été éteints à distance par des équipes de l'Alliance qui ont accédé au réseau de contrôle d'URBAN HIVE.
Les rapports commencent déjà à affluer. Des gens dormant toute la nuit pour la première fois depuis des années. Des inconnus se regardant dans les yeux dans le métro.
Une baisse mesurable des appels au 911 pendant les 48 premières heures - 23% en dessous de la moyenne quotidienne.
La ville n'a pas changé, la fréquence si.
33 villes restent actives. Chacune prévue pour être désactivée au cours des 60 prochains jours. Quand votre ville deviendra silencieuse — quand vous vous sentirez soudainement plus léger, plus calme, plus connecté — vous saurez pourquoi.
Ce n'était pas vous qui étiez cassés. C'était l'air autour de vous qui était empoisonné. Et le poison est en train d'être retiré, une ville à la fois.
CODE : URBAN-HIVE / 14HZ-FENCE / NYC-DOWN / 33-REMAINING Voir moins
🚨 BOMBA HABER 🚨
“Size yapay eti yedirecekler” dediğimizde dalga geçenler vardı.
Türk Gıda Kodeksi’ne YAPAY ETİN teknik ifadesi girdi:
“ Hücre kültürü ve doku kültüründen üretilen gıdalar ”
Üstelik:
❌ “Bu ürünler kesinlikle yasaktır”
şeklinde açık bir hüküm de yok.
Bir emekli vatandaşın sözleri gündem oldu:
“Emekli olmama rağmen hâlâ ağır işlerde çalışmak zorundayım. Çünkü bakmakla yükümlü olduğum 600 milletvekili var; onları da doyurmalıyız.”
Pierre De Gaulle : "Cela me fait sourire quand on parle d'ingérence russe parce que ça arrange nos élites politiques et ça évite de dire la vérité aux Français. La plupart de nos hommes politiques ont participé au programme Young Leaders, parrainé par la CIA."
ABD'NİN KÜRESEL ELİT-YÖNETİCİ ÜRETME FABRİKASI: "500'DEN FAZLA DEVLET VE HÜLKÜMET BAŞKANI AYNI TORNADAN ÇIKTI!"
Fransa’nın efsanevi lideri Charles de Gaulle’ün torunu Pierre de Gaulle, Avrupa siyasetini sarsan bir ifşada bulundu.
Siyasetçilerin büyük kısmının CIA destekli "Young Leaders" (Genç Liderler) programı tarafından yetiştirildiğini belirten de Gaulle, "Rusya’nın Avrupa’ya müdahale ettiğine dair iddialar, elitlerimizin Fransız halkına gerçekleri söylemesini engelleyen bir kurgudan ibaret" dedi.
Uluslararası ilişkiler uzmanları ve stratejistler, egemenlik yapılarını hedef alan bu kurumsal modelin, Türkiye dahil pek çok gelişmekte olan ülkede farklı isimler ve vakıflar altında on yıllardır sistematik olarak işletildiğine dikkat çekiyor.
"Bilişsel Sızma" ve Ortak Kimlik Üretimi
Uluslararası ilişkiler uzmanları, Pierre de Gaulle’ün dikkat çektiği bu yapıları birer "bilişsel sızma" ve "insan kaynakları avcılığı" merkezi olarak tanımlıyor.
Fransız-Amerikan Vakfı bünyesinde 1981 yılından beri yürütülen "Young Leaders" programı, her yıl iki ülkeden geleceğin bakanı, başbakanı, CEO’su veya medya patronu olmaya aday 30'lu ve 40'lı yaşlardaki parlak isimleri radarına alıyor.
İki yıl boyunca kapalı kapılar ardında, Pentagon, CIA ve Beyaz Saray çevrelerinin de dahil olduğu üst düzey seminerlerde "eğitilen" bu isimlerin zihnine, ulusal çıkarlardan ziyade "Transatlantik ittifakın ve Amerikan liderliğinin küresel bekası" fikri kalıcı olarak yerleştiriliyor.
Programın başarısı ise mezunlar listesinde gizli:
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, eski Cumhurbaşkanı François Hollande, IMF eski Başkanı Christine Lagarde gibi küresel sistemin sadık uygulayıcıları bu tezgahtan geçen isimlerden sadece birkaçı.
Aynı Tezgah Yıllardır Türkiye’de de Devrede!
Fransa’da Macron gibi figürleri üreten bu sistemin bir benzerinin, Türkiye’nin yönetim kadrolarını, medyasını ve iş dünyasını dönüştürmek için de uzun yıllardır kesintisiz çalıştığı biliniyor.
Türkiye’deki "genç lider devşirme" operasyonları temel olarak dört büyük saç ayağı üzerinden yürütülüyor:
American Turkish Society (ATS) - Young Society Leaders:
Fransa’daki modelin birebir kopyası olan bu yapı; Türkiye’nin dev holdinglerinin genç veliahtlarını, parlak start-up kurucularını ve ana akım partilerin yükselişteki genç siyasetçilerini New York odaklı bir networkün içine dahil ediyor.
Atlantic Council - Millennium Leadership Program:
Doğrudan NATO ve ABD Dışişleri Bakanlığı stratejilerini fonlayan bu düşünce kuruluşu, Türkiye’deki savunma, enerji ve dış politika bürokrasisindeki "geleceği parlak" isimleri keşfedip Washington’a taşımakla görevli.
Marshall Memorial Fellowship (MMF):
Soğuk Savaş yıllarından beri kesintisiz çalışan bu fon, Türkiye’deki genç parlamenterleri ve gazetecileri haftalarca ABD kurumlarında ağırlayarak, kriz anlarında kendi ülkelerinin milli reflekslerini törpülemeyi hedefliyor.
International Visitor Leadership Program (IVLP):
Doğrudan ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından yürütülen bu resmi program; hedef ülkelerde gelecekte bakan, başbakan veya kritik bürokrat olma potansiyeli taşıyan genç siyasetçileri daha kariyerlerinin en başında keşfedip Amerikan devlet mekanizması ve vizyonuyla tanıştırmanın en etkili resmi aracı olarak çalışıyor.
İdeoloji Fark Etmiyor: Sağcı, Solcu, İslamcı...
Bu küresel ağların en tehlikeli özelliği, tek bir siyasi ideolojiye bağlı kalmamaları. Sistemin mimarları için adayın sağcı, solcu, seküler veya muhafazakar olmasının hiçbir önemi bulunmuyor; tek kriter "gelecekte güç sahibi olma potansiyeli." İktidardan da muhalefetten de potansiyelli aktörler aynı havuzda toplanıyor.
Nitekim Türkiye’nin yakın tarihine bakıldığında; Süleyman Demirel ve Bülent Ecevit gibi Soğuk Savaş döneminin sembol liderlerinden, AK Parti kurmayları Abdullah Gül, Ahmet Davutoğlu, Ali Babacan ve Ömer Çelik gibi muhafazakar aktörlere; sivil toplum, akademi ve medyaya yön veren İlber Ortaylı, Kemal Derviş, Ruşen Çakır ve Aslı Aydıntaşbaş gibi seküler/liberal figürlere kadar çok farklı çizgideki birçok isim, kariyerlerinin erken dönemlerinde IVLP, Eisenhower veya Fulbright gibi Amerikan hükûmeti ve vakıfları tarafından fonlanan liderlik ve vizyon programlarında ağırlanmıştır.
Küresel Bilanço Çok Daha Çarpıcı!
Oyunun dünya genelindeki bilançosu ise çok daha ürkütücü boyutlarda. ABD hükûmetinin resmi verilerine göre, bugüne kadar sadece IVLP programından geçmiş 500’den fazla eski veya mevcut devlet ve hükûmet başkanı bulunuyor.
Kariyerlerinin henüz en başında "keşfedilip" daha sonra ülkelerinde tepe noktalara tırmandırılan sembol isimler, küresel çarkın nasıl döndüğünü açıkça kanıtlıyor:
Avrupa Tornası:
İngiltere’de Margaret Thatcher, Tony Blair, Gordon Brown ve Theresa May gibi birbirine zıt kutuplardan gelen başbakanların tamamı daha koltuğa oturmadan önce bu ağa dahil edildi. Fransa’da ise göreve gelir gelmez ülkesini yeniden NATO’nun askeri kanadına döndüren Nicolas Sarkozy, henüz genç bir politikacıyken 1985 yılında aynı tornadan geçirildi.
Kritik Coğrafyalar ve Küresel Kurumlar:
Orta Doğu tarihini kökten değiştirerek Mısır’ı Sovyet ekseninden çıkarıp ABD-İsrail çizgisine çeken Enver Sedat; küresel sol/liberal rüzgarın sembolü haline getirilen Yeni Zelanda eski Başbakanı Jacinda Ardern ve hatta bugün Birleşmiş Milletler’in en tepesinde oturan Genel Sekreter António Guterres gibi yüzlerce isim, küresel elitlerin bu erken fark etme ve yetiştirme programlarının birer mezunudur.
Ajanlık Değil, "Kültürel Uyum" Operasyonu
Şunun altını kalın çizgilerle çizmekte fayda var: Bu programlara katılan isimlerin hepsinin "birebir Amerikan ajanı" olduğu anlamına gelmiyor elbette bu yazdıklarımız. Buradaki asıl tehlike ve mekanizma çok daha örtülü işliyor. Bu tarz küresel ağlar; katılımcılarına küresel sistemle kültürel uyum, ortak çalışma zeminleri, birbirini anlama ve uluslararası projelerde/krizlerde birbirini tercih etme gibi konularda muazzam bir avantaj ve refleks birliği sağlıyor. Doğrudan bir talimata gerek kalmadan, aynı vizyon penceresinden bakılması hedefleniyor.
Böylece, ülkelerindeki seçimleri hangi parti kazanırsa kazansın, tepe yönetimlere daima küresel sistemle uyumlu, Washington eksenli ajandalara itiraz etmeyecek ve kriz anlarında "uluslararası dengeleri" kendi ülkesinin milli çıkarlarının önünde tutacak "tornadan çıkmış" liderler getirilmiş oluyor.
Pierre de Gaulle’ün Fransa özelinde yaptığı bu ifşaat, aslında tüm ulus devletlerin karşı karşıya olduğu "egemenlik devri" tehlikesini ve küresel elitlerin yazdığı tiyatronun arkasındaki görünmez mekanizmayı bir kez daha gözler önüne seriyor.
مقطع ستحاول اسرائيل حذفه من الانترنت بكل الطرق،
شاب أمريكي يكشف عن جواز سفر جدته الذي يعود لعام 1932 الصادر عن القنصلية الأمريكية العامة في القدس عاصمة دولة فلسطين
لم تكن اسرائيل موجودة حينها.
Kırklareli’deki bir festivalde oyuncak satarak harçlığını çıkaran çocuğun çarpıcı sözleri:
Muhabir: Kolay gelsin. Harçlık çıkarmaya mı çalışıyorsun?
Çocuk: Harçlık çıkarmaya çalışıyorum.
Muhabir: Satışlar nasıl gidiyor?
Çocuk: Çok iyi abi.
Muhabir: Okul nasıl gidiyor?
Çocuk: 99 ortalama falan yaptım.
Muhabir: Oğlum Türkiye ortalamasının üstündesin, farkında mısın? Rap dinliyor musun, rap?
Çocuk: Rap tabii, ceza dinlerim.
Muhabir: Ne dinliyorsun?
Çocuk: Ceza.
Muhabir: Lvbel C5?
Çocuk: Yok abi, terbiyesizliği sanat olarak insanlara sunuyor yani. Anlatabildim mi?
Muhabir: Rap'in C5 terbiyesizliği sanat olarak...
Çocuk: Tabii. 4 tane şarkı cümlesine baksan zaten, nasıl anlatayım ki? Üniversiteyi okuyanların %90'ı işsiz, okumayanların %90'ı işli yani. Nasıl anlatayım, öyle bir eğitim sistemi.
Havlasan bile rapçi yapıyorlar zaten.
Muhabir: Başka ne anlatmak istersin şampiyon? Memlekette ne hoşuna gitmiyor?
Çocuk: Memleket, yönetim sistemi, eğitim sistemi... Okula sürüklenerek giden çocukları görüyorum. Yani parçasından tutup götürülen. Gelişmiş ülkelere bakıyorum. Yani koşarak okula gidenler...
(Kaynak: Gece muhabiri)
Dünyanın En Güzel Dağlarına En Bereketli Yaylalarına sahibiz: Hayvancılık Yok.
Her Biri Bir Avrupa Ülkesi Büyüklüğünde Onlarca Verimli Ovamız Var:
Tarım Yok.
Üç Tarafımız Denizlerle Çevrili: Soframızda Balık Yok.
Bu Kadar Yokluk Ancak Sistematik Bir Gayretle Mümkün Olabilir..
Kahramanmaraş’ta bir vatandaş, verimsiz tohumlara karşı mücadelesiyle bilinen Fatih Çolak’tan aldığı ata tohumlarıyla yetiştirdiği domateslerden birini kesiyor şu doğal görüntüye bakar mısınız??
Eğer bu domatesse, pazardan aldıklarımız ne?
🔴 Bill Gates ve Avarelerinin Dünya'ya dayattığı iklim krizi yalanı tamamiyle çökmüş durumda. Ortadoğu'da yıllarca süren kuraklığın sebebini iklim krizi diye dayattılar. Bir radarın yok olmasıyla bölge 50 Yıl önceki haline geri döndü ne nefes almaya başladı. Komplo denilen Yağmur çalma olayının gerçek olduğu ortaya çıktı.