Grok 4 şu an sizin yerinize dijital ürün tasarlıyor, planlıyor ve satış stratejisi kuruyor. Tek yapmanız gereken doğru komutları girmek.
İşte sıfırdan pasif gelir sistemi kurmanızı sağlayacak 18 çılgın prompt.
Fikir ve Pazar Analizi
Her şey ne satacağım? sorusuyla başlar. Zaman kaybetmeyin, analizi AI'a yaptırın.
Prompt 1 (Fikir Üretici): Yeteneklerime ve hedef kitleme göre, 10 saatte üretilebilecek, Gumroad/Etsy talebi olan 10 dijital ürün fikri ver.
Prompt 2 (Acı Noktası Dedektifi): Reddit, Twitter ve Amazon yorumlarını tara. İnsanların en çok şikayet ettiği 15 sorunu ve çözüm aradıkları noktaları listele.
Prompt 3 (Rakip Analizi): Rakiplerin eksiklerini, fiyat stratejilerini ve pazarlama açıklarını bul. Onlardan daha iyi ve premium bir ürün nasıl yaparım?
Üretim ve Tasarım (Tasarımcıya Gerek Yok)
Fikir cepte. Şimdi ürünü inşa etme zamanı. Teknik bilginiz veya göz zevkiniz olmasa bile profesyonel durabilirsiniz.
Prompt 4 (Ürün Taslağı): Bir freelancer'a verdiğimde ne yapacağını anlayacağı detayda, tüm bileşenleri, akışı ve gerekli araçları içeren bir üretim planı hazırla.
Prompt 5 (Tasarım Sistemi): Renk paletleri (hex kodlarıyla), font eşleşmeleri ve görsel hiyerarşi kurallarıyla bana tam bir tasarım rehberi oluştur.
Satış Sayfası ve Fiyatlandırma
Ürününüz harika olabilir ama satamazsanız bir hiçtir. İkna sanatını otomatiğe bağlayın.
Prompt 6: İnsanları durduran bir başlık, sorunu hissettiren bir giriş ve itirazları yok eden bir satış sayfası metni yaz. (Satıcı gibi değil, samimi olsun).
Prompt 7 (Fiyat Hesaplayıcı): Rakip analizi ve satın alma gücüne göre en iyi 3 fiyat opsiyonunu (ve nedenlerini) belirle.
Lansman ve Pazarlama
Sessiz sedasız ürün çıkarılmaz. Gürültü koparmak için strateji şart.
Prompt 8 (Lansman Takvimi): 2 haftalık ısınma turları, lansman günü saat saat paylaşım planı ve takip serisi oluştur.
Prompt 9 (Email Serisi): Güven inşa eden, eğiten ve satışı "iteklemeden" doğal yoldan getiren 5 adımlık e-posta dizisi kurgula.
Prompt 10 (SSS Üretici): Müşteri daha sormadan fiyat veya teknik konulardaki itirazlarını cevaplayan, ikna edici 20 maddelik SSS listesi hazırla.
Prompt 14 (İçerik Stratejisi): Reklam bütçesi harcamadan büyümek için 30 günlük; eğitici, eğlendirici ve satış odaklı gönderi takvimi oluştur.
Otorite ve Gelir Artırma (Daha Fazla Satış)
Müşteriyi bir kez yakaladınız, şimdi sepet tutarını artırma ve sadakat yaratma zamanı.
Prompt 11 (Referans Toplayıcı): Müşterilerden en etkili geri dönüşü almak ve "sosyal kanıt" oluşturmak için özel soru seti ve talep şablonu yaz.
Prompt 12 (Güncelleme Haritası): Ürünü canlı tutmak ve sürümü yükseltmek için 90 günlük geliştirme ve iletişim planı yap.
Prompt 13 (Upsell Tasarımcısı): Ana ürünü tamamlayan, hazırlaması %25 efor harcayan ama geliri ciddi oranda artıran ek ürünler tasarla.
Otomasyon ve Sistem Koruma (Pasif Gelir Modu)
Sistemi kurduk. Şimdi makineyi yağlayalım ve siz uyurken de çalışmasını sağlayalım.
Prompt 15 (İade Önleyici): Müşteriye "hızlı kazanım" sağlayan rehberlerle iade oranını düşür ve memnuniyeti artır.
Prompt 16 (Affiliate Programı): Başkalarının sizin ürününüzü satması için motive edici, kârlı bir komisyon ve ortaklık sistemi kur.
Prompt 17 (Paket Stratejisi): Farklı ürünleri mantıklı şekilde birleştirip (Bundle) ortalama sipariş değerini yükselt.
Prompt 18 (Bakım Sistemi): Gelirin kesilmemesi için çeyrek dönemlik kontrol, güncelleme ve pazar analizi listesi yap.
Bu 18 prompt, aslında işletmenizin 18 farklı departmanı gibi çalışıyor.
Üretim > Pazarlama > Satış > Destek.
Hepsini Grok 4 (veya güçlü bir LLM) ile tek ekrandan yönetebilirsiniz. Artık "nereden başlayacağım" bahanesi yok.
Listeyi KAYDET ve adım adım uygula.
Contundente y honesta mirada a la psique femenina en la dependencia emocional y en la reparación de una misma la que compone la debutante Lilja Ingolfsdottir en #Loveable. Film que irradia madurez y uno de los personajes femeninos del año; excelente Helga Guren. ⭐⭐⭐⭐ 8/10
HELAL VE HARAM.. (çok güzel bir hikaye)
Gencin birisi Kabe’de hep,
– “Ey doğruların yardımcısı olan Allah’ım, Ey haramdan sakınanların yardımcısı olan Allah’ım, sana hamdü sena ederim,” diye dua eder.
Bu durum herkesin dikkatini çeker. Birisi:
– “Neden hep aynı duayı yapıyorsun, başka birşey bilmiyor musun?,” der.
O da anlatır:
Yedi sekiz sene önce yine Kabe’de iken içi altın dolu bir torba buldum. Tam bin altın vardı. içimden bir ses:
– “Bu altınlarla, şunları şunları yaparsın” diyordu. Hayır dedim kendi kendime. Bu benim değil. Başkasının malı, kullanmam haram olur dedim. Bu sırada birisi
– “şöyle bir torba bulan var mı?” diye bağırıyordu. çağırdım onu.
– “Nasıl bir torbaydı? içinde ne vardı?” diye sordum. Torbayı tarif etti ve “içinde bin altın vardı” dedi.
– “Torban burada.” diyerek verdim. Adam torbayı açıp bana otuz altın verdi. Pazara gittim. Temiz yüzlü genç bir esiri överek satıyorlardı. Gencin temizliği dikkatimi çekti. Yanlarına gittim,
– “Bu köle için ne istiyorsunuz?” dedim. “Otuz altın dediler”. Adamdan aldığım otuz altını verip genci satın aldım. Bir iki yıl geçti. Genç çok çalışkan, çok edepli idi. Onu aldığıma çok memnun olmuştum. Bir gün onunla giderken karşıdan iki üç kişi geliyordu. Genç bana dedi ki,
– “Efendim, ben Fas emirinin oğluyum. Bu gelenler babamın adamları. Beni buldular. Senden beni satın almak isterler. Sen iyi bir insansın. Onlara otuz bin altından aşağıya satma.” dedi. O kişiler yanıma geldi.
– “Bu esiri bize satar mısın?” dediler. “Satarım.” dedim. “Altmış altın verelim.” dediler. Ben de “Olmaz.” dedim.
– “Sen bunu pazardan otuz altına almadın mı? Biz sana iki mislini veriyoruz” dediler.
– “öyleyse gidin pazardan alın.” dedim. Arttıra arttıra yirmibin altına kadar çıktılar. Otuzbin altından aşağı olmaz dedim. çaresiz kabul ettiler. Ben o otuzbin altın ile işyerleri açtım. Ticaret yaptım. Daha çok zengin oldum. Bir gün bana arkadaşlarım,
– “çok zengin bir ailenin iyi bir kızı var. Babası yeni vefat etti. Onunla seni evlendirelim.” dediler.
– Ben de “Olur.” dedim. Nikah kıyıldı. Deve yükleri çeyizini getirdiler. çeyiz arasında bir torba dikkatimi çekti. Kıza, “Bu nedir?” dedim.
– “içinde 970 altın var. Babam Kabe’de bunu kaybetmiş. Bulan gence otuzunu vermiş. Kalanını da bana hediye etti. çeyizine koyarsın dedi” diye anlattı.
Demek ki bulduğum altınlar benim rızkım imiş. Vermese idim haram yoldan gelecekti. şimdi helal yoldan yine bana geldi.
Bana yardım edip haramlardan koruyan, nice nimetler ihsan eden yüce Rabbim’e hamd ederim.
BÖLÜM 4 : HİÇLİK MAKAMI (THE VOID) - MADDEYİ TERK ETMEK
UYARI: Bu bölüm, egonuzun ölüm fermanıdır.
Eğer "Ben şu kişiyim, şu işi yapıyorum" diye kimliğinize sıkı sıkıya sarılıyorsanız, burada nefes alamazsınız.
BURASI "HİÇ KİMSE" (NO BODY) OLDUĞUN YERDİR.
🔻 1. NEWTON HAPİSHANESİNDEN FİRAR (3D DÜNYA)
Senin şu an yaşadığın dünya (3. Boyut), "Uzay-Zaman" (Space-Time) dünyasıdır.
Burada her şey "Madde"dir.
Burada bir şeyi elde etmek için, bedenini (maddeyi) uzayda hareket ettirmen gerekir.
İşe gitmen, ter dökmen, beklemen gerekir.
Bu dünya yavaştır. Yoğundur. Yerçekimi vardır. AĞIRDIR.
Burada "Neden-Sonuç" yasası işler.
Sen madde olarak, maddeyi değiştirmeye çalışıyorsun.
Bu, bir duvara kafa atarak duvarı yıkmaya benzer. Sadece başın ağrır.
BİZİM HEDEFİMİZ: 5. BOYUT (ZAMAN-UZAY).
Orası kuantum alanıdır. Orada madde yoktur. Sadece FREKANS vardır. Orada "Zaman" sonsuzdur.
Her şey "Şimdi"de olur.
2. PARÇACIK VS. DALGA (GÖZLEMCİ YASASI)
Kuantum fiziğinin en büyük sırrı şudur: Dikkatini maddeden (Bedeninden, insanlardan, eşyalardan, sorunlardan) çektiğinde; Sen artık bir "Parçacık" (Madde) değilsin. Sen bir "DALGA"SIN (SAF ENERJİSİN).
Sorunlarına (Borç, Hastalık, Ayrılık) odaklandığın sürece; onları "Gözlemlersin" ve onları katı birer gerçeklik (Parçacık) olarak hayatında dondurursun.
Onlara enerji verirsin, onları beslersin.
Ama gözlerini kapatıp, o zifiri karanlık boşluğa (THE VOID) odaklandığında; Bedenini unutursun.
Adını unutursun. Zamanı unutursun.
İşte o an, bir "Parçacık" olmaktan çıkıp, okyanusa karışan bir su damlası gibi "BİRLEŞİK ALAN"A (UNIFIED FIELD) karışırsın.
Tasavvuf buna "FENAFİLLAH" der. (Birlikte yok olmak). Simülasyon teorisinde buna "SERVER ODASINA GİRİŞ" denir.
3. KARANLIKTAN KORKMA: ORASI "RAHİM"DİR
Meditasyonda gözlerini kapattığında gördüğün o sonsuz siyahlıktan korkma.
Orası "Boşluk" değil. Orası "POTANSİYEL".
Orası, henüz maddeye dönüşmemiş enerjinin kaynağıdır.
O karanlıkta; Hasta değilsin. Fakir değilsin. Terk edilmiş değilsin. Orada sadece SAF BİLİNÇSİN.
Sen "Hiç Kimse" (Nobody) olduğunda; egon aradan çekilir. Parazit biter.
Ve sistemin (Allah/Kuantum Alanı) ana işletim sistemine bağlanırsın.
İyileşme burada başlar. Yaratım burada başlar. Çünkü araya giren o "Mızmız Egon" artık yoktur.
4. BİYOLOJİK GÜNCELLEME (GENETİK SİNYAL)
Sen o "Hiçlik" alanında kaldığında, beynin Alfa ve Teta dalgalarına iner. Analitik zihin (Bekçi) uyur. Bilinçaltı kapısı sonuna kadar açılır.
O alanda hissettiğin yüksek duygular (Bütünlük, Aşk, Özgürlük); Senin DNA'na yeni sinyaller gönderir.
Bedenin, fiziksel olarak hiçbir şey yapmasan bile; o enerjiyi "Gerçek" sanar.
Genlerin yeniden yazılır. (Epigenetik).
Sen o karanlık odada sadece oturmuyorsun. Sen o odada, GELECEKTEKİ BEDENİNİ İNŞA EDİYORSUN.
5. UYGULAMA: FİŞİ ÇEKMEK
Bugün, o "Biri Olma" (Somebody) sevdasından vazgeç.
Önemli biri olmaya çalışma. HİÇ KİMSE OL.
Otur. Gözlerini kapat.
Bedeninin sınırlarının silindiğini hisset.
Odanın duvarlarının silindiğini hisset.
Dünyanın silindiğini hisset.
Sadece o sonsuz, kadife gibi siyah boşlukta asılı kalan bir bilinç olduğunu hisset.
O boşlukta rahatla. O boşlukta kal. Ne kadar uzun süre "Hiç Kimse" olarak kalırsan; o kadar güçlü bir "Biri" olarak geri dönersin.
Eski kimliğini kapıda bırakmadan, Tapınağa (Kuantum Alanına) giremezsin.
6. SON UYARI: KAPIYI KİM AÇABİLİR?
Kuantum alanı; dopamin bağımlısı, 10 saniyede bir eline telefon alan, zihnini susturamayan adamın volta atacağı bir yer değildir. Oraya girmek "ZİHİNSEL KAS" ister.
Unutma; Tohumlar karanlıkta büyür.Karanlıkla barışık ve alışık olmak zorundasın.
Zihni savaş alanına dönmüş, iç çatışmalarla boğuşan bir adam; ne bir yaratım gerçekleştirebilir ne de düşüncesinin gücünü kullanabilir.
Önce o içsel sükuneti sağlayacaksın.
Bu bir tercih değil, DİSİPLİNDİR.
ERTELEME HASTALIĞININ GERÇEK SEBEBİ TEMBELLİK DEĞİL
Hepimiz aynı büyük yalanın kurbanıyız: Yarın başlarım. Ama o yarın asla gelmiyor çünkü sorun iradenizin zayıf olması değil, zihninizdeki navigasyonun bozuk olması...
Çoğu kişi sürekli erteliyor çünkü içindeki o "beyin sisi" yüzünden önünü göremiyor. Eğer kendinizi her pazartesi aynı döngüde buluyorsanız, muhtemelen şu 3 şeyden yoksunsunuz: Berraklık, Vizyon ve Net Hedefler.
Motivasyon, sabahları aniden gelen bir vahiy değildir; bir sistemin sonucudur. Eğer hayatınızın direksiyonuna geçmek istiyorsanız, bu 5 adımlık berraklık protokolünü uygulamak zorundasınız:
1. Niyetini Anla: Motivasyonun yakıtı niyettir. Neden o işi yapmak istediğinizi gerçekten bilmiyorsanız, beyniniz enerji tasarrufu moduna geçer ve sizi koltuğa çiviler.
2. Değerlerini ve Arzularını Tanımla: Hedeflerinizde berraklık istiyorsanız, önce sizi neyin ateşlediğini bulmalısınız. Başkasının hayaliyle sizin motorunuz çalışmaz.
3. Hedefleri Yazıya Dök: Zihinde kalan her şey sadece bir dilektir; kağıda dökülen her şey ise bir ODAK noktasıdır. Yazmadığınız her hedef, dikkatinizi dağıtan birer gürültüdür.
4. Hedefleri Parçala: Dağa bakarsanız yorulursunuz, adımlarınıza bakarsanız tırmanırsınız. Büyük hedefleri küçük hedeflere bölmek, durdurulamaz bir Momentum ve Akış yaratır.
5. Gelecekteki Seni Görselleştir: Günlük tutarak veya zihninde canlandırarak o gelecekteki sen ile bağ kurmak, gerçek ilerlemeyi getirir.
Türkiye’de genellikle kısmet deyip geçiyoruz ama aslında bu süreç tam bir mühendislik işi. Erteleme, aslında beyninizin "nereye gideceğimi bilmiyorum, o yüzden yerimde kalıyorum" deme şeklidir. Eğer rotayı netleştirmezseniz, dünyanın en güçlü motoruna sahip olsanız bile bir mil gidemezsiniz.
Günün sonunda olay şu: Ya siz zihninize bir harita verirsiniz ya da zihniniz sizi konfor alanınızda rehin tutar.
OKUDUĞUNUZ HER ŞEYİ UNUTMANIZIN SEBEBİ ZEKİ OLMAMANIZ DEĞİL, BEYNİNİZİ BİR ÇÖPLÜK GİBİ KULLANMANIZ.
Saatlerce kitap okuyup, podcast dinleyip, YouTube videolarını 2x hızda izliyorsunuz ama bir hafta sonra elinizde koca bir sıfır kalıyor. Bilgi obezisiniz ama zihniniz açlıktan ölüyor.
Öğrenme iki aşamalı bir süreçtir: Tüketim ve Sindirim. Çoğu kişi ilk aşamada boğuluyor; daha hızlı okumaya, daha çok dinlemeye çalışıyor. Oysa önemli olan beynine ne girdiği değil, orada neyin kaldığıdır.
Eğer sindirim yapmadan tüketmeye devam ederseniz, buna “zihinsel kusma” diyoruz. Yapılan araştırmalar, sindirilmeyen bilginin %90'ının uçup gittiğini gösteriyor.
İşte Beyninizi Hackleyecek PACER Sistemi:
1. P - Procedural (Yöntemsel): Bu, nasıl yapılır bilgisidir. Kod yazmak, dil öğrenmek veya bir enstrüman çalmak gibi. Buradaki hata not alıp haftalarca ezberlemektir. Kural net: Hemen uygula. Eğer o an pratik yapacak vaktin yoksa, o bilgiyi tüketmeyi hemen bırak.
2. A - Analogous (Benzeşimli): Yeni bilgiyi eski bildiklerinle bağlama sanatı. Örneğin; kas kasılmasını bir yüzme tekniğine benzetmek gibi. Ama sadece benzetme yapma; o benzetmeyi eleştir. Bu benzerlik nerede kopuyor? Farkları ne? diye sormak, bilginin kök salmasını sağlar.
3. C - Conceptual (Kavramsal): Bilginin ne olduğu ve kavramlar arası ilişkilerdir. Beyin lineer (çizgisel) çalışmaz; bir ağ gibi çalışır. Bu yüzden not alırken "zihin haritaları" kullanmalısın. Uzmanlar bilgiyi kelime kelime değil, bir örümcek ağı gibi birbirine bağlı görürler.
4. E - Evidence (Kanıtlar): İstatistikler, tarihler, özel isimler... Bunlar kavramları somutlaştırır. Önce kavramı anla, sonra bu kanıtları üzerine inşa et. Bunları hemen kaydet ama provasını sonra yap.
5. R - Reference (Referans): Ezberlenmesi gereken ama çok da kritik olmayan detaylar. (Örn: Matematiksel sabitler). Bunlarla beynini yorma; bir ikinci beyin sistemine at ya da flashcard uygulamalarıyla boş zamanlarında tekrarla.
Özetle
1. Not alarak vakit kaybetme, o an hemen pratik yapıp dene.
2. Klasik liste şeklinde not alma; örümcek ağı gibi birbirine bağlı şemalar çizerek kavramlar arası bağ kur.
3. Bunları o an ezberlemeye çalışma, beynini yorma. Bir nota kaydet ve akşamına hızlıca göz at.
4. Altın Kural, eğer o bilgiyi o an işleyemiyorsan (vaktin veya harita çizecek kağ��dın yoksa), okumayı/izlemeyi bırak. Çünkü sindirilmemiş her bilgi, yarın unutacağın bir zihinsel çöptür.
Mutlaka kaydedin lazım olur..
BİRİNİ SEVMEYİ 12 DAKİKADA BIRAKMANIZI SAĞLAYACAK O SOĞUK SİSTEM
Çoğu insan birini unutmanın aylar, hatta yıllar sürdüğünü sanıyor. Oysa gerçek, sadece 12 dakikalık vahşi bir dürüstlük seansında gizli...
Aşk acısını bir kader gibi yaşamak yerine, onu zihninizde nasıl imha edebileceğinizi anlatan bu psikolojik yaklaşım, romantik illüzyonlarınızı yerle bir edebilir.
Psikoloji Profesörü Arthur Aron’un ortaya koyduğu Romantizasyonu Yok Etme Protokolü, aşkın sadece kutsal bir duygu değil, aynı zamanda manipüle edilebilir kimyasal bir tepki olduğunu savunuyor. Bu teze göre biz aslında o kişiye değil, zihnimizde onun hakkında yarattığımız kusursuz fikre aşık oluyoruz.
Şu 6 soruyu sormanız ve cevapları kağıda dökmeniz gerekiyor:
1. Somut Gerçeklik: Bu insan her gün benim için gerçekten ne yapıyor? "Beni seviyor" demesi bir eylem değildir. Somut davranışlarını düşünün; eğer bir iki şeyden fazlasını sayamıyorsanız, siz ona değil, onunla ilgili anılarınıza aşıksınız.
2. Yeniden Seçim: Bugün sahip olduğunuz tecrübe ve bilgiyle o insanla ilk kez karşılaşsaydınız, onu yine seçer miydiniz? Kendinize karşı dürüst olun.
3. Fedakarlık Dengesi: Onun için kaç kez sınırlarınızı aştınız? Peki o sizin için kaç kez yaptı? Eğer listede 10 kereden fazla hep siz fedakarlık yaptıysanız, bunun adı aşk değil, kendini feda etmektir.
4. Benzersizlik Sorgusu: Bu ilişkiden aldığınız neyi arkadaşlarınızdan, ailenizden veya kendinizden alamazsınız? Eğer gerçekten benzersiz bir şey yoksa, neden oradasınız?
5. Karakter Analizi: Onun yanındayken nasıl birine dönüştünüz? Daha mı iyi oldunuz, büyüdünüz mü yoksa zamanla küçülüp kendinizden mi uzaklaştınız?
6. Dış Gözlem: En yakın arkadaşınız sizin yerinizde olsaydı ve tüm bunları yaşasaydı, ona ne derdiniz?
Sistem Şöyle İşliyor: Bu cevapları yazın ve 24 saat sonra tekrar okuyun. Eğer okurken canınız acıyorsa, bu kabullenme sürecindesiniz demektir. Ama içinizi bir huzur kaplıyorsa, o zincirleri gerçekten kırmışsınızdır.
Gerçek aşk dürüstlükten sağ çıkabilir ama aşk yanılsaması asla bu kadar soğuk bir mantığa dayanamaz. Türkiye'de "vazgeçemem" dediklerimiz genelde sadece alışkanlıklarımız oluyor.
Özetle:
Unutmak için yıllarca beklemeyin; kağıdı kalemi alın ve yukarıdaki 6 soruyu cevaplayıp 24 saat sonra kendinizi dışarıdan bir gözle izleyin. Eğer o kişiyi bugün ilk kez tanısaydınız ve yine seçmeyecekseniz, kendinizi bir hayalete hapsetmişsiniz demektir. Karar sizin.
Meta reklam derdi çekenler toplanın.
Şimdi o kadar bilgi aktardık. hep teoride kaldı alın size 3 gün önce önüme düşen reklama yaptıklarım.
Müşteri Türkiye'nin bir ilinde faaliyet gösteren bir güzellik merkezi. günlük 900 tl reklam bütçesi var. bunun 750 tlsini mesaj kampanyasına ayırdık 50si etkileşim 100 tlsi profil ziyareti.
1- size anlattıklarım dışında hiçbir şey yapmadım.
2- ilk olarak 150 150 bölünmüş bütçeyi konsolide ettim.(bunu işletmeye sordum. yeter ki iş gelsin, ne hizmeti sattığımızın önemi yok dediler.) tek bir mesaj kampanyası, 750 tl bütçe ile yeniden oluşturuldu.
3- Sadece bulunduğu ili kadınlar olarak hedefledim. yaş aralığı 18-50.
4- 20 tane kreatif kullandım. (önceki reklamda iyi performans gösterenleri aldım ve yeni kreatifler ekledim)
5- Henüz 50 aksiyon almamasına rağmen ortalama maliyet 120 tlden 62 tlye geriledi bile(tahminim 50nin altına düşeceği).
6- Maliyet düşünce müşteri 2 katı mesaj almaya başladı. (aynı paraya daha çok mesaj. belki de 2-3 hizmet fazladan sattı ve hizmet parasını çıkardı bile)
Peki şimdi ne yapıcam? 7 gün dolduktan sonra size attığım reklam kısmını açıcam. ilk olarak yüksek maliyetli kreatiflere bakıcam. mantıklı bir maliyet mi değil mi? ona göre kapatıcam ya da açık bırakıcam. ardından CTR sütununu açıcam. insanların hoşuna gitmeyenleri bulmak için %1 CTR altındakileri kapatıcam.
Bunun ne faydası olacak peki? şuan fırsat bulamamış, para harcayamamış reklam kreatiflerine 2. bir şans vermiş olucaz. bu döngü böyle 7 günde bir dönecek sıklık 3ü görene kadar. Sıklığı 3 olanların maliyeti artacaktır. yerine yeni kreatif koyulması gerekir.
böyle bir ajans hizmetininin bedeli ne kadar bugünlerde? 20? 30? 40bin? yok abi bu kitabın kuralları. sadece kitabın kurallarını uyguladım. kitabın kurallarını uygulaması için ajansınıza saçma paralar vermeyin.(%80'i uygulamıyor bile.) ben size yolu bedava gösteriyorum.
Not: kreatifler için @higgsfield_ai test ediyorum. e-ticaret için click-to-ad (https://t.co/Gi5Na3p7iS) yapısını kullanmıştım. güzel sonuç vermişti. bu sefer ugc-studio'yu kullandım(https://t.co/TeeFh2oRnl). hizmet sektörü için sonuçları merakla bekliyorum.
Canım Takipçilerim
12 Burç yani 12 ev özetle 12 hayat alanınız var
Satürn her evde ve her hayat alanında 2 buçuk sene kalıyor
Satürn 30 yılda bir aynı Eve geliyor
Satürn geldiği ev, alan ve konuda 2 buçuk sene olgunlaşma, erdemleşme, sabır, bilgeleşme veriyor ve karmalarınızı size ödetiyor.
Yapacak birşey yok! İçine doğduğunuz Dünya sisteminin kuralı bu!
Bunun yanında Jüpiter her evde 1 yıl kalıyor ve 12 yılda bir aynı yere geliyor ve rahatlatıyor mutlu ediyor, özgürleştiriyor ve mutlu ediyor 😍
Hayat bu 😉
Sizi seven bir Can…