Feyz dergisinin yeni sayısı insana ve maneviyata dair dopdolu bir içerikle yayınlandı.
Hızlı dünya gündemi yeterince baş döndürücü… Savaşlar, doğal afetler, Türkiye’yi sarsan depremin yaralarının sarılma çabaları, uzaya kadar sarkan devletlerarası yarış, teknolojinin hızlı yükselişi, ekonomilerdeki büyük sarsıntılar vs. her biri oldukça düşündürücü… Yaşamak ve huzur arayışı insanın vazgeçilmez özlemi… Her şey insan unsurunda kilitleniyor.
Bu sayımızda ilim, irfan ve hikmet ehli Şenel İlhan Beyefendi’nin “Tegafül” ahlakına dair güçlü değerlendirmeleri yazar Nail Başeski tarafından okurlar için derlendi. Güzel ahlakla ilgili bir ders, bir eğitim almamasına, bu konuda bir hocasının olmamasına rağmen, kendisinden sadır olan davranışlar, çoğu daha önce örneği olmayan ilk davranışlar olması hasebiyle ayrı bir mucize özelliği veya karakteri taşıyan Hz.Muhammed (s.a.v.)’in tegafül konusundaki tutumu anlatılıyor. Verilen örneklerde bir kişinin kendisine yapılan ufak tefek eleştirileri, kınamaları, hatta hakaretleri duymazdan, görmezden, bilmezden gelmesi anlamını taşıyan tegafül, insan ilişkilerinin önemli bir ahlaki boyutu…
“Hakikate Kör Gözler” başlıklı makale ise Şenel İlhan Beyefendi’nin oğlu olan Şenel İlhan’a ait. Kendisi bir hukuk öğrencisi. Özenilesi bir olgunluk, kemâlat ve ferasete sahip olan yazar, günümüzdeki itikad sorularına kuşatıcı bir şekilde, bilimin ışığında açıklamalarla okurlara tam bir itikad ziyafeti çekiyor… Allah (c.c.) razı olsun…
Doç.Dr.Abdullah Muratoğlu ile yapılan söyleşide Nûr Suresi 45.ayet, Furkān Suresi 54.ayet, Bakara Suresi 164.ayetten bahisle “Kur’an’da Su” konusu geniş bir şekilde işlenmektedir. Gerçekten güzel bir içeriğe sahip…
Doç. Dr. Ayşe Esra Şahyar ile yapılan söyleşide ise hadisler ekseninde değerler, ahlak ve insan ilişkileri somut örneklerle ele alınıyor. Tevazu, kadın hakları ve komşu hakları, işlenen konulardan birkaçı. Abdullah Usame Korkut ile “İlham” konusunu enine boyuna konuştuk. Söyleşide, bu bilginin ve ilmin, sahih olması noktasında Allah’ın kitabına ve Hz. Peygamber’in (s.a.v.) sünnetine uygunluğu, vahiyden farkı gibi konular üzerinde duruluyor.
Abdulkadir Yılmaz’ın “Gizemli Bir konu: Kader” başlıklı makalesinde ise “Ehl-i sünnetin itikad imamları İmam Mâtüridî ve İmam Eş’arî kader konusunu, hem Kur’ân ve sünnete, hem akla, mantığa, hem hayatın gerçeklerine ve yaşanmış tecrübelere dayanarak güzel bir orta yolda buluşturmuş ve böylece ne ilahi irade göz ardı edilmiş, ne de insanların cüz’i iradeleri yok sayılmıştır. Dolayısıyla ehl-i sünnet imamlarınca kader konusu, hem bu dünyanın imtihan formatına, hem ilahi irade ve ilahi adalete uygun bir şekilde güzel bir mantığa ve matematiğe oturtulmuştur.” düşüncelerine yer veriliyor.
Hoşçakalın, sevgiyle kalın…
GAZZE HALKININ AHI ALLAH’IN GAZABI OLACAK
İlim İrfan ve Hikmet Ehli Şenel İLHAN
Bazı şeyler apaçıktır, apaçık olanı tartışmak ise, aptallıktan değilse bile, kesinlikle alçaklıktandır!
Ben eminim ki şu koca ve kocamış dünyada, bir tane bile normal zekâya sahip ve en asgari düzeyde ahlakı ve vicdanı olan ve hangi din, siyasi görüş veya ideolojik duruşa sahip olursa olsun; hiçbir insan; Şu Zalim, Katil, Terörist, İsrail’in Filistinlilere on yıllardır yaptıkları insanlık dışı zulümleri inkâr edemez, normal göremez ve kesinlikle fıtraten reddeder…
Yani bu apaçık bir gerçek ve tartışılması bile akla ziyan ahlaka ve insanlığa ters, utanç verici bir adaletsizlik ve bir o kadar da saçmalıktır!!!
Şimdi mesele bu kadar apaçık ortada iken, Gazze tüm dünyanın gözü önünde yok edilirken, Ahlak ve akıl özürlü Joe Biden, “İsrail’e vur! Yok et Gazze’yi. Her türlü zulüm ve her tür pislik ve barbarlık serbest…” dercesine destek açıklamaları yapması, hiçbir erdemi ve ahlakı olmayan zavallı ilkesiz, ilkel Avrupa’nın da aynı ağızla zulmü desteklerine rağmen; sözün bittiği ve fiili olarak bu zulme karşı ne yapabilirizin hesabını yapma zamanı artık gelmedi mi?
Artık sözün bittiği yerde değil miyiz?
Yani tüm dünyanın ahmaklığı ve alçaklığı seçtiği bu zulüm karşısında, artık Allah için bişeyler yapmanın en çok bu millete yakıştığı ortada değil mi?
Rahmetli cennet mekân büyük mücahit Necmettin Erbakan Hocanın da dediği gibi “Bu İsrail lâftan sözden anlamaz, o güçten anlar.” sözü işte sözün bittiği yer değil midir? Sözün özü: Artık sıkıcı ve işe yaramaz gevezeliği bırakıp Devletin yetkilileri bi şeyler yapmalı ve aç, susuz, yaralı biçare bırakılmış gece gündüz tepelerine bomba yağdırılan Gazze halkının ahı Allah’ın Gazabı olmadan acil, hemen bişeyler, gerçekten bişeyler yapılmalıdır…
Biz her zaman her durumda hazırız ve şehadet her zaman en güzel hayalimiz.
Ancak, özellikle bu kaos zamanında, bireysel anlamda hiç kimse devlete rağmen Filistin’e savaşa, cihada gitmeye kalkmamalı ve bu salaklığı da, asla cihat falan da sanmamalıdır…
Yarın ne gösterir bilinmez ama gerekirse ve Allah nasip ederse, şehadet aşkı ile yanan her Müslüman için makul zaman ve uygun zemin ve devletimizin önderliğinde bir iş düşerse, her Müslüman evladı da buna hazır ve gönüllü olmalıdır!!!
#Filistin #Gazze
Kutsal bir sırrın kadim bekçileri fetihten kalan emaneti koruyor!
Eşi benzeri olmayan bir aksiyon...
Adanış: Kutsal Kavga TV'de ilk kez şimdi atv'de! #AdanışKutsalKavga
İzlemek için➡️https://t.co/zr2lyazzeT
Kutsal bir sırrın kadim bekçileri fetihten kalan emaneti koruyor!
Tehlikeli hesaplaşma hiç bitmiyor. Eşi benzeri olmayan bir aksiyon...
Adanış: Kutsal Kavga TV'de ilk kez bu akşam 20.00'de atv'de!
#AdanışKutsalKavga
Soluksuz izlenen sıra dışı bir macera!
İşte Adanış: Kutsal Kavga hakkında tüm detaylar...
Adanış: Kutsal Kavga TV'de ilk kez bu akşam 20.00'de atv'de!
#AdanışKutsalKavga
Kutsal bir sırrın kadim bekçileri fetihten kalan emaneti koruyor!
Tehlikeli hesaplaşma hiç bitmiyor. Eşi benzeri olmayan bir aksiyon...
Adanış: Kutsal Kavga TV'de ilk kez Perşembe 20.00'de atv'de!
#AdanışKutsalKavga
İnsan Ya Allah’a Dost Olmalı Ya Dost Olma Yolunda Ömür Geçiren
İlim İrfan ve Hikmet Ehli Şenel İLHAN
İnsan ya Allah’a dost olmalı ya dost olma yolunda ömür geçiren… Ama hem ahlaksız hem nakıs ve hem de tembel olduğu halde evliyalık, taslamamalı!.. Bunun en büyük günahlar işleyen fasıklardan daha büyük fasıklık, ahlaksızlık ve günahkârlık olduğunu bilmeli ve bu durumdan derhal tevbe edip Allah’ın gazabını üzerine çekmemelidir. İmansız gidenlerin çoğunun bu tür adaletsiz zalimlerden çıktığını, hiç ama hiç akıldan çıkarmamalıdır…
Haddini bilmeli ve kendini bilmelidir! Doğru yol budur… Doğruluk budur... Haddini bil, kendine hayali velayet icazeti verme yanlışından dön!..
Güzel ahlak sahibi olmak, merhamet, cömertlik, ihlas, yiğitlik gibi Allah’ın sevdiği özellikleri kazanmak için çalış ve bu çalışma işini, kesinlikle dünyadaki her işinden daha önemli ve ciddiye alarak yaşa... Hiçbir dünya işi seni bu amaç ve idealinden gaflete sokmasın ve kesinlikle bu değişme ve dönüşme davandan asla vazgeçme!.. Bu yolda yaşa ve bu yolda öl…
Allah’ın yardımıyla başarırsan ne ala, yok başaramazsan bu yolda yaşayan ve mücahede eden kişilerden olup peygamberlerle, velilerle haşr olursun şüphen olmasın…
Ama sakın, fasık ve ahlaksız olduğun halde manevi makamlar iddiası hayali ve hadsizliğine düşme... Ne kadar kötü adam olursan ol, bu kadar düşme…
En büyük günahlara düşsen de, Allah yolunda, ona dost olma yolunda çalışmayı bırakacak kadar alçalma, bu kadar asla düşme ve Allah’tan vazgeçmenin, Allah dostlarından uzaklaşmanın, nefsanî özgürlük gibi duran alçaklığını, özgürlük sanma mahkûmiyeti ve mahrumiyetini ve zilletini asla kabullenme... Bu kadar da düşme!..
Kalk tevbe et ve adam olma, Allah adamı olma yolunda, çalışmaya başla... Sakın ola ki, her ahmağı ve başı sarıkla, yüzü mübarek sakalla süslü ama kalbi harap, merhametsiz, sevgisiz, korkak, zibidileri de Allah dostu ve veli sanma!
Yarın mahşer günü, “Neden bu yaratığı benim dostum sandın da, gerçek dosttum olan falanca zatı düşman edindin veya ondan kaçarak uzaklaştın?..” sorusuna muhatap olacağını ve ümmetin çoğunun da böyle kaybedeceğini, hiç ama hiç unutma!..
Sakın ola ki asla bu kadar alçalma, ahmaklaşma ve düşme… Düştüysen de kalk…
Tevbe et ve sakın bi daha asla düşme!..
#allahdostu #merhamet #cömertlik #ihlas #yiğitlik #haddinibilmek #merhametsiz #sevgisiz #korkak #tevbe
#feyzdergisi #evladırasul #ehlibeyt #seyyid #şenelilhan #ilimirfanvehikmetehlişenelilhan
Müslümanın Bir İmajı Olmalı
Şenel İLHAN Beyefendi'nin Sohbetinden
Kılık ve kıyafetimizle, oturmamız ve kalkmamızla, konuşmamız ve kültürümüzle, nezaket ve inceliğimizle, temizliğimizle ve her şeyimizle dışarıdan nasıl göründüğümüz, nasıl bir imaj bıraktığımız bir Müslüman için çok önemlidir.
Bunu önemsememek ihlâs olamaz veya ihlâslı olmaya çalışmak için bunlardan taviz vermek de uygun olamaz.
Çünkü bir Müslüman her şeyden önce İslam’ı temsil ettiğini ve dışarıdan “Bu kişi bir Müslüman.” denildiğini asla unutmamalı.
Önce İslam’ın izzet ve şerefini, sonra da kendi şahsiyet ve haysiyetini koruması gerektiğini asla unutmamalıdır.
Makalenin tamamına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
https://t.co/B92i6ftpXx
#Allah #HzMuhammed #islam #Kabe #Resulullah #imaj #kültür #Müslüman #hadis #tasavvuf #şeref @feyzdergisi #seyyid #şenelilhan
Kerbelâ şehidi Hz. Hüseyin’i rahmetle yâd ediyoruz. Makamı âlî, mekânı Firdevs olsun.
“Hüseyin bendendir, ben de Hüseyin’denim! Allah Teâlâ, Hüseyin’i seveni sever. Hüseyin esbâttan/torunlardan biridir.” buyurdular. (İbn-i Mâce, Mukaddime, 11/144; Ahmed, IV, 172)
“Hasan ile Hüseyin’i seven kesinlikle beni sevmiş olur. Onlara buğzeden ise bana buğzetmiş olur!” (İbn-i Mâce, Mukaddime, 11/143)
Ben sizin aranızda iki ağır, paha biçilmez emanet bırakıyorum. Bunlara sımsıkı sarıldığınız sürece asla sapıtmazsınız: Allah’ın kitabı ve Ehl-i Beytim. (Tirmizî)
Rasulüm, onlara de ki: Ben tebliğ görevime karşılık, sizden bir ücret istemiyorum, sadece Ehl-i Beytime sevgi göstermenizi istiyorum. (Şûrâ,42/23)
#evladırasul #ehlibeyt #aliaba #hzhüseyin #hzhasan #kerbela
#feyzdergisi @feyzdergisi
Hicret, insanlığa inen Nur’un hurucundaki kilometre taşlarından biri… Hicret, Allah’ın ve O’nun son nebisi Hz. Muhammed’in (s.a.s.) yolunda yürümenin fiili ifadesi… Hicret, İslam’ın nurunu tamamlamak için atılan ilk adımlardan biri… Hicret, “sirâta-l mustakîm” üzere yapılan kutlu bir yolculuk…
Hicret, Hz. Ömer’in halifeliği döneminde, Hz. Ali’nin teklifiyle hicrî takvimin başlangıcı sayılmış. 1 Muharrem İslam âleminde hicrî takvimin başlangıcı olarak kabul görmüştür.
Tüm İslam âleminin hicrî yılbaşını tebrik ediyor, hayırlara vesile olmasını Allah’tan niyaz ediyoruz.
#hicriyılbaşı #hicritakvim #muharremayı #1muharrem1445 #hicret
#feyzdergisi @feyzdergisi
İnsan İlişkileri "Ben Alanı" Hesaba Katılarak Sürdürülmeli
İlim İrfan ve Hikmet Ehli Şenel İLHAN
İnsan ilişkilerinde, “samimiyet” sadece, eşler arasında, çok yakın aile bireyleri arasında, yak��n dost ve akrabalar arasında olması gereken, bir ilişki formatı ve gerekli bir insanî tutumdur! Aslında, saydığımız bu kişilerle bile samimiyeti ve bedensel ve ruhsal yapımızı sınırlayan ben alanlarımız vardır!
Yani, daha açığı: Her insanın fıtraten kendini korumak, rahatsız ve huzursuz olmamak için sonsuz samimiyet ve sınırsız bedensel yakınlık içine girebileceği hiçbir başka insan yoktur ve hatta eşlerde, en yakın aile bireylerinde bile bu böyledir! Dolayısıyla herkesin sadece kendine ait ve kendine özel, bir ben alanı, kişisel alanı vardır ve bunu herkes refleksel ve otomatik olarak belirler! Hatta hayvanlar bile bazı kokularını ve idrarını bırakarak kişisel ben alanlarını böylece belirlerler!
Bu anlattıklarımın bilimsel karşılığı olarak, bilim ehline malum ve apaçık bir yaradılış gereği olarak insan beyninin amigdala bölümünden kaynaklandığı ispat edilmiş ve delillendirilmiştir! İşte, beynimizin bu bölümünün ürettiği kendini koruma korkusu veya tepkisi diyebileceğimiz bu iç gücümüz, psikolojik olarak ve her boyutta ruhsal ve bedensel olarak kişisel ben alanını belirlemiş olur. Hatta bu sınır olan alanlara, psikologlar, mahrem alanı, kişisel alan, sosyal alan ve ortak alan gibi isimler vererek ve yine bazı rakamlar vererek, şu kadar santim uzaklık normal, bu kadar metre yakınlık şöyle böyle diye isimler vererek, insanın saygınlık ve kendi özelinde rahatlık alanını belirler ve ona göre bir yaşamı insanlığa açıklar ve öğretirler!
O halde demek istediğimiz şudur: Her tür insan ilişkisinde, karşıdaki kişinin ben alanı, kişisel alanı, hesaba katılarak ve saygı ile ilişkiler sürmeli ve kabalık ve kişiliksizlik samimiyet veya sıcak dostluk sanılmamalıdır.
Özellikle iyiliği emredeceğim, kötülükten nehyedeceğim diye de, hiç kimsenin özel ve ben alanına dalmamalı ve her tür hizmeti ve insanî ilişkiyi kalp kırmadan ve gönül yıkmadan yapmalı ve şayet bu işi beceremiyorsa hizmet değil önce adam gibi, insana yakışır bir davranış ve vakar kültürü eğitiminden geçip, ondan sonra İslam’ı tebliğ görevine layık ve hazır olmalıdır!
#insanilişkileri #vakar #emribilmaruf #tebliğ #benalanı #fıtrat #samimiyet
#feyzdergisi @feyzdergisi #evladırasul #ehlibeyt #seyyid #şenelilhan #ilimirfanvehikmetehlişenelilhan