Çocukların öldürüldüğü, kaybolduğu,
Fon’da milyarların el değiştirdiği,
Geçim için emeklinin çalışmak zorunda kaldığı,
Esnafın kepenk indirdiği,
Halkın oyuyla belediye başkanı olanların aldığı oyu koruyamadığı,
Gazetecilerin tutuklandığı, ekranların karardığı,
İnsan yakanların meydanlarda nutuk attığı ülkemizde yaşamak zorlaştı artık hayat bir başka…
O rol olmasa kemik seyircin olmayacak, hazır seyircin olmayınca da o sahnelerde istediğin oyunlarını sergileyemeyeceksin. Oyuncu tayfa milletin gerçekten tiyatro sevdiğini düşünüyor. O afilli sahneler büyük sponsorluklar, uçuk bilet fiyatları çok ünlü bi ismi canlı görmek üzerine
Kaç yaşında adam... Şimdi biri kalkıp ana avrat küfür etse ne olur ki...Gerek var mı şu hareketlere..Koskoca doktor.. ülkenin ulusal hakemi... Şimdi Mesela Collina şunu paylaşır mı..Hani akıl fikir veriyor ya millete...Bide beni takip ediyor engelleyim şunu..
Kafka Dönüşüm kitabında “Haklı olduğum her konuda, haklı olmayıp mutlu olmak isterdim. Çünkü mutlu olmak, haklı olmaktan her zaman daha güzeldi…” der. İnsan büyüdükçe şunu anlıyor: İnsanın en büyük kaybı, haksız çıkması değil; haklı kalabilmek uğruna kendini tüketmesidir…
Sanmayacaksın. İnsanın başına ne gelirse sanmalarından geliyor. Seviyor sanmasından, o asla böyle bir şey yapmaz sanmasından, dost sanmasından, aile sanmasından. İnsan çoğunlukla zihnindeki sanmalara göre yaşıyor, gerçeğin duvarına çarpınca da canı fena yanıyor.
Bir babanın yaşadığı en güzel anlardan biridir, arkada ona güvenen, onu hayatının kahramanı bilen, ona sarılınca dünyadaki en güvenli yerde olduğunu hisseden oğlunun varlığını bilerek motosikletin özgürlüğünü sürmek.
Arkadaki oğlunun aklından geçen son şey bile değildir birinin gelip onlara çarpacağı. Babası vardır çünkü.
Ama birisi çıkar, ya telefona bakar, ya bir şeye dalar, ya alkollüdür, şeridinden çıkar ve babayı oğlundan ayırır.
Çok acı. Bir aile bir saniyede paramparça oldu.
Atilla Taş’ın en ağır gününde, kızını toprağa verdiği saatlerde bazıları onun eski paylaşımlarını çıkarıp “oh olsun” dercesine dolaşıma soktu. Bir babanın evlat acısını fırsat bilip geçmiş sözlerle üstüne gitmek, ne eleştiri ne hesap sormaktır; insanın acısına sevinmektir. Atilla bunu görmeyecek, görecek halde de değil. Ama görenler şunu bilsin: birinin en zor gününde eski paylaşımlarına göndermede bulunup sevinen ya da nispet yapanlar insan değiller ve onlardan uzak durmak gerekir.
Yazıklar olsun