Kalemlerimi yere atıp kaçan,kitap sayfalarımı çeviren, benle birlikte emvaiçeşit içeceği içen,hatta ben içmeyim diye gagalayan, biricik küçük dostum artık sen yoksun. Eminim bir gün Gri Limanlar'da karşılaşacağız. Sevgili Frodo diğer dünyada da Yüzüğü Mordor'a taşıman dileğiyle.
Starbucks’a gelip kulaklığı takıp bütün Starbucks’ı açık ofise çeviren beyaz yakalılar…
Anladık kardeşim, en cool sensin; toplantıları sen set ediyorsun da bağırma mk.
Sabah evin kapısının gıcırtısını Careless Whisper’daki saksafon riff’ine benzettim ve 30 dakika boyunca şarkıyı loop’a aldım.
Güne George Michael değil, menteşe başlattı.
Alperen Şengün'ün, 'Kolay düdük alıyorsun' demesi üzerine LeBron James'ten Alperen'e: "Bunu sen diyemezsin. Senin çevrendeki herkes bunu söyleyebilir ama sen bunu diyemezsin."
Hayatımı bir defa geri sarma hakkım olsa , 2012 yılına gider eczacılık yazardım. Bana dediler barkod mu okuyacaksın, keske barkod okusaydim. Bu mesleğin toksikliğinden kusucam artık.