Dünya, omuzlayacak kimsesi olmadığı için bir tabuttur. Tabut çürüdü, her yanından su alıyor artık. "Önce çocuklar ve kadınlar!" diye bağırmış olmalı biri. Bu kadar ölümün başka bir açıklaması olamaz. (BURAK AKSAK)
"...Çiseleyen yağmurun altında yürürken avcuna düşen yağmur damlalarını saymaya başladı genç çoban. Saydığı her damlada bir parça dert bıraktı toprağa. Dertler tohum oldu. Çimlendi, büyüdü ağaç oldu. Bir orman miras bıraktı insanlığa..."
"...Yalnız ağacın altına uzanıp çıplak dallarının arasından gökyüzünü seyretmeye başladı. Her zamanki gökyüzü değildi gördüğü, ruhunun yansımasıydı; cam kırıkları gibi dağılmış yıldızlar ve ortasında yarısı karanlığa teslim olmuş bir ay..."
"...Binlerce aç insanın karnını doyurabilecek, binlerce yetimin yüzünü güldürebilecek denli çok parayı, nasıl, ne zaman, hiç utanmadan, hesapsızca, yalnız kendi hoşnutluğunuz için harcadınız ?.." -Amin M.
"Birbirimize rastlamadan evvelki hayatımız sahiden birbirimizi aramaktan başka bir şey değilmiş. Ne aradığımızı bilmeden aramak... Şimdi içim rahat, aradığını bulan ve başka bir şey istemeyen biri gibi sükunet içindeyim. Dünyada bundan büyük bir saadet olur mu?"
Sabahattin Ali
"...yıldızlardan biri olmayı diledi. Gecenin o ürpertici karanlığında her şeye inat ışık saçmayı, küçük bir çocuğun o masum dileği olmayı; bir gencin umudu, bir ihtiyarın geçmişe duyduğu özlem olmayı... ama tüm bunlara rağmen ulaşılmaz olmayı diledi."