@RudawTurkce Türkiye'deki devlet aklı ve mantalitesi tam olarak budur. Yani Özdağ gibi faşistler bizlere gerçekten çok büyük bir fırsat vermekte o da dört parçada bulunan kürtlerin derhal ve ön koşulsuz birleşip bu gibi faşistlere kesin ve net bir duruş sergilemesi lazım.
@ih_baran Ağzınıza sağlık. Kendi gerçekliğinden uzaklaşmış kişi/kişilere anca bu kadar sedelikle durum özetlenebilir. Ama ne yazık ki bu eşeklik bizim halkımızda bir huy olmuş mamoste. Her iki eşeklik türünde tahammül kalmadı doğrusu.
Kurdistana delal im; her kes tê min dixwazî;
Ez pir şox û şepal im, min deng daye bi nazî.
Ev bûn bîst û du sal im, li ser min cengebazî
Kurdo wer min bixwaze, belê bi serfirazî.
Rabe ser xwe binêre, hawîr me tev neyar in.
Li topan guh bidêre, li ser me ber dibarin.
Dijmin li jor û jêr e, ji cengê re li kar in.
Kundên serê şikêra nêçîr ji ber te xwarin.
Îro roja xebatê; serxwebûn e doza we;
Dema jîn û felatê, li kû maye soza we.
Hon tev şêrên di latê, rovî kete koza we,
Şikestî ne di matê; dijmin biriye boza we.
Konuyu bilmeyenler için yazalım: Mustafa Kemal, 1920'de Büyük Millet Meclisinin gizli kararını Cezire Komutanlığına gönderiyor.
Kararda Irak'ta Kürdlerin ve Arapların İngilizler ile zinhar diyaloğa girmemesi, silahlı çatışmaya teşvik edilmesi, düşmanlığın devamı için yapılması gerekenler tebliğ ediliyor.
Fransızlar zaten Urfa, Antep, Maraş hattından kovulmuş ama bunu Kürdler, Araplar ve Türkler kendileri yapmış, Mustafa Kemal'in bir dahli yok, Suriye sınırı öyle kaldı.
Irak'ta ise Kürdlerin İngilizler ile anlaşması ve Kuzey Kürdleri ile beraber Kürdistan'ın kurulması işten bile değil, işte bunu sabote etmek için Kürdleri İngilizler ile savaşa teşvik ediyor, kendisi ise İngilizler ile anlaşmaya çalışıyor ve anlaşıyor da; Musul ve Kerkük'ü vererek, İngilizlerin istediği reformları söz vererek Yunanlılara İngiliz desteğinin sona ermesini sağlıyor, İngilizlere tek kurşun atmadan İstanbul'u devralıyor ve Osmanlı ile ilgili önce saltanatı, sonra hilafeti kaldırıyor, oysa 1923'e kadar namus sözü olarak hilafeti ve İslam'ı koruma sözü veriyor, halka öyle konuşuyor, mecliste öyle.
Birinci meclisi kapatıp, ikinci meclisi kendi yandaşı olan atanmış MV ile dolduruyor, zaten Ali Şükrü yü Topal Osman a öldürtmüş, birinci grup başsız, ikinci grup da Kürdler ve Hüseyin Avni gibi insanlardan oluşuyor onlar da baskılanmış, ikinci mecliste kimse yok, millî şair dedikleri Akif bile yok.
Bu şartlarda 1924 anayasası meşru olmayan ikinci meclis tarafından kabul ediliyor, Kürdlerin inkarı başlıyor, Şeyh Saîd hadisesi bahane edilerek tam diktatörlük ilan ediliyor.
Anayasadaki İslâm ve şeriat vurgusu da 1928'de anayasadan çıkarılıyor, sonra harf devrimi ve ile devam ediyor.
O günlere İngilizler bugünkü ABD gibiydi, Kürdler de Rojava gibi düşünün, kahrolsun ABD deyip, biz sorunumuzu çözelim diyen Ahmet Türk, Dersimli Alevî Kürdler, Öcalan, AKP'li Kürdler, HÜDA-PAR da o günkü Iraklı Kürdler gibi samimi ama İran ve Türkiye'nin oyununa geliyor.
Hepsi bir Dürzi Kürdler kadar olamıyor; önce anayasanı görelim, idari yapıda anlaşalım, sonrası kolay diyemiyoruz.
Mehmet Uçum her Pazar bize parmak sallar, Erdoğan Teröristan der, HÜDA-PAR "kahrolsun işbirlikçi PKK der" ama İran ile işbirliğini değil, olmayan ABD ile işbirliğini kast eder.
Oysa Türkiye'deki Alevi Kürdler, Apocular, HÜDA-PAR hepsi ABD ye düşman ama İran, Heşti Şebi ve Ankara'daki Kemalistlere veya İslamcilara dost .
Hepsi Don Kişot gibi ABD'ye savaş açmış Gazze'yi ve dünyayı kurtaracak pozisyonda, hem de aralarında da kavgalı.
Amcası Şukrî Şêx Sêîd isyanında yargılanan ve idam edilecekler arasındadır. Amcası sonunun geldiğini görünce kendilerine ihanet edenlerden Bedir Ağa'yı öldürmesini son arzusu olarak yeğenine söyleyip der ki; "İntikamımızı alıp Bedir Ağayı öldürdüğünde, bir tepenin üzerine çık ve nerede olursan ol yüzünü Dîyarbekir'e doğru dönüp 'Amca intikamını aldım' diye bağır" der. Amcası bu vasiyetine başka şeyler de ekler: "Yiğit ol, dürüst ol, olgun ol ki yolun sonuna vardığında özgür ve muzaffer olasın".
Önce Adana mahpusunda Hüseyin Hilmi Atik Beg'den Kürtlük Bilincini alır. Sonra bir tren yolculuğu esnasında önceden adını duyduğu ve trende kendi gayretiyle tanıştığı Dîyarbekirli Cemilpaşazade Kadri Beyden Kürtlük Bilincini pekiştiren yeni şeyler öğrenir.
İsyan sonrasıyla birlikte yedi yıl süreyle doğudan batıya mahpusluklar, kaçak ve sürgünlükler, çatışmalar, tanışmalar Osman Sebrî'nin yoğun ve sıkı yaşanmışlıklarına yol verir.
Amca vasiyeti üzerine intikamı alıp Bedir Ağayı öldürdükten sonra yüzünü Amed e dönüp "Amca intikamını aldım" der ve meşakkatli çabalarla Suriye'ye geçer. 1930'lu yılların Hoybun önderleri ile arkadaşlıklar, dostluklar, ülkeye siyaseten giriş çıkışlar ve hep asi, ve hep başının dikine mücadele, ve hep isyankâr bir profil çizer Osman Sebrî. Sözün kantarını, kantarın topuzu kime değerse değsin gözünün yaşına bakmadan sertçe vuran bir üslubun anı yazıcısı olur
📌 Türk entelektüelleri
▪️ Türk aydını devleti içselleştirmiştir, iç dünyaları devletlerinden mürekkeptir; eserleri devletlerini korumak üzerinedir, devletlerinin dili, dini ve bayrağı en yüce değerdir
✍️ Müslüm Yücel yazdı
https://t.co/1lGbAgxYE1
@candundaradasi Adi barbarlar. Artık bunu yapan zihniyette barbarlık huy edinmiş. Pis yaratıklar. Kaldı ki ölüye bile saygısı olmayan bir güruh ile mücadele etmekteyiz.
Kürt siyasetçiler pudra şekeri ticareti yapsaydı, devletin kurumlarının içini boşaltsaydı, suç örgütleri ve çetelerle kol kola gezselerdi bugün bu cezalar verilmezdi.
@TurhanBozkurTV AKP Hakkâri il başkanı Zeydin Kaya' nin yakın koruma ve akrabaları bunlar. Arkasına Akp polislerini alarak halka Kalaşnikof silahlarla saldırıyorlar. Hakkari de bir kişinin bile burnu kanarsa başta Akp il başkanı Zeydin Kaya ve bu akp hükümeti sorumludur. @KayaZeydin
@TurhanBozkurTV Devletin Kürt şehirlerinde ne kadar terör estirdiğinin bariz bir örneği. Ordaki polisler devlet gücünü kullanarak millete zulüm etmeye ant içmişler. Sonra milleti terörist ilan etmekten utanmadan geri kalmıyorlar. Ama bu millet demir leblebidir demir...