LGS’de kimsenin konuşmadığı veya fark etmediği bir gerçek var.
Çocuklar bir yıl boyunca MEB’in yayımladığı örnek sorularla hazırlanıyor.
Ö��retmenler derslerini buna göre anlatıyor.
Yayınevleri denemelerini buna göre hazırlıyor.
Kurslar programlarını buna göre yapıyor.
MEB’in denemeleri çözülüyor.
Milyonlarca öğrencinin hazırlık süreci aynı referans üzerinden ilerliyor.
Sonra sınav geliyor.
Ve binlerce öğrencinin ağzından aynı cümle çıkıyor:
“Bu sorular örnek sorulara ve MEB denemelerine benzemiyordu.”
Peki neden?
Çünkü örnek soruları hazırlayan ekip başka.
Sınav sorularını hazırlayan ekip başka.
Öğrenciye yıl boyunca yön veren ekip başka.
Öğrenciyi sınav günü değerlendiren ekip başka.
Sorun sınavın zor olması değil.
Sorun, öğrencinin bir yıl boyunca hazırlandığı anlayış ile sınavda karşılaştığı anlayışın aynı olmaması.
Bir tarafta rehber var.
Diğer tarafta sınav var.
Ama ikisi her zaman aynı dili konuşmuyor.
Aradaki farkın bedelini ise 13-14 yaşındaki çocuklar ödüyor.
Eğer örnek sorular gerçekten rehber olacaksa, o rehberi hazırlayan ekip ile sınavı hazırlayan ekip arasında tam bir uyum olmak zorundadır.
Aksi halde her yıl sınavdan sonra aynı tartışmayı yaşamaya devam ederiz. #LGS2026
Bayramdan önce geldim Türkiye'ye. Bana 1 ay hoplaya zıplaya yeten para Türkiye'de 3 günde bitti gitti.
Devlet kazıkçı, onun altında üretici kazıkçı, bir altında satıcı kazıkçı. Devlet kazıklamaya başlayınca domino etkisi yaratmış.
Her yere kazık döşemişler. Nereye otursan kıçına kazık batıyor. Asgari ücretliler tez konusu olmalı; bu kazıkların üzerinde nasıl yaşayabiliyorlar diye.
2 kanada dolarına (66 TL) hamburger yiyorum yurtdışında. Hamburger yedim Türkiye'de 450 TL (13 ca dolar) hesap geldi.
Maaşlar dünyadan az, fiyatlar dünyadan yüksek. Bu nasıl bir orantı? Komple ülkeyi bir resetlemek lazım.
Memeli erkeklerinin %95'inden fazlasında yavru bakımı yoktur.
Peki insan neden bu kuralın istisnasıdır?
Çünkü insanlarda babalık yatırımı sadece çocuğun hayatta kalmasını güvenceye almaz; gelecekteki sosyal statüsünü ve rekabet gücünü de doğrudan belirler.
"Ortalama bir kadının gördüğü ilgi 18 yaşından 60 yaşına kadar düşer. Erkeklerin gördüğü ilgi ise 50 yaş civarında zirveye ulaşır ve ardından düşüşe geçer." (İnternetteki flört ortamında)
Levent Gültekin, Muharrem İnce ile yaptığı telefon görüşmesinin detaylarını anlattı:
“Bugün Muharrem İnce aradı. Dün Muharrem İnce’yi eleştirmiştik.
Demiştim ya, ‘Tam olarak ne diyorsun? Partide mi kalalım, ayrılalım mı diye?’
O da cevaben diyor ki:
‘Ben partinin evladıyım. Benim tek bir derdim var. Bu CHP’yi ayakta tutmamız lazım. Bu sarayın planı partiyi bölmek. Ben buna karşı geliyorum.”
Tamam, bölmeyin dedim. Çözüm?
Kılıçdaroğlu gitmiyor, kongre de toplamıyor. Siz de bölmeyin, kavga etmeyin. Çözüm var mı?
‘Mutlaka buradan bir çözüm çıkacaktır. Ben çok umutluyum. Buradan bir çözüm çıkacak.’
Ben de dedim ki ‘Muharrem Bey, sizin umudunuz gerçekle örtüşmüyor olabilir.’
‘Ama ben, partinin bölünmesini istemiyorum. Bu partinin evladıyım. Bu partiye gönül vermişim. 30 yılımı, 40 yılımı verdim. CHP, Türkiye’nin omurgasıdır, bölünmemesi lazım.
Benim bütün derdim budur. Yoksa başka bir hesabım, planım yoktur.’ diyor.
Şimdi aynı şeyi Muharrem Bey’de de gördüm.
Soru soruyorsun. Tamam olabilir, uzlaşma olsun, bölünme olmasın.
Peki çıkış nedir diyorsun?
Yok. Onda da yok.
O mutlaka kendiliğinden bir yerde yoluna girecektir, bir aşamada biri diyor geri adım atacaktır düşüncesinde.
Adam yargı kararıyla gelmiş.Yargı geri adım atmayınca adam atamıyor ki.
Adamın arkasında bir şey var yani.
Hani sonuçta bir görev icabı gelmişse o görevi tamamlamadan ‘Ben gidiyorum’ öyle bir şey yok dünyada.
O giderse yerine başka birini koyarlar. Bu kadar net söylüyorum.
Kılıçdaroğlu çıksın desin ki:
“Arkadaş ben bırakıyorum kayyumluğu. Çok tepki alıyorum.”
Mahkeme hemen der ki: ‘Sen yapamadın mı? Gürsel Tekin geçsin.’
Bu böyledir yani.”
İnsanlar sanıyor ki hep CHP'lilere çökecekler. Oysa ki kaynaklar sınırlı. CHP'lilerin elindekiler kimseye yetmez. Elbette sıra herkese gelecek. Bu ülkenin diğer otokrat ülkeler gibi petrolü yok. Kim bir şey üretiyorsa, bir şeye sahipse, bu ülkenin petrolü de o.
🗣️Candaş Tolga Işık: "2002 Dünya Kupası'nda aldığınız madalyayı başka birine verdiğiniz doğru mu?"
Şenol Güneş: "Başka birine değil, emekçilere verdim."
🗣️Candaş Tolga Işık: "Onlara madalya verilmiyor mu?"
Şenol Güneş: "Zaten beni yok sayıyorlardı; ben de madalyamı vererek kendimi yok saymış oldum 😊
Seremonide bize madalyalarımız verilmi��ti. Türkiye'ye dönmek üzere uçaktayken malzemecimiz Cengiz Çelik yanıma geldi ve 'Hocam, takımdaki herkeste madalya var ama bende yok' diyerek üzüntüsünü dile getirdi. Ben de hemen yetkili arkadaşlara sordum fakat ellerinde hiç madalya kalmadığını söylediler.
Her ne kadar bazıları beni yoksa da, o turnuvada teknik direktör olarak yer aldığımı zaten herkes biliyor. Ama o çocuk yarın bir gün 'Ben de o turnuva kadrosundaydım' dediğinde, insanlar 'Sen kimsin' demesinler diye kendi madalyamı ona verdim."
The Godfather (Baba) filminden... Baba Vito Corleone oğlu Michael Corleone'ye şöyle der:
"Dinle beni. Ben öldükten sonra ailemizi kurtarmak için düşmanlarla barış yapmaya sana kim aracılık etmek isterse, bil ki hain odur."
Timur Soykan: “Kılıçdaroğlu ekibi şunu hesaplıyor;
‘Bir an önce bu partiden gitsinler. Biz de mümkün olduğu kadar unutulalım. Zaten sokakta siyaset yapmayacağız. Miting de yapmayacağız.
Seçimde zaten aday göstermesek de olur. Cumhur İttifakı bize bakar, bizi korur, bize koltuk verir belki sarayda.
İşte bize de oradan belki bir şeyler düşer.’”
Tavuk eti yılbaşından bu yana yüzde 25.8 artmış. Son bir yıllık artış ise yüzde 34.7
Geçen yıl ise yıl boyunca yüzde 13.99 artmış.
Fahiş fiyat artışı nerede?
(Veri Kaynağı: @webtufe )
💥 Amedspor'da dün göreve gelişinin üzerinden 8 gün geçmiş olmasına rağmen Sportif Direktör Serkan Reçber ile yolların ayrıldığı açıklanmıştı.
🚨 Edinilen bilgilere göre, Amedspor İstişare Kurulu tarafından transfer çalışmalarıyla ilgili yürütülen incelemede, gündemde yer alan oyuncuların büyük bölümünün aynı menajer aracılığıyla kulübe önerildiği tespit edildi. Yapılan araştırmalar sonucunda ise bazı futbolcular için talep edilen mali şartların, oyuncuların gerçek beklentilerinin üzerinde olduğu belirlendi.
▪️ Söz konusu gelişmelerin ardından kulüp yönetiminin Serkan Reçber ile yolları ayırma kararı aldığı öğrenildi. (Trivela Spor)
Yarın beyaz eşya fiyatlarında haksız rekabet var diyip Arçelik ve Vestel’e kayyum gelebilir. Çok keyiflendik bu sabah! Sermaye kendi yarattığı canavarla uğraşsın bakalım! Yok öyle hep yalayıp yutmak.
Tahmini söyleyim size; Şirketler varlık fonuna devredilecek. Hepsinin toplamı beyaz et sektörünün %80'i.
Sonra burada şirketler komaya sokulacak. Ve yok pahasına tekrar satılacaklar.
Bu bir servet transferine dönüşecek
Şu an yediğimiz tavuğu çok daha pahalıya yiyor olacağız.
Hadi bunu geçtim. Yatırımcı güveni dibi bulacak. Yeni yatırımcı gelmeyecek, mevcut yatırımcılar da yurtdışına kaçacaklar.
"Bir ülke ekonomisi nasıl yok edilir"i bir film gibi izletiyorlar bize
Sözcü Gazetesi'nin hesaplamasına göre BYD'ye yatırım karşılığı verilen vergi muafiyeti nedeniyle Türkiye toplam 38,5 milyar TL vergi kaybına uğradı.
Ayrıca BYD'ye sağlanan vergi avantajı nedeniyle TOGG toplamda 40 bin araç daha az satabildi.