Arapça öğrenmek isteyen zeki insanların düştüğü şöyle bir yanılgı var:
Arapçayı bir hocadan öğrenmiş kişilerden kitap listesi topluyorlar. “Hacı, sen hangi kitapları okuduktan sonra ibare çözebilir hale geldin?” diye soruyor, ardından gelen cevaplardan bir liste oluşturuyorlar: Emsile, Bina, Avamil, İzhar vs.
Sonra da bu kitapları tek başlarına okuyup bitirerek sarfı ve nahvi halledebileceklerini düşünüyorlar.
Oysa burada kitaptan öğrenmek ile kitap ile öğrenmek arasındaki fark gözden kaçıyor. Bir hocanın rehberliğinde, ders olarak ve uygulamalı bir şekilde okunan kitapların sonunda elde edilen birikimi, sadece aynı kitapları okuyarak elde edebileceklerini düşünüyorlar.
Mesele listeyse medreseyle yolu kesişmiş herhangi biri bu listeleri oluşturabilir. Oysa mesele kitapların nasıl okunduğu, hangi sırayla işlendiği, nerede neyin açıklanıp neyin geçildiği ve öğrenilen kaidelerin metin üzerinde nasıl tatbik edildiğidir.
Ve yapılan diğer bir hata da, yukarıdakiyle bağlantılı bir şekilde, önüne çıkan herkesten okunacak müfredat bilgisinin toplanmasıdır. Kısaca şöyle söyleyeyim, Arapça öğretiminde ciddi ve güncel bir mesaisi olmayan kimseden akıl alınmaz. Allame de olsa, kelamda, fıkıhta, tefsirde zirve bir isim dahi olsa bu böyledir.
Yeşil feministler... Eskiden böyle diyordum, şimdi yeni bir kopuş yaşıyorlar takip edebildiğim kadarıyla. O yüzden isimleri de değişiyor: Kızıl feministler...
Müslüman olduğunu söyleyip Müslümana düşman. Müslüman erkek görünce boğazını sıkası geliyor. Eli ayağı titriyor. Hele hele önce Müslüman kadına düşman. Evlenmişse onu öldürebilir bile. Mutluysa, çocukları varsa, kadıncağıza günaşırı hakaret ediyor. Çünkü onun idealize ettiği dünyada böyle bir mutluluk şekli yok. Kadın+aile=Mutsuzluk olmalı. Bu işlemin sonucu huzur olunca kafayı yiyor.
Görünümleri Müslüman, kafaları ithal. Ne kadar popülist söylem varsa bunların ağzında. İslâm hakkında o kadar içlerine sinmeyen, modern telakkilerine oturmayan, yutkunarak, fesübhanallah çekerek mecburen şimdilik kabul eder gibi yaptıkları şey var ki. Sanki dün istemeye istemeye Müslüman olmuşlar da bu dinin problemli gördükleri kısımlarını düzeltmek istiyorlarmış gibi bir halleri var.
Tüm bu durumlar bünyeye sıkıntı yapıyor... Her gün rahatsızlıklarını kudurmuşluk seviyesinde yazıp çizerek ifade etmekten çekinmiyorlar. Küfür, hakaret, inanılmaz bir pis ağızlılık, terbiyesizlik, seviyesizlik hepsi var bunlarda. Muhtemelen evde ağızlarında sigara, sinir krizi geçirirken yazıyorlar buraya. Mutluluk taklidi yapılan bir tükenmişlik, çaresizlik hali...
Feminizm bünyeye kötü gelen bir şeydir. Özellikle İslâm gibi güzel bir dini tanıdıktan sonra bu ikinci kısım, kızıl feminizm tamamen bir şaşırmışlık halidir. Allah bunlara akıl fikir versin.