İlahiyat camiamızın mümtaz ilim ve fikir insanlarından Prof. Dr. Hilmi Demir hocamıza Cenâb-ı Hak'tan rahmet niyaz ediyorum. Kıymetli ailesine, öğrencilerine, sevenlerine ve ilahiyat camiamıza sabır ve başsağlığı diliyorum.
Rabbim mekanını cennet, makamını âli eylesin.
İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn.
Hilmi Demir Hocamız darü’l-bekaya irtihal etti.
Mevla rahmetiyle muamele eylesin.
Menzili mübârek olsun.
Makamı âlî olsun.
Bu yazdığına kendisi de inanmıyor. Ancak bu yazdıklarına inanacak insanların varlığından emin. 0,5-0,8 LGS puanıyla öğrenci alan, şahane bir üniversite hazırlık programı yürüten (Kabataş gibi, İstanbul Erkek gibi) bir okulun normal başarısının üzerine kusuyor sadece.
Kabataş Erkek Lisesi çıkarınca olağan Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi çıkarınca anormal gören akıl beyni sulanmış akıldır. Uzun yıllar emek verip başaran çocukların başarısını hazmetmeyi öğrenmek zorundasınız. Kartal Anadolu İmam Hatip’te okumuş biri olarak okulun hamurundaki başarma kültürü bizim dönemlerden cok daha iyi durumda oldugunu düşünüyorum. Okulun adını tekrar gündeme getiren tüm ögrenci arkadaslarımı tebrik ediyorum. Düşmanlık yapanlara da rabbimden şifalar diliyorum.
🔴 Dışişleri Bakanı’ndan gençlere rota tavsiyesi!
📌 "Kültür havzamıza yönelik temelleri tamamlamak lazım"
📌 Bakan Hakan Fidan, kültürel temelleri tamamlamak için gençlerin mutlaka görmesi gereken yerleri sıraladı
Mısırlı futbolcu Mustafa Ziko, 3-2 biten Arjantin maçı sonrası gözyaşları içinde hakeme isyan etti:
“Adil değil, adil değil! Hakem adil davranmadı. Çok açık ve net bir haksızlık, adaletsizlik var. Bütün bir ülkenin emeğini çöpe atıyorlar. Maçın başından beri üzerimize oynuyor. Arjantin'e karşı 2-0 öndeyken bu şekilde elenmemiz olacak iş değil. Turnuva zaten Arjantin için ayarlanmış. Allah bize yeter, O ne güzel vekildir."
-"Peki, dünya şampiyonuna karşı sergilediğiniz bu harika performansın ardından Mısır halkına ne söylemek istersin?"
“Onlardan özür diliyorum. Bugün onları mutlu etmeyi çok isterdik ama başaramadık. Ancak yemin ederim ki bu bizim elimizde olan bir şey değildi, tamamen hakemin suçuydu. Zaten turnuvanın baştan ayarlandığı çok belliydi."
-"Mısır halkı zaten sizinle gurur duyuyor ve çok mutlu”
“Arjantin’e Dünya Kupası şimdiden hayırlı uğurlu olsun, tebrikler! Daha fazlasına gerek yok zaten, bitti."
https://t.co/1t41ij96Yz
Fas’ın Hollanda’yı elediği maçta penaltılar öncesi dua etmesi ve oyuncuların kazandıktan sonra şükür secdesine gitmesi çok hoşuma gitti. Endülüs aslanlarına gönülden başarılar diliyorum.🇲🇦🇹🇷✨
Kahramanmaraş’ta Ayser Çalık Ortaokulu’nda yaşanan menfur saldırıda hayatını kaybeden 5. sınıf öğrencisi 11 yaşındaki Belinay Nur Boyraz’ın ardından ailesinin acısı dinmiyor. Küçük Belinay, Dulkadiroğlu ilçesindeki Şeyh Adil Mezarlığı’nda sınıf arkadaşlarıyla yan yana toprağa verildi.
O günden bu yana her gün kızının mezarını ziyaret eden baba Murat Boyraz, evladının ardından duyduğu derin acıyı dile getirirken, sözleriyle yürekleri dağladı. Acılı baba, Belinay’ın son dönemlerde sık sık cennetten bahsettiğini ifade ederek, “Belinay artık cennette açan bir çiçek… Peygamberimizin çiçeği oldu. Onun yeri cennet” dedi.
Şeyh Adil Mezarlığı ise bugünlerde Kahramanmaraş’ın en sessiz, en ağır noktalarından biri haline geldi. Hayat dolu çocukların yan yana toprağa verildiği mezarlıkta, ailelerin acısı her geçen gün daha da derinleşiyor.
15 Nisan’da yaşanan olayın ardından hayatın kendisi için adeta durduğunu ifade eden Murat Boyraz, kızının hatıralarıyla ayakta kalmaya çalıştığını belirtti. Her gün mezarı başında dua eden baba, evladına olan özlemini gözyaşlarıyla dile getiriyor.
Yaşanan acı, sadece bir ailenin değil, tüm Kahramanmaraş’ın yüreğinde derin bir iz bırakırken, hayatını kaybeden çocuklar için dualar yükselmeye devam ediyor.
#Kahramanmaraş #okulsaldırısı #baba
Şanlıurfa Siverek’te yaşanan olayın güvenlik kamerası görüntüleri yine sosyal medyada düştü… Kamera da okula ait.
İçişleri’nin yerinde olsam, her şeyden önce bunun peşine düşerim. Bu görüntü hemen nasıl sızdı? Bunun nelere yol açabileceğini tahmin edebiliyor musunuz?
Prof. Dr. İsmail Kara'dan, kitaplarının başında eşine ithaf ve teşekkürle ilgili yıllar sonra gelen samimi bir af dileği •‿•
"Vefakâr eşim 35 yıldır sadece benim derdimi çekmekle kalmadı, kitapların tozlarıyla, masaların dağınıklığıyla, daktilo tıkırtılarıyla ve ihmallerimle de boğuştu. Eski kafalı bir insan olduğum için bugüne kadar ona yazılı teşekkürde bile bulunamadım, beceremedim, âdâba mugayir olur diye endişe ettim. Müsaadeniz olursa huzurunuzda ona ve evlatlarıma kazaya kalmış bütün teşekkürlerimi, ihmallerim için af niyazlarımı ifade edeyim.
Lütfen kabul buyursunlar."
Doktor Hossam'ın avukatı: "Kalbi tükenmiş, vücudu sürekli işkenceden dolayı harap olmuş durumda ve hücresindeki dondurucu soğuklar acısını daha da artırıyor. Soğuk duvarlar arasında, yüzlerce çocuğu ve yaralıyı kurtaran doktor, yeterli yiyecek ve ısıtma olmadan yatıyor ve sağlığı gün geçtikçe kötüleşiyor. Sessizliğin her anı, onun acısına ortak olmaktır. Onu kurtarmada yaşanan her gecikme, hayatını kaybettiği an olabilir. Ondan bahsedin, adını duyurun, hayat kurtaran doktorun sesinin susturulmasına izin vermeyin." #FreeDrHussamAbuSafiya
Esad düşene kadar böyle kaç söyleşi yapıldı medyada? 7/24 Suriyeli göçmenler hedef gösterilirken kaç Suriyeli ‘özne’ olarak çıktı kamera karşısına? Kaç çocuğu tanıdık, sesini duyduk?
İçeride herkesi duygulandıran bu çocuk gibi çocukların olduğu evler taşlanırken kaç kişi ses çıkardı?
Şimdi uzaktan duygulanmak kolay; ama duygusallığı geçtim böylesine büyük bir yumuşak gücün ortaya çıktığını anlamak da mı çok zordu..
Şahsen ben böyle şeyler izleyince utanıyorum, evet Türkiye çok şey yaptı, ama çok kişiyi üzdük, çok kişiyi korkuttuk, çok çocuğun kalbini kırdık. O gözyaşları sadece özlem değil, arada kalmışlığın bir yere tutanamamanın da gözyaşı.
Minnesota’da bir ilkokul öğretmeni,
“Bugün 5. Sınıftan dört öğrencim, diğer öğretmenleri okulda olmadığı için benim o anda boş olan sınıfımda namaz kalmak istedi. Ramazan ayında olduklarını ve Müslüman olduklarını biliyorum. Benim de sınıfta kalabileceğimi söylediler.
..İnanılmaz bir uyum içinde, başlarında bir yetişkin olmadan, kendi iradeleriyle, ellerini kullanmaları, ayakları, oturmaları, eğilmeleri adeta bir senfoni gibiydi. Hayatımda ilk defa böyle bir uyum izledim. Bunu onlara bu yaşta hiç bir rehber olmadan yaptıran inanç, gözlerimi yaşarttı. Namazları bitti ve yanıma geldiler. Onları kucakladım, sizinle gurur duyuyorum dedim. Yavrularımla gurur duyuyorum..”
Sen ne güzel bir öğretmensin..
Şu videolardan fazlaca görüyoruz, kader böyle bir şey, hiçbir güç, hiçbir çaba veya siyasi ilişki bu insanlarla Anadolu’yu bu denli birbirine bağlayamazdı. Bu yüzyıllar sürecek bir bağ ve arkasından çok daha büyük olayların kapısını aralayacak.
Özdemir Bayraktar belgeselini şu tebrik furyası bitsin sakin kafa ile izleyeyim diye bekledim...
İlk gördüğüm unsur Selçuk ve Haluk Bayraktar kardeşlerin başarısı kesinlikle tesadüf değil bunun için özellikle yetiştirilmişler ama asıl geri planda kendi kendisini yetiştiren Özdemir Bey...
Dönemin şartlarına göre iyi imkanlara sahip bir insan pekala balıkçılık ile Sarıyer'de çok rahat keyif sürüp gençlik yaşayabilirdi...
O dönemde motor tasarlamak ile uğraşmak, daha öğrenci iken dinamo sarıp para kazanmak, 28 yaşında büyük bir firmada GMY olmak hırslı ve zeki bir insanın başarabileceği şeyler...
Kendi şirketini kurduktan sonra ise ilk hamlenin pahalı ithal parçaları yerlileştirmek olması hem ciddi bir risk hem de muazzam bir vizyon...
İHA SİHA konusuna gelince anormal bir hırs var adamda, model uçak ile başlayıp kendi modellerini tasarlamak ve oturup pilot ehliyeti almak, çocuklarını bu yönde bir yola sokup risk almak normal bir insanın hırs ve risk algısını aşar...
Şimdiki ulaşılan nokta hikaye, o dönemde bu riski almak asıl büyük iş...
Gerçekten bu dünyadan bir akıncı geçmiş...