Kızmıyorum artık sakinleştim, olanı olduğu gibi kabullendim.
Kendimle olan kavgamı bıraktım.
Anlamayana anlatmıyorum ve herkesin her şeyi anlamasınıda beklemiyorum…
Merhum Necip Fazıl’ın çilesini çektiği, fikir ve aksiyon tohumlarını ektiği gençlik hamdolsun bugün meyveye durmuştur.
Türkiye Yüzyılı ülkümüze omuz veren gençlik, ülkemizin yarınlarını inşa eden gençlik bizimle birliktedir.
İçişlerinde her türlü suç örgütü ve çeteyle mücadelemizi tavizsiz şekilde 2025’te de kararlılıkla devam ettirdik.
Emniyet birimlerimiz fedakârca çalışarak 24’ü uluslararası, 81’i ulusal, 143’ü bölgesel ve 403’ü yerel olmak üzere toplam 651 organize suç örgütünü çökertti.
Önümüzdeki 3 yılda 3 milyondan fazla gencimizi istihdama kazandıracak, 445 milyar liralık devasa bir kaynak tahsis ettiğimiz Gençliğin Üretim Çağı GÜÇ Programımız hayırlı, uğurlu olsun.
Boğazlarına kadar battıkları rüşvet ve yolsuzluk çamurundan duygularını manipüle ettikleri gençlerin omuzlarına basarak kurtulmaya çalışanlara rağmen biz gençlerimizi el üstünde tutuyor, onlara destek oluyoruz.
Cumhurbaşkanımız uluslararası siyasette Türkiye'nin sözünü yükselten, her bloktan ülkenin saygı duyduğu, meselelerin çözümü için kapısı çalınan küresel bir liderdir.
Senin dış politikadan anladığın şey ise, ülkemizi Batı başkentlerinde şikayet etmek, ağlak ağlak Batılı liderlerden randevu dilenmek, yüz bulamayınca da "terk edildik" demektir.
Daha birkaç saatlik bir meselede dahi, Türkiye’yi düşünmek yerine küçük siyasi hesaplarının peşine düşmen hem tıynetini hem de dış politika vizyonsuzluğunu açıkça gösteriyor.
Neyse ki Türkiye böyle bir çapsız siyaset anlayışıyla değil, Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliğiyle yönetiliyor.
Küresel çakallar egemen bir ülkeye daha çöktü…
Venezüella bu kaderi yaşayan ilk ülke değil son da olmayacak..Son 15 yılda Suriye, Ukrayna, İran, Lübnan, Filistin/Gazze’nin başına gelenlerden çıkarılacak dersler çok.
Dünya normal zamanlardan geçmiyor. Türkiye’nin yakın dönemde verdiği bütün mücadele bu kaderi yaşamamak içindi.
FETÖ’nün devletten tasfiyesi, PKK ile beraber operasyon yapma kabiliyetlerinin yok edilmesi tarihin bu dönemindeki en büyük kazancımız oldu.
Ve tabii ki savunma sanayiinde gerçekleştirdiğimiz büyük atılım.
Güvenlik ve savaşlar çağına hazırlıklı girdik. Terörsüz Türkiye de, iç cepheyi tahkim etme çabaları da hep yaklaşan kusursuz fırtınayı hasarsız atlatmak için atılan adımlar.
Bu çağın özeti: Uyursan ölürsün. Hele de bizim coğrafyamızda.
Küresel çakallar petrole, doğal gaza, madenlere çökmek için egemen devletlere gözlerini bile kırpmadan saldırıyor. Uyuma Türkiye. Seni içeride birbirine düşürmek isteyen operasyon çocuklarının oyunlarına gelme.
Abdülhamid Han’a karşı içeriden ve dışarıdan yıllarca nefret örgütlendi. “Hürriyet” diyerek alkış tuttular, meşrutiyet geldiğinde bayram ettiler. Ama o sevinç, felaketin başlangıcıydı. Meclis; devleti içeriden çökertmek isteyenlerle doldu, Abdülhamid indirildi ve Osmanlı kısa sürede parçalandı.
Sonradan pişman olan çok oldu…
Ama bedeli millet ödedi.
Abdülhamid Han her şeyi görüyordu. Bu yüzden direndi.
Devleti, milleti ve yarını korumak için…
Bugün aynı oyun sahnede. Aynı algılar, aynı iftiralar, aynı “otoriter” yalanları…
Ders ortada:
Liderine sahip çıkmayan millet, tarih önünde kaybeder.
Bu yüzden Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a sahip çıkmak bir tercih değil, bir beka meselesidir.
Füzelerden tüfeklere, insansız araçlardan roketlere, deniz toplarından elektronik harp sistemlerine savunma sektörümüzün tamamında büyük bir dinamizm var, üretkenlik var, maşallah heyecan ve gayret var.
Bir iddiamız var;
Gazi Konut üzerinden olabilecek en uygun, en karşılanabilir ödeme koşulları ile insanımızı ev sahibi yapmak.
Şimdiye kadar binlerce sosyal konut yapıp, teslim ettik.
Sizi temin ediyorum, hiçbir kar amacımız yok, olamaz da…
El ele verip, Gaziantep’te konut sorununu yakıcı bir gündem olmaktan çıkarmak için karşılıklı ne fedakarlık yapılması gerekiyorsa, biz yapmaya hazırız, hepiniz bekliyoruz.
Biriz, beraberiz, kardeşiz; hep birlikte Türkiye’yiz.
Kimi zaman kadınları, kimi zaman Alevi canlarımızı, kimi zaman Kürt kardeşlerimizi hedef alan hadsiz söylemler karşısında birbirimize daha sıkı kenetlenecek, kardeşliğimizi yüceltmenin yollarını arayacağız.
Hazreti Mevlana’dan aldığımız ilhamla biz topraklara sevgiden başka hiçbir tohum ekmedik; bundan sonra da ne bu topraklara ne de bölgemize sevgiden, iyilikten, güzellikten, merhametten başka tohum ektirmeyeceğiz.
Her zaman kucaklayıcı olacağız.
Kimsenin dünya görüşüne, yaşam tarzına, ideolojisine bakmadan 86 milyonun ebedî kardeşliğini büyütecek; muhabbetimizi, dayanışmamızı büyütecek; ekmeğimizi, aşımızı büyütecek; milletimizle birlikte bölgemizdeki tüm kardeşlerimizin refahını, huzurunu, barış ve istikrarını büyütecek; inşallah yolumuza işte bu anlayışla devam edeceğiz.