Emret Reis; Sen niyet et, biz yollara düşelim Sen meydan oku, biz kalkan olalım Sen “sefer” de, biz “zafer” diyelim Sen ileri de, biz dörtnala koşalım Sen uzun yaşa, biz ömrümüzden verelim Davan davamız, yolun yolumuz bizim! @RTErdogan
Yolsuzluk operasyonları başlayınca beytülmale çöreklenmiş yankesicileri yargıdan kurtarmak için boykot diye bir şey uydurdular.
Şimdi anlaşılıyor ki boykottan amaçları, millî markaları tehdit edip haraca bağlamakmış.
Milletimiz bunların artık siyasi parti mi, mafya mı olduğunu karıştırır oldu.
Öyle ya, önüne geleni tehdit eden bir siyasi parti olur mu?
Sayın Özel’in yönetiminde CHP, siyasi parti kimliğini giderek kaybediyor.
Daha önce de söyledim; CHP yönetilmiyor, dümeni kilitlenmiş gemi misali oraya buraya savruluyor.
Temennimiz, CHP’nin yaşadığı bu kimlik bunalımını bir an önce aşmasıdır.
Dün ve bugün gerçekleştirilen programlarla oldukça verimli bir şekilde icra edilen AK Parti Ekonomi İşleri Başkanlığı İstişare Toplantısı’nın ülkemiz, milletimiz, partimiz ve ekonomimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum.
ABD Başkanı Sayın Trump, Mısır Cumhurbaşkanı Sayın Es-Sisi, Katar Emîri Sayın Şeyh Temim’le birlikte imzaladığımız dörtlü deklarasyonun bölgemizde kalıcı barışa giden yolda yeni bir kilometre taşı olmasını ümit ediyorum.
Allah’a hamdolsun bugün Gazze’de çocukların yüzü gülüyor, yardım görevlileri şükür secdesi yapıyor, anneler iki yıl sonra ilk defa çocuklarını sokağa yukarıdan bomba yağar korkusu olmadan gönderebiliyor.
Geride 68 bin şehit, 170 binden fazla yaralı, yıkılmış şehirler, paramparça olmuş hayatlar, yetim ve öksüz çocuklar bırakan soykırımın yol açtığı tahribatı ortadan kaldırmak belki de hiçbir zaman mümkün olmayacak.
Annesi, babası, kardeşi gözlerinin önünde canice katledilen o masum yavrular hayatları boyunca bunun ıstırabını hep yüreğinde hissedecek.
Gazze’nin yeniden ayağa kaldırılması muhtemelen yıllar alacak.
Ama bütün bunlara rağmen iki yıllık acının, katliamın ve zulmün ardından Gazze’de ateşkesin sağlanmasını çok kıymetli buluyoruz.
Şimdi hep beraber Filistin’in yaralarını sarmamız, Gazze’yi yeniden ayağa kaldırmamız ve Gazzeli kardeşlerimize can suyu olmamız gerekiyor.
Türkiye olarak bunun için çalışacak, bu anlayışla sürecin her aşamasını yakından takip edeceğiz.
Filistinli kardeşlerimizin istikbali için bu süreci sabırla, basiretle, dirayetle ve suhuletle yönetmeye gayret edeceğiz.
Arzumuz, dün atılan adımın kalıcı ve adil bir barışla taçlanmasıdır.
Hiç şüphesiz bunun tek yolu da 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan, bağımsız, egemen, toprak bütünlüğüne sahip bir Filistin devletinin kurulmasıdır.
İnşallah o güzel günleri de göreceğimize tüm kalbimle inanıyorum.
Hükûmetimizin üretimi, yatırımı, istihdamı, ihracatı merkeze alan büyüme politikasında hiçbir değişiklik söz konusu değildir.
Küresel ekonomideki belirsizliklere, ticaret ortaklarımızdaki düşük büyüme oranlarına rağmen Türkiye ekonomisi büyümesini sürdürmektedir.
2025’in ilk yarısında yıllık büyümemiz %3,6 olarak gerçekleşti ve millî gelirimiz yıllıklandırılmış bazda 1,5 trilyon dolara yaklaştı.
Üretim cephesinde zirai dona bağlı olarak daralan tarım sektörü hariç tüm sektörlerde katma değer artışı oldu.
İmalat sanayimiz son 12 çeyreğin en yüksek performansını sergiledi.
İşsizlik oranımız 28 aydır tek haneli seviyelerde.
Bütün bunları umut verici rakamlar olarak görüyoruz.
Ama bu süreçte reel sektörümüzün talep ve beklentilerine de kulaklarımızı asla tıkamıyoruz.
Yaşanan her türlü sıkıntının, her türlü ihtiyacın, karşılaşılan her türlü zorluğun farkındayız.
Ekonomik istikrar programımıza halel getirmeden bu talepleri karşılamaya büyük önem veriyoruz.
Hükûmet ve siyaset kurumu olarak bizim asli görevimiz, sorunlara çözüm bulmaktır.
23 yıldır hep bunu yaptık, bundan sonra da çözüm üreten biz olacağız.
Bu ülkenin halkın oylarıyla seçilmiş cumhurbaşkanını Batı başkentlerinde yoldaşlarına yuhalatmanın adı siyaset değildir.
Türkiye’nin ana muhalefet partisine ve liderine yakışan, bırakın böyle bir rezalete zemin hazırlamayı, tam aksine buna karşı siper olmaktır.
"Erdoğan, İsrail'le işbirliği yapıyor" diye yırtınan Saadetçi tayfa online mı?
Mısır Cumhurbaşkanlığı’nın Şarm Eş Şeyh’teki zirveye Netanyahu’nun da katılacağı yönündeki açıklaması üstüne Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın havada olan uçağını Mısır’a indirtmedi.
Bir süre Kızıldeniz üzerinde bekleyen uçak daha sonra Netanyahu’nun zirveye katılmayacağının açıklanması üzerine havalimanına iniş yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Netanyahu’nun katılacağı bir zirveye katılmayıp Türkiye’ye döneceğini muhataplarına bildirmesi üzerine Netanyahu’nun katılımının iptal edildiği öğrenildi.
Trabzon Havalimanının ihtiyacı karışılmakta zorlandığını biliyorum. Yeni projeyi bitirdik ve inşallah ihalesini bu sene yapıyoruz.
Çalışmalara da önümüzdeki yıl başlamayı ümit ediyoruz.
Böylece deniz üzerine üçüncü havalimanımızı Trabzon’a inşa edeceğiz.
Yeni Türkiye’yi hasımlarımız dâhil herkes kabullendi ama ülkemizin ana muhalefet partisi bunu hâlen idrak edemedi.
Ülke içinde ne yaparlarsa yapsınlar, yurt dışına çıkınca Türkiye partisi gibi hareket etmeleri gerektiğini bu beyefendilere bir türlü anlatamadık.
Millî Mücadele’mizin karargâhı olan, Büyük Zafer’e giden yolda tarihî bir rol oynayan Ankara’mızın başkent ilan edilişinin 102’nci yılını tebrik ediyorum.
Başta Gazi Mustafa Kemal olmak üzere kurtuluş mücadelemizin tüm kahramanlarını rahmetle yâd ediyorum.
Milli ve özgün platformun farkını şöyle görmek lazım.
Yabancı bir insanlı savaş uçağına milli bir faydalı yük (mühimmat, pod vb.) entegre etmeye kalktığınızda, yüz milyonlarca dolarlık fahiş maliyetler, sayısız operasyonel kısıtlama ve her adımda alınması gereken izinlerle karşılaşırsınız.
Bayraktar #KIZILELMA gibi milli bir platformda ise istediğiniz milli sistemi, yabancı bir savaş uçağına entegrasyon bedelinin %1'i maliyetine, çok daha hızlı ve hiçbir izne/kısıtlamaya tabi olmadan entegre edersiniz. Kontrol tamamen sizdedir.
İlk insansız savaş uçağımız Bayraktar #KIZILELMA, milletimize 1 kuruş dahi yük olmadan, Baykar’ın tamamen ihracattan elde ettiği gelirlerden oluşan öz sermayesi ile ülkemize kazandırılmıştır.
#MilliTeknolojiHamlesi’nin asıl gücü burada...
Öğrencilerimizin projeler geliştirebilecekleri uygulama ve araştırma temelli öğrenme modellerini hayata geçireceğiz.
Bu dönüşümün en somut çıktılarından biri de pek çok Avrupa ülkesinde olduğu gibi öğrencilerimize 3 yılda mezun olabilme imkânı sunacak yapısal reformların gündeme alınmasıdır.
Yükseköğretim sistemimizin, ön lisans ve lisans düzeylerini kapsayacak şekilde, iş yerlerinde uygulamalı eğitim modelinin yaygınlaştırılmasını bu bakımdan önemli buluyoruz.
Bu modelle staj uygulamalarını iş yeri temelli mesleki eğitime dönüştürmeyi hedefliyoruz.
Diğer taraftan yeni dönemde ders planlarını sadeleştireceğiz.
Bu reformlarla yükseköğretim sistemimiz hem daha verimli hem de uluslararası standartlara daha uyumlu bir yapıya kavuşacaktır.
Yeni düzenlemelerimiz şimdiden hayırlı, uğurlu olsun.
Türkiye, 350 bini aşkın misafir öğrenci sayısıyla dünyada 6’ncı sırada.
Ülkemizdeki uluslararası öğrencilerin Türk ekonomisine yaptığı yıllık katkı 3 milyar doların üzerindedir.
Küresel eğitim vizyonumuzu idrak edemeyen çevrelere şunları bugün bir kez daha hatırlatmak isterim:
Misafir öğrencilere tahsis edilen kontenjanlar, vatandaşlarımıza ayrılan kontenjanların tamamen dışındadır.
Yani kimse kimsenin hakkını yemiyor, geçlerimizin hakkını gasbetmiyor.
Akademisyeniyle, öğrencisiyle, stajyeriyle farklı kıtalardan ülkemize gelen bu kardeşlerimiz, Türk üniversitelerine önemli katkılar sağlıyor.
150 binin üzerinde Türkiye mezunumuz, ülkeleriyle Türkiye arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesinde kritik roller üstleniyor.
Gittiğimiz her yerde Türkçe konuşan, Türkçe düşünen, memleketine ve münasebetlerimize katkı yapmak için canla başla çalışan, Türkiye için dua eden Türkiye mezunlarıyla karşılaşıyoruz.
Lümpen bir ırkçılıkla ve dar bir bakış açısıyla uluslararası öğrencilerimizi hedefe koyan odaklar ne yaparlarsa yapsınlar, Türkiye’nin uluslararası eğitimde lider ülke olma yürüyüşünü durduramayacaktır.
2025-2026 Akademik Yılı’nın hocalarımız, öğrencilerimiz ve üniversitelerimizde görevli personelimizle birlikte ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.
Yükseköğretim Kurulumuzun 2025 Üstün Başarı Ödülleri’ni tevcih ettiğimiz bilim insanlarımızı ve üniversitelerimizi tebrik ediyorum.
Hocalarımızın ve öğrencilerimizin yeni akademik yılı en verimli şekilde değerlendireceklerine yürekten inanıyor, her birine ayrı ayrı başarılar diliyorum.
Şarm El Şeyh’ten gelen müjdelerden sonra bugün de imzalar atıldı.
Bizim de ilk baştan itibaren aktif katkı verdiğimiz anlaşmadan büyük memnuniyet duyuyoruz.
Anlaşmanın sahadaki uygulamalarını takip edecek görev gücünde Türkiye olarak inşallah biz de yer alacağız.
Bundan sonra:
Acil olarak kapsamlı insani yardımların Gazze’ye ulaştırılması…
Rehine ve mahkûmların takası…
İsrail’in saldırılarını derhâl durdurması…
Belirlenen hatlara geri çekilmenin sağlanması büyük önem arz ediyor.
Biz anlaşmanın mutabık kalınan maddelerinin harfiyen uygulanmasını titizlikle takip edeceğiz.
Gazze’nin tekrar ayağa kaldırılabilmesi için uluslararası toplumla birlikte yeniden imar faaliyetlerine destek olacağız.
Amacımız, soykırımın durması ve bölgeye huzurun bir an evvel gelmesidir.
Gazzeli kardeşlerimiz dünyada huzuru, barışı, güvenliği en fazla hak eden millettir.
İki yıl sonra ilk defa yüzü gülen Gazzeli mazlumların, özellikle de Gazzeli masum yavruların yüzünde açan tebessüm çiçeklerinin hiç solmaması için ne gerekiyorsa biz Allah’ın izniyle yapmaya devam edeceğiz.
Türkiye, dün olduğu gibi bugün ve yarın da Filistin halkının yanında olacak, onları asla yalnız bırakmayacaktır.