Ey mânâ denizinin sahibi ! Ben söylemeden içimi gören aklımdan geçeni bilen ! Kelimelerimin yetmediği yerde gözyaşım ulaşıyor semaya. Sen benim yolumu doğrult. Sen benim etrafimdakilerin de yolunu dogrult.Etrafimdekileri yolu doğru olanlardan eyle.
Allah'ım yaşadığım her yerde mutlu olmaya çalışma azmim icin sana şükürler olsun . Nerde olursam olayım bunu içimden alma hic . Şükürsüzlerden eyleme beni ..
Bende üst ortmemeyi öğrendim , koltukta uyumamayı, gidip kendi uzerini örtüp yatağında yatmayı. Sadece anne evinde bu kadar düşünülür bir insan çünkü. Ben oyle gördüm.
evi yuva yapan şeyleri düşünüyorum. ilk aklıma gelen, koltukta uyuyakalmanın tedirgin etmemesi. üşür müyüm kaygısı olmadan oracıkta uyumak. çünkü biliyorsun ki biri mutlaka üstünü örtecek. o 'biri' yuvanın kendisi. kapıyı da anahtarla açmazsın o biri varken, çünkü zaten açılacak.
İnsan, bağı onarmak istediğinde tartışır. Bazen kavga eder, bazen uzun uzun anlatmaya çalışır. Sonra bir gün tükenir ve susar. Susmak derin bir vedadır aslında. Anlayana.
Hele ki dil belasini okuduktan sonra o kadar nefsini tutmaya çalışıyor ki insan . Tutamadığımiz yer cok oluyor tabi . Hele ki esin ailesi tarafına karşı. Oyle nefsine ağır geliyor ki susmak ...
Aile içi imtihanlara karşı genel görüşüm: susmak. Haklı da olsak susmak gerekli. Susmanın nice faydası ve hikmeti olduğunu gerçekten susabildiğinde anlıyorsun.
Hasan-ı Basri’ye, “Neden insanların sözüne hiç aldırış etmiyorsun?” diye soruyorlar. Hasan-ı Basri, “Allah’tan razı olmayan insanlar benden mi razı olacak?” der. İnsandır bu, razı edemezsin güzelim.
Hz. Muhammed (s.a.v) in şu sözü
ferahlatır insanı;
"Hak etmediğin bir muamele
gördüğünde unutma ki;
O kişi senin değerini anlamadan
Ölmez.
Çünkü
Allah adildir."