Uyanış yolunda ;
Kişinin hayatı sorgulaması için ilk önce, Aşk, ölüm ve hastalık gibi acı deneyimler yaşatılır, kişi öyle bir acı ile yüzleşince arayışa girer ve yolculuk başlar.
Buradaki hedef, egodan taşlaşan kalbi yumuşatmaktır.
Bundan sonra kişi arayışta maneviyata yönelir+++
Val Valerian ve Ruh Tuzağı
Val Valerian, 1990'larda ruh reenkarnasyon tuzağı ve Dünya'nın bir Hapishane Gezegeni olduğu konusunda yazmaya başlayan eski bir CIA ajanıdır (gerçek adı John Grace). Kitaplarında bu yerin bir "Hapishane Gezegeni" olduğu, uzaylıların bizi manipüle ettiği, ruh hasadı, ruh tuzakları ve daha fazlası hakkında detaylı bilgiler yer alıyor:
Kitaplarından birinde şöyle yazıyor:
" İnsan öldüğünde ışığın altında bekleyenler onlardır (gri uzaylılar).
İnsan daha sonra başka bir bedene geri dönüştürülür ve süreç tekrar başlar... İşte Ölüm Tuzağı'ndaki Işık ve Tünel de bu yüzdendir.
Işık ve Tünel Tuzağında ölen kişinin sevdiklerinin görüntüsünü ve inancına uygun Kişileri beyaz ışık tüneline yansıtırlar ve imaj sizi daha derinlere doğru dalgalandırır. Eğer takip etmeyi SEÇERSENİZ tuzağa düşebilir ve onların seçtiği başka bir enkarnasyona gönderilebilirsiniz... Bu varlıklar Dünya'yı büyük bir çiftlik olarak görürler.
Ölüme yakın deneyim yaşamış kişilerin Işığa Git demesi, bu konuda yazılan kitaplar ve filmler bu tuzağın reklamını yapmak için seçilen satış görevlileridir.
Hepsi cennete giriş kapısı olarak ışığa doğru gitmekten bahsediyor. ASLA bu ışığa girmeyin.
Peki birinin ölüm üzerine ne yapması gerekiyor? Kesinlikle söyleyemem. Hiçbir tünele veya ışığa doğru gitmem. Ve melekler ve sevdiklerimiz geldiyse, davet için kibarca teşekkür ederim, ancak reddederdim. İlgilenmeniz gereken tek ışık, en içteki ruhunuzdan parlayan ışıktır. O ışığı takip et, kendi Öz'ünün Işığı, derinlerde. Eminim gideceğiniz yeri bulacaksınız.
Hz. Nuh'un mezarını internette ararsanız hiçbir şey bulamazsınız, yerin bilinmediğini söylüyorlar - ancak İngilizce ararsanız bulursunuz.
Hz. Nuh'un mezarı Azerbaycan'ın Nahç��van şehrinde bir türbede bulunmaktadır. - Ama bunu bilmememiz gerekiyor.
Bugün efsane bir hikayemle karşınızdayım..
Bu sizin hikayeniz aslında....
Lütfen bol retweet bekliyorum siz değerli dostlardan🙏🦋
Başlıyoruz
Öyle bir yolculuktur ki bu;
Bir damla olarak başlayıp bedenlendiğin hayatında evren denizi seni kucaklamak için aşkla şevkle beklemekte;
Yeni düzen kurulmadan bir önceki değişmez metafor neydi Kaos.. İnsanlığa bunu yaşatacaklar..
NOT: Abd geçtiğimiz günlerde Uçaklarını kalkışa yasaklamıştı..Yakında Uçak Kazaları görebiliriz, gerekçeleri Max. Solar Patlama olacaktır fakat Hakikat EMP dalgaları olacaktır
Tomristen Rabiaya
''Sanem'' arapçada put demektir, ''Necla'' da şaşı demek mesela... ''Gülsüm'' ise gariban, zavallı kimsesiz kişi, Cennet bahçesi olarak bilinen ''İrem'' ise Allah'ın gazabına uğrayan sahte cennettir!!! ''Aleyna'' mesela, yine sıkça kız çocuklarımıza koyduğumuz bir isimdir ama onun da anlamı ''üstümüze bela, sıkıntı aksın'' demektir. Ne şuursuzluk be! - Ve yine mesela ''Kezban'' ismi Kur'an'da geçiyor diye kızlarımıza veriyoruz ama aslen Kezban yalancı demektir. Çocuğa bu ismi koyarsanız, 'yalancı, yalancı' diye çağırmış oluyorsunuz!!!
Hele hele, Bekir, yahu deve yavrusu' demektir. (Bu arada Hz. Ebubekir'in ismi Abdullah'tır, Ebubekir lakabıdır, bunu karıştırıp mevzuyu sulandırmaya, çarpıtmaya ya da traşlamaya kalkmayalım size zahmet!!!)
Rümeysa mesela ''gözü çapaklı kadın'' demektir
Ve yine mesela çocuklarına ''saniye'', ''rabia'', ''selase'' ''vahide'' gibi anlamlı ve kutsal isim koyduklarını zannedenler aslında onlara numara verdiklerinden bihaber! Vahide dediğinde birinci, saniye dediğinde ikinci, selase üçüncü rabia dediğinde de dördüncü demek oluyor ve mübareklikle falan da asla alakası yok... - Çünkü Arap kültüründe, kız çocukları insandan sayılmadığı için, kızı olanlar onlara isim vermez numara verirlerdi, mevzu bundan ibaret! Kısacası örnekler tonla ama buraya sığmaz şimdi...
-Peki biz TÜRKLER!!! Ne halt etmeye bu kadar arap, ibrani, sasani ve pers vs hayranlığı yapıp çocuklarımıza bu milletlerin (ya da kimi Avrupa dili ailesinden olan) çocukların adlarını veriyoruz?!
- Ecdadımızdan gelen bu saçma sapan geleneği, bu aymazlığı neden hala bitmek tükenmek bilmez bir inatla sürdürüyoruz???!!!???
-Orhun Anıtları'nda "Türk beyleri Türk adını bıraktı, Çince adlar alıp Çin kağanına bağlandı" diye sitem edilmektedir* diye yazar... (Ki bu özensizlik, bu densizlik İslam öncesi Sasani ve Pers adlarını hükümdara ve ailesine veren Anadolu Selçuklularında yapılmış en büyük aymazlıktır!) Ve devamında da bu özensizlik ve aymazlık ve dilimizin bilinçli asimilasyonu osmanlı ile doruk noktasına erişti... -
Bunu durdurmaya bu günkü Cumhuriyet de yetmedi, yetemedi maalesef!
-Yani sonuç itibarı ile hakikaten çok merak ediyorum, milletçe neden bu özensizliğe, bu saçmalığa, bu densizliğe ve bu aymazlığa ısrarla devam ediyoruz.
Mustafa Durmuş/Tomristen Rabiaya
5 years before the start of the #conflict, in 1983, #Armenian extremists attacked a wedding party of #Azerbaijanis in the center of #Masis (#Zangibasar) district. 4 people were seriously injured, dozens of people were injured.
No one was punished in connection with the incident.
Azərbaycanın ilk bayrağının təsvir edildiyi xalça.
Xalça da ərəb hərfləri ilə bu şeir yazılı:
"Zikr edər cinn, mələk, həm insan:
Yaşasun dövləti-Azərbaycan.
Hürr, azadə yaşatsun hamunu,
Həmhüquq ər ilə nisvan olsun."
(Son misranın mənası: kişi ilə qadın bərabər hüquqlu olsun)⬇️
2 kasım - Karaçay Türklerinin sürgünü ve soykırımı günü!
Türk Dünyası! Unutma! Unutturma!
1943 yılın 2 kasım gününde Stalin liderliğindeki Sovet rejimi kendi topraklarından 70 bin Karaçay Türklerin sürgün etti. Onların bir kısmı yolda öldü. "Bu sürgünde 22.000 çocuk dahil 43.000
#HarryPotter ve Azkaban Tutsağı'nda Harry'i Ruhemicilere karşı koruyan Patronusu bir Ak Geyik'ti. Ak Geyik Türk mitolojisinde ve kültürunde önemli yeri olan bir hayvandır ve Maral Ana olarak bilinir. Çocukların koruyucusu, yol gosterici ve rehberdir.
1992 yılının Nisan ayında Gasimov Natig Salim oğlu, #Karabağ’ın Ağdam ilçesinin Pirlar köyündeki Albanlar kilisesinde günlerce ayrılıkçılara karşı muhasarada kalarak direnmiş.
Natig’i sağ ele geçirmek isteyen terörist Vitaly Balasanyan, Hocalı'da yakalanan Cafer öğretmeni, Natig ile görüşmeye gönderiyor ve “teslim olmazsa #Hocalı esirlerini öldürmekle” tehdit ediyor.
Natig, Hocalı esirleri zarar görmesin diye Azerbaycan Bayrağını eline alarak teslim oluyor.
Natig Gasimov'dan bugüne kadar haber alınmadı ama o dönem bölgede bulunan İtalyan foto muhabiri Ernico Sarzin, Natig’in son fotoğraflarını çekmiş.
2021 yılında İngiliz yönetmen Karan Singh araştırmasında Natig Gasimov'un çete lideri Vitaly Balasanyan tarafından işken yapılarak öldürüldüğünü tespit ediyor.
Natik’in ölmeden önce Vakur duruşu, ölürken bile eğilmemesi ve ölümün gözüne dik dik bakması; onu tarih ve gelecek neslin gözünde ölümsüzleştiriyor