Müthiş bir keşif! Fatih Sultan Mehmet ile Trabzonlu (Komnenos Dönemi) bir Bizans filozofu arasında geçen; Allah, ahiret inancı, ruh ve beden konularının münazara edildiği 15.yy’a ait bir kitap. Sanırım İspanya Toledo’da bulunmuş.
@nazifmuhtaroglu@ProfDemirtas + Klasik modern dönemin "bilimsellik" tanımları bugünün batı dünyasında büyük oranda reddedilmişken biz hala bu tabuları ciddi bir eleştiriye tabi tutamadık. Bilim ve felsefeyi savunmak; basmakalıp hükümleri, tekdüzeciliği ve indirgemeciliği bir kenara bırakabilmeyi gerektirir.
@nazifmuhtaroglu@ProfDemirtas Kıymetli Nazif hocam. Maalesef Bilimi nedenselliğe, felsefeyi peripatetik ekole indirgeyen bir anlayış var. Bu anlayış nedenselliğe yapılan eleştiriyi bilim karşıtlığı, meşşailiğe yapılan eleştiriyi de felsefe düşmanlığı olarak algılıyor. +++
@nazifmuhtaroglu harika paylaşım👏👏
Ben de şunu ekleyeyim: Bilimi nedenselliğe, felsefeyi peripatetik ekole indirgeyen bir anlayış var. Bu anlayış maalesef nedenselliğe yapılan eleştiriyi bilim karşıtlığı, meşşailiğe yapılan eleştiriyi de felsefe düşmanlığı olarak algılıyor.
Mesele: Eleştirel Düşünme
Atılan bir tweetin bu kadar tartışmaya yol açacağını düşünmemiştim. Demek ki Gazali halen pek çok kişinin zihninde ciddi bir sembol olarak konumlanmış durumda. Özgür Demirtaş’ın (@ProfDemirtas) genel-geçer tweetlerine eleştirel bir gözle cevap vermeye çalıştım. Derdim en başta, eleştirel düşüncenin nasıl işlediğini göstermekti. Sayın Demirtaş’ı da buna davet ettim, ondan eleştirel düşünceyi örnekleyen bir tavır bekledim. Ama o bu tartışma bağlamında duygularıyla hareket etmeyi seçti. Gönlü hoş olsun, ne diyeyim.
Şimdi tartışma umulmadık şekilde yere büyümeye başladı. Sayın İbrahim Maraş (@ibrahimmaras2) bu tweetlerden sonra ‘Gazaliciler bir ekonomistin paylaşımı üzerine yine sahne alıp sözde ayar vermişler.’ diyerek muhtemelen beni de bu ‘Gazalici’ gruba dahil ederek bir Gazali eleştirisi sunmuş. Ne zaman kabilecilikten kurtulacağız, kabileci kodlarla düşünmekten uzaklaşıp ciddi bir eleştirel düşünme pratiği yapacağız çok merak ediyorum.
Modern bilime yol açan süreçteki temel yaklaşımın Gazali ve Eşariler’e ait olduğunu, İbn Rüşd’e ait olmadığını söylemek birini Gazalici yapmaya yeter mi, ne ölçüde Gazalici yapmaya yeter, buyurun siz karar verin. Buradan böyle bir sonuç nasıl bir akıl yürütmeyle çıkar? İşte her şeye siyah-beyaz bakan kutuplaştırıcı zihin yapısı böyle bir şeydir. Gazali’ye katıldığım noktalar vardır, katılmadığım noktalar vardır. Niye bu kişiyi %100 benimsemeliyim veya %100 reddetmeliyim şeklinde bir açmaza giriyoruz? Eleştirel bakış, incelediğin konu hakkında temyiz (ayırt edebilme) kabiliyetine dayanır: doğrusunu yanlışından, iyi tarafını kötü tarafından, faydalı yanını zararlısından ayırt edebilmeyi gerektirir yani. Bu yüzden bir kişi hakkında tek taraflı hüküm verenlere dikkat edin, bu incelikle olaylara bakmadıklarını göreceksiniz.
Oysa eleştirel düşünce incelikli bir iştir ve dar dairede ince işçilik yapılır. Ben Gazali hakkında genel-geçer hüküm vermedim. Ne onu mutlak olarak yücelttim ne de mutlak olarak onun üstünü çizdim. Hatalarıyla sevaplarıyla o da bizim gibi bir insan. Ben Gazali ve Eşariler’in teorik görüşlerinin modern bilimle ilişkisini göstermeye çalıştım. Sayın Maraş bu konuda yazdıklarımın neredeyse tamamını es geçip bir tek nedensellik konusunda söz etmiş. Nedensellik olmadan bilimin olamayacağını dile getirmiş. Sadece bu iddiası bile çok tartışma götürür. Nedensellik hakkında hiçbir tartışma yokmuşçasına kanaatini bir aksiyom gibi sunması da eleştirel düşünce açısından ayrı bir problem. Modern bilimde etkin nedenselliğe gerek olmadığını düşünüyorum ve bu kanaatte olan Harvard’da ve Yale’de tanıdığım birçok çağdaş filozof var. Doğa olaylarına etkin nedensellik vermeden -onları vesile neden- şeklinde kavramsallaştırarak da bilim yapabilirsiniz. Bu tezimi her zeminde herkesle tartışırım.
Bunun yanı sıra Sayın Maraş’ın felsefeden anladığı ile bugün dünya anlaşılan şeyin çok farklı olduğunu düşünüyorum. Filozof, din felsefecisi ve kelamcı gibi kategorik ayrımlar yapması da buna işaret ediyor. Size başka bir tez: kelam da felasife gibi felsefi bir çizgidir. Kelam gerekçelendirme açısından vahye dayanmaz. Vahyin sıhhatinin akıl ve gözlemle gerekçelendirilmesi gerekir. Orta çağda kullanılan ‘felasife’ terimi Antik Yunan’dan ciddi anlamda etkilenen, o geleneği takip eden felsefi çizgidir. Kelam da ayrı bir felsefi çizgidir. Orta çağ terimlerinin anlamını aynen bugüne aktarmak ve dünyada olup biteni takip etmemek ciddi bir sorun maalesef. Felsefe, terimlerin ardında yatan kavramlara erişmekle başlar. Kelimelere takılmayalım.
Daha konuşacak çok şey var ama neyse bu kadar yeter, umarım meselenin temelde eleştirel düşünme meselesi olduğu anlaşılmıştır.
Filistinli kız çocuğu:
▪️"Ağlayalım istiyorlar, ağlamayacağız"
▪️"Allah'ın izniyle evimiz yıkıldığı için ağlamayacağız"
▪️"Evimizi yeniden inşa edeceğiz"
▪️"İşgalciler bizim toprağımızda kalamayacaklar"
▪️Burası ebediyyen bizim vatanımız"
https://t.co/XDIGyWuMzD
Gazzeli çocuğun ateşkes mutluluğu:
▪️"Bakın hiç uçak sesi yok"
▪️"Ateşkes yapıldı, çok mutluyum"
▪️"Yarabbi inşallah bütün sorunlar hallolsun"
▪️"Patlamalar olmadan dünya çok güzel"
▪️"Çok mutlu oldum"
https://t.co/AASuHLY2fy
Filistinli model Bella Hadid’in babası Muhammed Hadid: “Nazilerden kaçan 2 Yahudi aileyi evimize aldık, 2,5 yıl misafir ettik. Annem beni dünyaya getirmek için annesinin evine gidip ben 9 günlükken geri gelince eve almadılar. Annemin bana bir örtü almasına bile izin vermediler”
Dün Netanyahu, "Amalek'i hatırlıyoruz ve savaşıyoruz" dedi.
Dini ve tarihi arka planı dolu bu sözler ne anlama geliyor?
AMALEK kimdir?
Independent Türkçe için yazdım 👇
https://t.co/eiB29Z3PWw
Otur ağla ey dünya
Bu küçük oğlana değil, kendine, kendimize.
Onlar ki sınavlarını canlarıyla veriyor,
bizim elimizdeki kâğıtlarsa boş
Gazze'deki Filistinli bir çocuk, İsrail'in evini bombalamasının ardından ailesini bulmak umuduyla enkazı çıplak elleriyle kazmaya çalışıyor.
Gazeteci @ersoyakif1:
▪️İsrail, Filistinlilere önce ‘güneye gidin’ dedi, gidenleri yolda vurdu
▪️Enkaz altında kalanları kurtarmaya çalışan insanlar vuruldu
▪️Onlar hastaneye kaldırılırken ambulanslar vuruldu
▪️Hastaneye yetiştiler tedavi altına alındılar. Şimdi de hastaneler vuruluyor