Emin Koramaz
Hak Mücadelelerin Önündeki En Büyük Engel Tek Adam Rejimi
“Birleşik mücadelenin ilk ve en önemli koşulu, ortak bir hedef etrafında kenetlenmektir. Bugün işçiler ücretleri, emekliler insanca yaşam, kadınlar şiddete karşı yasal kazanımları, gençler gelecekleri, köylüler toprakları, ekolojistler doğa için mücadele ediyor. Bu mücadelelerin her biri son derece haklı ve meşrudur. Ancak bugün geldiğimiz noktada, tüm bu hak mücadelelerinin önündeki en büyük engelin aynı olduğunu görmek zorundayız: Tek adam rejimi.”
✏️ BirGün Gazetesi’nde birleşik halk muhalefetinin imkanlarına ilişkin sürdürülen “Ortak Hat” tartışmasından alınmıştır.
🔗 https://t.co/10RhB9f3e0
Yan Yana Geliyoruz...
Halkın açlığı ve sefaleti pahasına sürdürülen tek adam rejimi ülkemizi adım adım felakete sürüklüyor.
Cumhuriyet’in laik ve demokratik son kazanımları ortadan kaldırılmak isteniyor. ABD’nin Büyük Ortadoğu politikalarıyla uyum için bir monarşik rejim dayatılıyor.
Fiilen seçimsiz ve muhalefetsiz bir rejime geçiş için hukuk tanımaz sınır bilmez bir zorbalık devreye sokuluyor.
Ülkemizi karanlık ablukadan kurtarmak önümüzdeki en öncelikli sorumluluktur.
Bu sorumluluk bir kişi ya da parti meselesi olmanın ötesinde ortak geleceğimiz ve ülkemizin yarınlarına ilişkindir.
Bunu başarmanın yolu direnen işçileri emeklileriyle, gençleri kadınlarıyla ezilen emekçi halkın dayanışması, birleşik mücadelesidir.
Bunun için hakları ve özgürlükleri için mücadele edenlerin tek adam rejimine karşı güçlerini birleştirecek bir dayanışma ve ortak mücadele zemininin yaratılması zorunludur.
İçi boşaltılmış Parlamento etrafında tek adamlar etrafında belirlenen egemen siyaset çökerken öznesi ve kurucusu halk olan yeni bir siyasal zeminin yaratılması başarmak ve kazanmak için hayatidir.
Birleşik bir mücadele hareketi ile yeni bir direnme gücünün oluşturulması ülkenin her yerinde açlığa karşı yükselen çığlıklar, meydanlardan sokaklara süren direnişler, yeni bir gelecek için yılmadan yürüyenlerin çağrısıdır!
Bu çağrıyı örgütlemek üzere sorumluluk alıyor, bu ihtiyacı duyan herkesle birlikte bir yola çıkıyoruz!
Halkın dayanışmasını ve mücadelelerin birliğini sağlayacak bir zemini oluşturmanın yollarını birlikte arayalım.
Geçen yıl Haydarpaşa Almanca kontenjanı 60, İngilizce ise 120 öğrenci alan lisenin İngilizce hazırlık sınıfı kontenjanı 30 azalarak 90’a düşmüştü. Son dakika değişikliğiyle Haydarpaşa Anadolu Lisesi özel program uygulayan okul kapsamına alındığı için Haydarpaşa Lisesi Almanca kontenjanı 48’e Haydarpaşa İngilizce kontenjanı da 48’e düşürüldü.
Geçen yıl Haydarpaşa Almanca kontenjanı 60, İngilizce ise 120 öğrenci alan lisenin İngilizce hazırlık sınıfı kontenjanı 30 azalarak 90’a düşmüştü. Son dakika değişikliğiyle Haydarpaşa Anadolu Lisesi özel program uygulayan okul kapsamına alındığı için Haydarpaşa Lisesi Almanca kontenjanı 48’e Haydarpaşa İngilizce kontenjanı da 48’e düşürüldü.
LGS sonuçlarının açıklanması sonrasında tercihlere esas kontenjan tabloları da açıklandı.
Merkezi sınavla öğrenci alan akademik liselerin (Fen, Anadolu, Sosyal Bilimler) kontenjanları her yıl düzenli olarak azaltılıyordu. Bu azalış devam ediyor.
Bu yıl merkezi sınavla öğrenci alan; Fen liselerinde 630, Anadolu liselerinde 2844, Sosyal Bilimler liselerinde 150 kontenjan azaltılmış. Akademik lise kontenjanlarında toplamda 3624 kontenjan azaltılmış durumda.
Yalnızca İstanbul’da merkezi sınavla öğrenci alan okulların kontenjanları örneğin; İstanbul Erkek Lisesi (Almanca) 150’den 120’ye, Kabataş Erkek Lisesi (İngilizce) 90’dan 60’a, Kadıköy Anadolu Lisesi 180’den 150’ye, Vefa Lisesi 150’den 120’ye, Şehit İlhan Varank Fen Lisesi 90’dan 60’a, Haydarpaşa Lisesi (İngilizce) 120’den 90’a, Beşiktaş Atatürk Anadolu Lisesi 150’den 120’ye, Yeşilköy Anadolu Lisesi 150’den 60’a, İstanbul Atatürk Anadolu Lisesi 90’dan 60’ a düşürüldü.
Akademik liselerin kontenjanın azaltıldığı her durumda istediği okul türlerine yerleşemeyen çocuklar özel okullara veya istemediği okul türlerine mecbur bırakılıyor.
Bu sınav ve yerleştirme sistemi nedeniyle özel liselerin oranı ülke tarihimizin en yüksek seviyesine %24,81’e ulaştı. Veliler en temel gereksinimlerinden dahi vazgeçerek çocuklarının gelecek umudu için bütçesinin önemli bir bölümünü eğitime harcamak zorunda bırakılıyor.
Eşit, nitelikli, parasız, akademik eğitim ücret karşılığı satın alınacak bir ayrıcalık değil, kamusal haktır.
Çocukların eşit, nitelikli, akademik, kamusal eğitim hakkı, eğitim aracılığıyla geleceklerini değiştirme umudu, hayalleri ellerinden alınıyor.
LGS sonuçları açıklandı.
Kontenjanlar Kabataş Erkek Lisesi’nde (İngilizce) 90’dan 60’a, Vefa Lisesi’nde 150’den 120’ye, İzmir Atatürk Lisesi’nde (İngilizce) 180’den 150’ye, Kadıköy Anadolu Lisesi’nde 180’den 150’ye, Beşiktaş Atatürk Anadolu Lisesi’nde 150’den 120’ye düşürüldü.
Akademik liselerde her yıl kontenjanlar azaltılıyor. Kontenjanların azaltılması sonucu ise istediği okul türüne gidemeyen öğrenciler özel okula mecbur bırakılıyor. Bu mecbur bırakılmanın ve teşvik, arazi tahsisi, vergi indirimi gibi isimlerle kamu bütçesinin, kamu kaynaklarının özel okul sahiplerine aktarılması sonucu özel liselerin oranı %24,81’e ulaştı. Dört liseden biri artık özel lise.
Eğer yoksulsan akademik eğitimi parayla satın alamıyorsan akademik liselerin sayı ve kontenjanları az olduğu ve her yıl kontenjanları daha da azaltıldığı için bu liselere yerleşemiyor, imam hatip veya meslek lisesine “zorunlu” yerleştiriliyor veya örgün eğitim dışına çıkıyorsun.
Yalnızca 2025’te Fen, Anadolu ve Sosyal Bilimler liselerinin kontenjanı 4 bin 80 azaltılırken imam hatip ve mesleki ve teknik liselerin kontenjanları bin 919 artırıldı.
Eğitim artık hak değil ücret karşılığı satın alınarak ulaşılabilecek bir ayrıcalık!
Bugün sonuçlarla birlikte açıklanan kontenjanlarda akademik liselerin (Fen, Anadolu…) azaltıldığı her durumda çocukların eğitim aracılığıyla geleceklerini değiştirme umutları da ellerinden alınacak.
🔴Zafer Arapkirli Silivri’den yandaş yazarlara meydan okudu: “Kimmiş ‘besleme’ gazeteci?”
🎙️Hürriyet gazetesinin bir yazarı “İBB’nin sözde duruşmalarındaki gazeteciler İmamoğlu-Ongun ikilisi tarafından besleniyor” dedi. Ağır bir çamur attı.
🔗https://t.co/bxrAjgz2UW
🔴 "MAHKEME BAŞKANI YALAN SÖYLER Mİ?"
📌 Sera Kadıgil: “Bir mahkeme başkanı yalan söyler mi? Tutanağa yalan beyan geçirir mi? Yalan değilse de bunun adı manipülasyondur. Sanığı kumpasa düşürmeye çalışan bir mahkeme tutumuyla karşı karşıyayız.”
Abluka altındaki başkent Ankara’dan herkese merhaba.
Saray’ın ülkemize yakıştırdığı utancı, halkımız adına kendilerine iade ettik. Bizim ülkemiz Epstein’cı sapıkların, Gazze ve İran katillerinin ortalıkta cirit atabileceği bir yer değildir.
Gözaltına alınan Ankara İl Başkanımız Fırat Çoban’ın ve diğer tüm yoldaşlarımızın, yurttaşlarımızın durumunu milletvekillerimiz ve avukatlarımızla takip ediyoruz. Memleketin tüm haysiyetli insanlarına çağrımızdır, bu onura ortak olun, memleketin devrimcilerine, yurtseverlerine sahip çıkın.
Tarih bugünleri “yanıbaşımızda mazlumları katlettiler, sonra gelip Ankara’da güle oynaya poz verdiler” diye yazamayacak. Tarih boyunca emperyalizme direnenler bize onur duyduğumuz bir tarih bıraktılar, işbirlikçiler ise hiçbir eylemlerini sahiplenemiyorlar.
Bugün de bizim için gurur, işbirlikçiler için utançla anılacak.
NATO'yu protesto etmek suç değil onurdur.
Gözaltılar Serbest Bırakılsın
Başta Ankara olmak üzere, günlerdir bitmeyen baskı ve operasyonlarla yüzlerce kişi NATO'yu protesto ettiği için göz altına alındı.
Polis şiddeti ve zorbalıkla gözaltına altınan, günlerce ifade için bekletilen tüm yurtseverler serbest bırakılmalıdır.
NATO operasyonları sonucunda gerçekleşen tüm haksız ve hukuksuz tutuklamalar sonlandırılmalıdır.
Demokrasi ve bağımsızlık için mücadelemiz omuz omuza sürecek, bu abluka dağıtılacak!
@HayriKozanoglu Bu ülkede yaşıyorsa,
Değerlerine
İnancına
Bayrağına
Kitabına
Saygı duymak ZORUNDASIN
Bu değerleri kullanıp kimse mizah malzemesi yapamaz
Müjdat Gezen’i yıllardır;
Halkı güldüren ve neşelendiren,
halkı düşündüren,
halkı bilgilendiren,
halka hizmet sunan,
halka umut veren ve cesaret aşılayan
değerli bir sanatçı olarak biliriz.
Halkı aşaladığına hiç tanık olmadık! https://t.co/cHGp7G1aaT