Ne evladını ne eşini ne anne babanı değiştirebilirsin. Bunun için hummalı bir mücadele içindeysen ipleri gevşet artık. İnsan, kendisinden başkasını değiştirmeye muktedir değildir. Bu mümkün olsaydı Hz. Yakup kendi oğullarının kalbini ve tutumlarını değiştirirdi, peygamberimiz en sevdiği amcası Ebu Talib’in iman etmesinin sevincini yaşardı, Hz. İbrahim babasının kalbini yumuşatabilirdi, Nuh peygamber eşini ve çocuğunu gemiye bindirebilirdi. Demek ki kalplerin ıslahı bizim elimizde değil. Bize düşen samimi bir dua ve sabırdır.
Başkalarının doğrularıyla yaşamaktansa, kendi yanlışımı yaşamayı tercih ederim. Çünkü insanı olgunlaştıran, kendi seçiminin mesuliyetidir. Zira en ağır pişmanlık, yaşanan yanlışlar değil; hiç yaşanamayan kendi hayatıdır.
@Sonmezz0180 "Kehf Sûresi'ni okurken mağara gözümde bir mekân olmaktan çıkıyor; bazen kendi kalbime dönüşüyor. Sonra anlıyorum ki insanın en büyük mağarası bazen kendi kalbidir. Ve en büyük sığınağı da Allah'ın rahmetidir."
Köydeyim.Akşam serinliğinde dedemle oturuyoruz.Çekirdeği çitleyip içini dedeme veriyorum.İlk kez dinliyormuşum gibi anılarını dinliyorum.Dualar ediyor,öğütler veriyor.Heyben delik olsun diyor(Her şeyi içine atma,yük etme.Dertler heybende birikmesin)
Bazen ömür bir cümleye sığıyo
"...Yeryüzü, bütün genişliğine rağmen onlara dar gelmişti. Vicdanları da kendilerini sıktıkça sıkmıştı. Allah'tan yine Allah'a sığınmaktan başka çare olmadığını anlamışlardı..."