@Acarogullari10 Aslında en tehlikeli "maske" bahanelerdir. İnsan kaderi veya dış etkenleri suçlayıp vicdanını susturacak rasyonalizasyonlar bulduğunda, iradesini tamamen saf dışı bırakır. Eylemlerini meşru gördüğü an ise sınır tanımaz bir haklılık yaşar ve yaptığı her davranışı mübah görür.
@ErhanIraksak@laedri0555 İbadet, mutlak mükemmellik karşısında insanın kendi acziyetini ve varoluşsal konumunu anlamlandırma çabasıdır. Sonsuz olanın bizim ibadetimize ihtiyacı yoktur; ibadet, sonlu bir varlık olan insanın, ruhsal tekamülü ve içsel boşluğunu doldurması için bir varoluşsal zorunluluktur.
@Acarogullari10 Ulaşana kadar çabalayıp ulaşınca sıkılmak aşk değil, zihindeki illüzyonun çöküşü ve avın heyecanı bittiğinde salgılanan dopaminin çekilmesidir. Kavuşunca beliren o ani soğuma, derin bir bağ kurmaktan kaçan narsist bir kibrin ve insanı nesneleştiren bir doyumsuzluğun göstergesidir
Dan Brown’ın "Da Vinci Şifresi" romanında, müze müdürü Jacques Saunière ölmeden hemen önce yere görünmez kalemle bir dizi şifre ve "P.S. Robert Langdon'ı bul" notunu yazar. Fransız polis yüzbaşısı Bezu Fache, bu mesajı gördüğünde maktulün katilini işaret ettiğini varsayarak Langdon’ın suçlu olduğuna kesin bir şekilde kanaat getirir. O andan itibaren soruşturmayı gerçeği bulmak için değil, sadece zihnindeki bu yargıyı kanıtlamak için yürütür. Langdon’ı müzeye davet edip notun o son kısmını ondan gizleyerek bir tuzak kurar; Langdon’ın olay yerindeki en doğal şaşkınlıklarını veya tereddütlerini bile soğukkanlı bir katilin rol yapması olarak okur. Peşin hükmüne o kadar bağlıdır ki, elindeki bütün kanıtları kendi çizdiği bu suçluluk senaryosuna uydurur.
İnsan bir konu hakkında en baştan kesin bir hükme vardığında, gerçeği arama yeteneğini büyük ölçüde kaybeder. Zihin, sadece o ilk inancı doğrulayacak detayları cımbızlamaya, bunun dışındaki her şeyi yok saymaya başlar. Başlangıçta aceleyle kurulan kurgu, zamanla kişinin kendi mutlak gerçeğine dönüşür ve aksi yöndeki en mantıklı açıklamalar bile bu katı inancın duvarından geri döner. Çoğu zaman insanı gerçeğe ulaşmaktan alıkoyan şey bilgisizlik veya kanıt eksikliği değil kendi ulaştığı ilk sonuca duyduğu kör edici güvendir.
🇹🇷 Ay yıldızlı bayrağımız; bu milletin şerefi, devletimizin haysiyeti, şehitlerimizin emanetidir.
Ona yönelen her hadsizlik, millet iradesinin çelikten duvarına çarpar.
Türkiye Cumhuriyeti, bayrağına sahip çıkan evlatlarıyla daima dimdik ayaktadır.
#BayrakNamustur
Din kültürü ve Ahlak bilgisi öğretmenliğinin son yıllarda mezun sayısı ve okullarda oluşan öğretmen açıkları artarken kontenjanları azaltılıyor. Son 45 bin atamada 56 bin kişinin girdiği DKAB sınavına 2604, 45 kişinin girdiği İHL (imam-hatip meslek dersleri) sınavına 430 +
56.000 sınava giren aday sayısıyla tüm zamanların sınava giren branş aday sayısı rekorunu kıran DKAB a 2.000-2.500 kontenjanlarla sadece yeni rekorlar kırdırılır.
#CbRekorMezunDkaba15Bin
Çok yüksek netlerle yığılma da kalıyoruz
Bu mağduriyet yıllardır devam ediyor
Hakkımız olan 15 bin Dkab atamasını acilen istiyoruz
@tcmeb#CbRekorMezunDkaba15Bin
2020 36 bin..
2021 44 bin..
2022 56 bin..
2023..?
2024..??
İlahiyat fakülteleri her sene 10 15 bin arası mezun veriyor. Yetkililer bu korkunç tablonun ne zaman farkına varacaklar?..🌼
@erolozvar@hasandogan#CbRekorMezunDkaba15Bin
2020 36 bin..
2021 44 bin..
2022 56 bin..
2023..?
2024..??
İlahiyat fakülteleri her sene 10 15 bin arası mezun veriyor. Yetkililer bu korkunç tablonun ne zaman farkına varacaklar?
@erolozvar@hasandogan#CbRekorMezunDkaba15Bin