Sayın Cumhurbaşkanımızın katılımlarıyla devam eden Malazgirt Zaferi’nin 955. yıl dönümü programı vesilesiyle bugün Malazgirt'teydik.
Malazgirt Zaferi, ortak inancımızın ve İslam kardeşliğimizin tarihe nakşolduğu kutlu bir dönüm noktasıdır.
Bu kardeşlik ruhu, asırlardır olduğu gibi bugün de milletimizin en güçlü harcıdır.
Bu köklü mirası koruyarak yarınlara taşıma azim ve kararlılığıyla Malazgirt Zaferi'nin 955. yıl dönümünü kutluyorum.
MALAZGİRT RUHU, KARDEŞLİĞİMİZİN VE TOPLUMSAL BÜTÜNLEŞMENİN ZEMİNİDİR
26 Ağustos 1071 Malazgirt Zaferi’nin 955. yıl dönümünü idrak ediyoruz.
Malazgirt, sadece askerî bir zafer değil; Türküyle, Kürdüyle, Arabıyla ve diğer Müslüman unsurlarıyla farklı kavimlerin ümmet bilinci ve kardeşlik ruhuyla bir araya geldiğinde neleri başarabileceğini gösteren tarihî bir dönüm noktasıdır.
Bin yıldır bizi bu ortak vatanda bir ve beraber kılan güçlü bir kardeşlik zeminimiz vardır. Bu zemin, ortak inancımız olan Aziz İslam’dır.
Malazgirt’i etnik kimlik üzerinden okumak, zaferin asıl ruhunu ve tarihî gerçekliğini gözden kaçırmaktır. O gün insanları aynı safta buluşturan temel unsur kavmiyet değil, ortak inanç ve ortak değerlerdi.
Ne yazık ki sonraki dönemlerde dayatılan Batıcı ve ırkçı anlayışlar, bu ortak zemini zayıflatmış; etnik kimlikleri ayrışmanın ve çatışmanın sebebi hâline getirerek kardeşlik hukukumuza zarar vermiştir.
Bugün başta Kürt meselesi olmak üzere sorunlarımızın hak ve adalet temelinde kalıcı olarak çözülmesi, kardeşliğin güçlendirilmesi ve toplumsal bütünleşmenin sağlanması için yeniden bu ortak zemine dönmeye ihtiyacımız vardır. Zira bu topraklarda kardeşliğin ve toplumsal bütünleşmenin en sağlam ve en kalıcı zemini, Malazgirt’te olduğu gibi ortak inancımızdır.
Malazgirt’in bize bıraktığı bu tarihî miras sadece geçmişi hatırlamak için değil, Türkiye’nin bugününü anlamak ve yarınını inşa etmek için de yol göstericidir.
Bu vesileyle 955. yıl dönümünde Malazgirt Zaferi’ni kutluyor; bu toprakların İslam yurdu hâline gelmesinde emeği ve fedakârlığı bulunan bütün büyüklerimizi ve şühedayı rahmet ve minnetle yâd ediyoruz.
Bu mesele daha fazla büyümeden önlemler alınmalıdır. Olayın nasıl yaşandığı ve sebebinin ne olduğuyla ilgili etkin bir soruşturma yürütülmelidir.
Hiç kimsenin haksızlığa uğramaması, bu şiddetin önlenmesi ve saldırıyı gerçekleştirenlerin hukuk önünde hesap vermesi gerekir.
Âlemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed’in (sallallahu aleyhi ve sellem) dünyayı teşriflerinin yıl dönümü olan Mevlit Kandili’ni tebrik ediyoruz.
Bu mübarek gecenin, Gazze başta olmak üzere mazlumların kurtuluşuna, ümmetin vahdetine ve memleketimizin huzuruna vesile olmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ederiz.
Mersin Milletvekilimiz Faruk Dinç:
Mersin’de uyuşturucu giderek sorunu artıyor. Masum çocuklarımız zehir tacirlerinin pençesine düşüyor.
Mahallelerde kimsesiz çocukları ve gençlerimizi zehirliyorlar. Bu konuda artık ciddi ve caydırıcı adımların atılması lazım.
Son günlerde bazı şahıs ve yapılar hakkında başlatılan adli soruşturma ve operasyonlar kamuoyunun gündemindedir. Devam eden soruşturmaların esasına ilişkin peşin bir hüküm vermeksizin ifade etmek gerekir ki; suç şüphesi bulunan her fiil hukuk içerisinde araştırılmalı, süreç boyunca masumiyet karinesi, suçların şahsiliği ve adil yargılanma hakkı başta olmak üzere hukukun temel ilkeleri büyük bir hassasiyetle korunmalıdır.
Bu soruşturmalar yürütülürken gözetilmesi gereken bir başka önemli husus da şudur: Basın-yayın organları ve çevrelerince, henüz yargısal süreç tamamlanmadan münferit iddialar cemaatlerin, vakıfların ve İslami sivil toplum kuruluşlarının geneline teşmil edilerek bu yapılar zan altında bırakılmamalıdır.
Cemaatler, vakıflar ve sivil toplum kuruluşları; eğitimden hayır faaliyetlerine, toplumsal dayanışmadan manevi değerlerin yaşatılmasına kadar önemli hizmetler yürütmektedir. Bu yapıların hukuka uygun, şeffaf ve hesap verebilir olması ne kadar önemliyse, münferit fiiller üzerinden topyekûn kriminalize edilmelerine karşı çıkmak da o kadar önemlidir.
Suç kimin tarafından işlenirse işlensin cezasız kalmaması; kime karşı yapılırsa yapılsın haksızlığın karşısında durulması temel ilkelerimizdendir. Bu nedenle yetkili makamları, soruşturmaları hiçbir kişi veya yapıyı peşinen suçlu ilan etmeden, hukukun temel güvencelerine titizlikle riayet ederek yürütmeye; aynı zamanda bu süreçlerin dinî yapıları ve mensuplarını hedef gösteren, zan altında bırakan ve itibarsızlaştıran kampanyalara dönüştürülmesine karşı gerekli hassasiyeti göstermeye davet ediyoruz.
“Cemaatler, vakıflar ve sivil toplum kuruluşları; eğitimden hayır faaliyetlerine, toplumsal dayanışmadan manevi değerlerin yaşatılmasına kadar önemli hizmetler yürütmektedir.
Bu yapıların hukuka uygun, şeffaf ve hesap verebilir olması ne kadar önemliyse, münferit fiiller üzerinden topyekûn kriminalize edilmelerine karşı çıkmak da o kadar önemlidir.”
Genel Başkanımız Sayın Zekeriya Yapıcıoğlu, Kürdistan Bölgesi Başbakanı Sayın Mesrur Barzani’ye Erbil’deki ofisine yönelik gerçekleştirilen saldırı nedeniyle “geçmiş olsun” dileklerini iletti.
Saldırıyı şiddetle kınadığını ifade eden Genel Başkanımız, bölgesel barış ve diyaloğun önemine dikkat çekerek faillerin bir an önce ortaya çıkarılması temennisinde bulundu.
Genel Başkanımız, Sayın Barzani nezdinde Kürdistan Bölgesel Yönetimine ve kardeş Kürdistan halkına geçmiş olsun dileklerini iletti.
İşçi kardeşlerimizin taleplerini Bakanlığa ilettik.Bakanlık yetkilileri, sorunun çözümü adına ilgili firmayla iletişime geçtiklerini belirtti
Sürecin yakın takipçisiyiz; temennimiz, emektarlarımızın mağduriyetinin en kısa sürede giderilmesi ve hak ettikleri karşılığı almalarıdır
DİZİLERİN GENÇLERDE OLUŞTURDUĞU DEJENERASYON
Gençlik dizisi adı altında sunulan birçok yapım, barındırdığı gayriahlaki içeriklerle olumsuz rol model oluşturarak toplumsal değerlerimizi zedelemekte ve geleceğimizi tehdit etmektedir.
RTÜK, gençleri yozlaştıran içeriklere karşı tavizsiz denetim uygulamalı; dizilere yön veren ve gerektiğinde dur diyen bir denetim anlayışı hayata geçirilmelidir.
FAİZ BÜYÜYOR, MİLLETİN PAYI KÜÇÜLÜYOR
Vatandaşlardan toplanan vergilerin oluşturduğu kaynağın devasa bir bölümü üretime, yatırıma ve toplumsal refaha dönüşmeden maalesef faiz ödemelerine aktarılmaktadır.
Bu durum, yalnızca faiz yükünü değil, aynı zamanda bütçenin kaynak üretme ve bu kaynağı adil biçimde topluma dağıtma mekanizmasındaki yapısal bozulmayı da ortaya koymaktadır.
📍 Mersin
Cuma namazını Ulu Camii'de eda ettik.
Namazdan sonra basın mensuplarının sorularını yanıtladık.
Meclis çalışmalarımız, Terörsüz Türkiye Süreci ve Gazze'deki gelişmeleri değerlendirdik.
Gündemimiz yoğun, sorumluluğumuz büyük; milletimizin sesi ve hakkın yanında olmaya devam edeceğiz.
GAZZE BARIŞ KURULU
Garantörlük adı altında soykırımın finansörü Trump’ın oyununa ortak edilmek istenen ülkeler başta olmak üzere 12 İslam ülkesi, terör rejimine hizmet eden bu mekanizmadan derhal çekildiklerini açıklamalıdır.
Türkiye, bu kurgusal yapıdan ayrıldığını ilan ederek sürece öncülük etmeli ve Filistin’in meşru direnişinin yanında net bir duruş sergilemelidir.
📍 Mersin
Tarsus Gençlik ve Spor İlçe Müdürü Mehmet Öztürk'ü ziyaret ettik.
Gençliğin sorunları hakkında hasbihal ettik.
İlgilerinden dolayı kendilerine teşekkür ederim.
"PKK’nın başlattığı bu çatışmanın, Kürt meselesini çözmediğini gördük.
'Kürt meselesi' ile ‘PKK’nın feshedilmesi ve silah bırakması’ konusunu birbirinden bağımsız değerlendiriyoruz."
Şahzade Demir | Gaziantep Milletvekilimiz
"Siyaset yoluyla sorunlarımızın üstesinden geleceğiz.
Madem bugün Türkiye’de siyaset zemini müsait durumdadır. Bu zemin üzerinden çalışalım ki sorunlarımızı çözelim."
Şahzade Demir | Gaziantep Milletvekilimiz
Filistin Konvoyu kararlılıkla yoluna devam ediyor. An itibari ile Habur kapısında!
Bu vicdan seli; dağları, şehirleri ve tüm zorlukları aşacaktır.
Bu kervanın yolu selamet, sonu da akıbeti de inşallah rahmettir. Tüm varlığımızla yanınızdayız güzel dostlar. Hem kavli hem de fiili dualarımız sizinle.
Ya bugün ya yarın ya da öbür gün... Ama elbet bir gün Kudüs özgür olacaktır!
Parti Sözcümüz ve Batman Milletvekilimiz Serkan Ramanlı:
PKK’nın elindeki silahlar, Kürt meselesinin çözülmesinin önündeki en büyük engellerden biridir.
Kürt halkının siyaset yoluyla haklarına kavuşması mümkündür.
Bugün önümüzde yeni bir imkân açılıyor.