Zira muhabbetin kıymeti,
kaç defa görüşüldüğüyle değil;
ayrılıklar arasında ne kadar sadakatle muhafaza edildiğiyle ölçülür.
Hakiki vefa, her daim yan yana bulunmak değil; mesafeler uzasa da gönülden gönüle uzanan emanetin hukukunu gözetebilmektir.
alıntı...
Muhabbet,
her gün görüşüp konuşmakta değil; gönülden gönüle uzanan o latif bağı mesafeler ardında da muhafaza edebilmektedir.
Zira her vuslat yakınlık,
her ayrılık uzaklık olmadığı gibi,
her sükût da unutulmuşluğun,
her gaybet de cefânın nişanesi değildir.
bizi bütün günah ve kötülüklerden arındırasın;
katındaki derecelerin en yücelerine yükseltesin.
Hayatımızda ve vefatımızdan sonra, bütün hayırların en yüce gayelerine ve en güzel neticelerine bizleri ulaştırasın.
Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur.
﷽
Allah’ım!
Efendimiz, Mevlâmız, Habîbimiz, şefaatçimiz ve Peygamberimiz Muhammed’e; âline ve ashâbına salât eyle, selâm ve bereket ihsan eyle.
Öyle bir salât eyle ki
onun hürmetine bizi bütün korkulardan, dehşetlerden ve âfetlerden kurtarasın;
bütün ihtiyaçlarımızı gideresin
Dilerim ki her muhabbet,
sahibine vakar;
her yakınlık, taraflara huzur;
her güzel niyet de gönüllere hayır getirsin.
Çünkü muhabbetin asıl güzelliği, gönülde yer bulmasından ziyade, edep ile muhafaza edilmesindedir.
alıntı...
Bazı hisler vardır ki her ne kadar dile gelmese de kıymetinden bir şey kaybetmez.
Zira hakiki muhabbet,
sözün çokluğunda değil;
niyetin temizliğinde, tavrın nezaketinde ve gönlün sadakatinde kendini gösterir.
Sana duyduğum muhabbeti her sözün önüne koymam;
Şayet gönlümde sana ayrılmış müstesna bir yer varsa, bunun en güzel ifadesi sözlerimin iddiasında değil, sana karşı taşıdığım hürmette saklıdır.
Zira insan, kıymet verdiği kimseye karşı yalnızca hislerinden değil, o hisleri nasıl taşıdığından da mesuldür.
nefsinizin sesini susturup vicdanınızın kapısını aralayın.
Zira edep,
kendi haklılığını ispat etmekten evvel, bir başkasının gönlünü incitme ihtimalini gözetmektir.
Her hakikat her vakitte söylenmez; sözün de sükûtun da bir makamı vardır.
nefsimizin katılığını merhametinle yumuşat.
Bize kusur aramaktan evvel kendi kusurunu gören bir basiret
incitmekten sakınan bir edep ve gösterişten arınmış bir ihlâs nasip eyle
Bizi kullarının gönlünde yük değil ferahlık, dert değil teselli, kırgınlık değil muhabbet vesilesi kıl