Amerikan Sömürge Valisi kılıklı Tom Barrack "Güçlü ulus devletler bir tehdittir; özellikle İsrail için tehdit olarak görülüyor..." demiş.
Bu beyanıyla ulus devletleri parçalamak istediğini itiraf ediyor. Tom Barrack, Türkiye'den kovulması gereken ilk adamdır.
Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür. Cumhurbaşkanı da, yardımcısı da, ilerideki yardımcıları da Türk olacaktır.
Ne mutlu Türküm diyene!
Sonunda ağzındaki baklayı çıkarmışsın!
Ülkenin Cumhurbaşkanı olduğunu unutup açıkça bir cumhurbaşkanı adayını “telef” etmekle tehdit etmişsin.
Beni değil on milyonlarca seçmeni, milleti tehdit ediyorsun.
Aziz Milletim!
Cumhurbaşkanının “telef oldunuz”, “telef olacaksınız” sözü Türk siyasi tarihinin en dehşet verici itiraflarından birisidir.
Erdoğan rakiplerini saf dışı bırakmak için her yolu denediğini, daha da deneyeceğini itiraf etmiştir.
Seçimi iptal ederek, milli iradeyi yok sayarak, emrine aldığı yargı marifetiyle rakibini hapse atıp 35 yıllık diplomasını iptal ederek, aile fertlerini hapse atarak bizi durduramayacağını gören bu akla şu soruyu sorun:
Bilmediğimiz başka hangi yöntemlerin var? Daha ne yapacaksın? Henüz “heybenden” çıkarmadığın başka ne kaldı?
Aziz Milletim;
Telef olan Türk ekonomisidir, iştir, aştır, ekmektir,
Telef olan demokrasi ve hukuktur,
Telef olan milyonlarca emeklinin, işçinin, memuru , çiftçinin, gencin hayatıdır,
Telef olan “milletin hizmetkarı” diye yola çıkarıp bir kenara atılan Ak Partili kadrolardır,
Telef olan her musibete rağmen yıllarca Erdoğan’ı sırtlamış Ak Partili seçmenin umutlarıdır.
Bu kötücül aklın yakıp yıkmadığı, canından bezdirmediği, inim inim inletmediği, “telef etmediği” ne kaldı?
Allah’ın izni, milletin desteğiyle ne telef olacağız, ne de kimseyi telef edeceğiz.
Ülkeyi bu kötücül akıldan kurtarıp düze çıkaracağız.
Tüm Türkiye’ye ilan ve ifşa ederiz ki:
“Kanal İstanbul gündemimizde yok” açıklamaları yalandır.
“Hükümet Kanal İstanbul’dan vazgeçti” ifadeleri tamamen aldanmadır, aldatmacadır.
19 Mart darbe girişiminin siyasi hedefi
İMAMOĞLU
Maddi hedefi
KANAL İSTANBUL’dur.
Tarih 27 Şubat 2025.
İşte Erdoğan, işte kayıt, işte kanıt!
Ne oldu? Boş dosyanı dolduramadın mı? Sana “turbun büyüğü, dananın kuyruğu”diyenlerin tuzağına mı düştün? Yine mi aldatıldın?
Aziz Milletim;
Bugün yine bir şafak baskınıyla birçok çalışma arkadaşım, İBB ve İSKİ yöneticileri gözaltına alındılar. Bir avuç muhteris; milletin parasını, tapusunu, diplomasını, haysiyetini, geleceğini yok sayarak, boş dosyaları yalan ve iftira ile doldurmanın peşine düştüler.
16 milyon İstanbullu yürekleri ağzında deprem huzursuzluğu ile yaşamaya çalışırken, bunların derdi İstanbul’un ve ülkenin nimetlerini peşkeş çekmek.
Allah bu aziz milleti bunların gazabından korusun.
Kıymetli Vatandaşlarım;
Bu koşullarda ülkemiz ve milletimiz için huzur yoktur, güven yoktur, bereket yoktur.
Gözaltına alınan arkadaşlarımızın İstanbul’daki kaçak yapılarla mücadele eden, ranta karşı İstanbul’u koruyan, şehrimizi olası büyük depreme hazırlamak için gece gündüz çalışan İstanbul muhafızları olduğunu biliniz. Bu vatansever insanlar ihanet projesi olan Kanal İstanbul’u durdurmak için, İstanbul’u susuz bırakacak girişimleri önlemek için davalar açıp, ruhsatsız yapılara yıkım kararı veren insanlar.
Yargıyı aparata dönüştürenler, Kanal İstanbul’u kime pazarlamışlarsa önündeki engelleri kaldırmak için gözlerini karartarak yeni operasyonlarla millete ihanet etmeyi sürdürüyorlar.
Ne yaparlarsa yapsınlar boş. Açıkça söyledim ama anlamadılar. Bir kez daha hatırlatayım: “Sen birer birer eksilteceğini sanıyorsun ama biz milyon milyon büyüyoruz!”
Şu çok açık bilinsin ki bu süreçte bütün yol arkadaşlarımızı sonuna kadar savunacağım. Hiç kimse geride kalmayacak. Bu günler gelip geçecek. Bu millet; haksızlığı, hukuksuzluğu kendine yöntem olarak belirleyenleri eninde sonunda evlerine yollayacak.
Aziz Milletim;
Sizleri, siyasi partilerimizin değerli Genel Başkanları’nı, yüksek yargı mensuplarını, herkesi sorumluluk almaya ve devletimizi çürütenlere karşı birlikte mücadele etmeye davet ediyorum.
Milletimiz büyüktür.
İnandığınız dilden konuşalım, bakın bu bir uyarıdır, kanal istanbula başladınız haftası dolmadan 20 milyon insanın yaşadığı şehir beşik gibi sallandı.
İkinci kez bunları tartışacak zamanımız olmayabilir. Derhal kanalı durdurun ve deprem seferberliği başlatın.
Meslektaşımız Dr Enes Özel gece evinden gözaltına alındı. Gerekçe mizahi bir dille yaptığı boykot paylaşımlarda suç unsuru olduğu iddiası. Düşünce ve ifade özgürlüğüne saygı gösterin. Enes Özel'i derhal serbest bırakın.
Özgür Özel çok ağır konuşmuş
"Bir yüzükle siyasete girip ben zenginleşirsem demek ki hırsızım deyip de 7 sülalesini zenginleştiren biri Ekrem İmamoğlu'na hırsız, yolsuz diyemez
Allah şahit ki, Ekrem imamoğlu'nun tek suçu Tayyip Erdoğan'ı 4 kere yenmiş olmasıdır"
Bugün 66 gündür ilk kez gökyüzünü tel örgüsüz gördüm.
Haftada 1 saat açık spor sahasını kullanma hakkım var. Ama bugüne değin kullanmam mümkün olmamıştı. Avukat görüşmeleri saatine yansıdığı için açık spor alanına çıkamamıştım. 50 X 50 m genişliğinde, yapay çimle kaplı mini bir futbol sahası bu alan. Ve en önemlisi avlunun tepesine asılı tel örgü yok. Gökyüzünü görebiliyor insan.
Allah’a şükürler olsun suçsuz bir şekilde Silivri zindanındayım. Lise öğrencisi iken rahmetli Çetin Altan’ın “Bir Avuç Gökyüzü” adlı romanını okuduğumu hatırlıyorum.
Bugün bir avuç gökyüzünü gördüm.
@zaferpartisi@AliSehirlioglu
Ekrem İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan, gizli tanığın 100'den fazla sabıkasını ortaya çıkardığı ve bunu tutanağa soktuğu için gözaltına alındı. Gerisi laf-ı güzaf!
İzmir’de polisler koşarken, yol kenarında duran genç kızı kasıtlı bir şekilde çekerek yere düşürüyor.
Ona yardım eden başka bir gence ise diğer polis copla vuruyor.
Neyin kini nefreti bu!
Ali Babacan: "Ülke elden gidiyor.
260 gencecik çocuk niye tutuklu yargılansın? Yazık değil mi?
Yaptıkları sadece ümitsizliklerini haykırmak. 'Bir seçim umudum vardı, o umudu elimden alıyorsunuz' diyor.
Mesele ne CHP ne İmamoğlu."