#SONDAKİKA
Rize'de işçi katliamı !
38 İşçi paralarını istediği için, önce işkence yapıldı daha sonra hayvan barınağına kamyonet ile bırkıldı.
Rize'nin Çayeli ilçesinde çay toplamak için iran dan getirilen 38 işçi ( 12 Çocuk ) iş bitiminde tarla sahibinden paralarını istedi. Tarla sahibi anlaştıkları ücretin 20 de 1 ini vermeye kalkınca işçiler tepki gösterdi.
Tepkiler üzerine tarla sahibi ve akrabaları 38 işçiye saatlerce işkence uyguladıktan sonra hayvan Barınağına aileleri bıraktı.
Bu Kavganın özeti! Pendikte köpek abdestimizi bozuyor diye bir Aileye saldırılıyor! 15 Yaşında kız çocuğu Babasını korumak için babasının üzerine kalkan olduğunda bıçaklanıyor! Baba bıçaklanıyor Annenin Kolu Kırılıyor! Kayıtsız kalma! Paylaş herkes görsün duysun! Çocuğunu koru!
Esenyurt’ta motosikletin çarptığı 22 yaşındaki Beşşar Al Tawıl, kaldırıldığı hastanede tedavi edildikten sonra taburcu edildi. Ancak yakınları kendisinden iki gün boyunca haber alamadı.
Gerçek, sosyal medyada paylaşılan bir görüntüyle ortaya çıktı. Yakınları, Tawıl’ı hastanenin bahçesinde yerde, baygın halde yatarken buldu. İddiaya göre çevredeki bazı kişiler genç adamı evsiz veya alkollü zannetti. O sırada bir kadın, yerde hareketsiz yatan Tawıl’a müdahale edilmemesine tepki göstererek cep telefonuyla görüntü çekti.
Yakınları Tawıl’ı kendi imkanlarıyla eve götürdü. Ancak bilincinin yerinde olmadığını fark edince ambulans çağırdılar. Başka bir hastaneye kaldırılan Tawıl’ın beyin kanaması geçirdiği ve kafatasında basınç olduğu belirlendi. Yoğun bakımda tedavi gören genç, 15 gün sonra hayatını kaybetti.
Yakınları, ilk hastanede gerekli müdahalenin yapılmadığını ve Tawıl’ın iki gün boyunca hastanenin önünde baygın halde yatmasına rağmen kimsenin müdahale etmediğini belirterek şikayetçi oldu. İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü de olayda ihmal olup olmadığının belirlenmesi için inceleme başlattı.
Muhammed Aydemir ile Orhan Arslan ikisi de çocuk yaşta, İmam Hatip Lisesi öğrencisiydi. Evlerine katkı olsun diye Diyadin’de günlüğü 10 Lira’ya bir fırında çalışıyorlardı.
Bundan tam 11 yıl önce, 2015 yılında, gece yarısı çalıştıkları fırında güvenlik güçleri tarafından “terörist” diye taranarak katledildiler. Bedenlerinde yüzlerce kurşun…
Bütün bir kent katilleri biliyorken, bu vahşetin tanığıyken 11 yıldır bu dosyada hâlâ bir gelişme yok.
Çözülmesi bir gün bile sürmeyecek bu dosyanın 11 yıldır sonuçlandırılmamış olması kabul edilemez.
Muhammed ve Orhan’ın ölüm yıldönümünde bir kez daha söylüyorum: Bu dosyanın aydınlatılması, faillerin ortaya çıkarılması ve adaletin sağlanması gerekiyor.
Sayın Adalet Bakanı Akın Gürlek ile yaptığımız görüşmede bu dosyayı da gündeme getirdik. Kendisi dosyanın çözülmesi için gerekli adımların atılacağı konusunda söz verdi.
Muhammed’i ve Orhan’ı unutmayacağız.
11 yıldır bekleyen adaletin takipçisi olacağız.
Alman aktivist Paula Maier, İstanbul'da tutulduğu geri gönderme merkezinde tecavüze uğradığını açıkladı.
Cihatçı HTŞ çetelerinin, Rojava'ya dönük saldırılarına karşı Kürt halkıyla dayanışmak amacıyla Almanya'dan Türkiye'ye gelen uluslararası heyette yer alan aktivist Paula Maier, sınırdışı edilmek üzere tutulduğu Geri Gönderme Merkezi'nde tecavüze uğradığını açıkladı:
"Tek kişilik hücrede kaldığım süre boyunca bir Türk memur tarafından tecavüze maruz bırakıldım."
Sınıf Mücadelesi Örgütü de yaptığı açıklamada saldırılara tepki göstererek şunları söyledi:
"Türk devleti ve uluslararası aktörler tarafından aktivistlere yönelik saldırıları kınıyoruz. Geçtiğimiz aylarda, Türkiye'de gözaltında şiddet veya işkenceye maruz kalan aktivistlerden defalarca haberler aldık. Global Sumud Filosu ile Filistin'e doğru yola çıkan aktivist kadınlar da İsrail ordusu tarafından sistematik işkence ve tecavüze maruz kaldıklarını bildirdiler.
Direnişçi kadınlara yönelik bu şiddet ve saldırılar münferit vakalar değildir; direnişi kırmak için kullanılmaktadır. Dayanışmanın engellenmesi ve devletlerin insan hakları ihlallerinin uluslararası kamuoyuna ulaşmaması amaçlanmaktadır."