SM, YZ, teknoloji... İnsan iyi ya da kötü amaçlarına/niyetlerine ulaşmak için kullanır. YZ kötü mü, bıçak kötü mü?
Peki, geliştiricilerine ne kadar güveniyorsun?
Elondan eski bir twit vardı: "Insanların Twitter'dan şikayet etmek için yine Twitter'ı kullanmasına bayılıyorum."
Sağlık konusunda ne kadar çok şey konuşulup uygulanıyor/ tavsiye ediliyor; bu kadar karmaşıklaştırılmasını doğru bulmuyorum.
Tavsiye:Yılda bir kere de olsa 72 saat oruç (yeme-içme SIFIR). Ardından Canan Karatay'ın tavsiye ettiği gibi ve az yeme.Hasta olmadan (önleyici) yapılmalı
#Bilim#Nörobilim
Beyninizin 20'li Yaşlardan 40'lı Yaşlara Geçerken Değişmesinin Şaşırtıcı Yolları
Beyniniz ne zaman yetişkinliğe ulaşır? Artık beynin, toplumun sizi ilk kez "yetişkin" olarak kabul etmesinden onlarca yıl sonra bile gelişmeye devam ettiğini biliyoruz.
Yazan: Helen Thomson
📍 20'li Yaşlar: Budama ve Küresel Verimliliğin İnşası
20'li yaşların sonuna kadar beyin, çocukluk ve ergenlikten kalan fazla, kullanılmayan sinaptik bağları budamaya devam eder. Bu bir kayıp değil; veri yollarını netleştirme ve daha az enerjiyle daha çok iş yapma (verimlilik) sürecidir.
20'li yaşlardan önce beyin ağları daha çok "yerel" çalışır; yani birbirine yakın alanlar ortak görevleri üstlenir. 20'li yaşlarla birlikte, beynin birbirine en uzak bölgeleri arasında devasa sinirsel otobanlar kurulur. Nörobilimde "Küresel Verimlilik" (Global Efficiency) olarak adlandırılan bu süreç sayesinde beyin, artık bilgiyi bölgesel değil, tüm kortekse yayılmış bütünsel (global) bir ağ gibi işlemeye başlar.
📍 30'lu Yaşlar: Prefrontal Entegrasyon ve Kararlılık
Problem çözme, örüntüleri tanıma, hızlı mantık yürütme ve bilişsel esneklik becerileri genellikle 30'lu yaşların başında zirve noktasına ulaşır. Bu dönemde Prefrontal Korteks Entegrasyonu tamamlanır; yani ön lobun, alt beyin yapılarıyla (duygu ve ödül merkezleriyle) olan köprüleri tamamen rafine hale gelir. Bu yapısal entegrasyon, 30'lu yaşlardaki bireyin kararlarında dürtüselliği minimuma indirip rasyonel veri analizini maksimuma çıkarmasını sağlar.
📍 40'lı Yaşlar: Miyelinasyon Zirvesi ve Bilgelik
Helen Thomson, araştırmalara dayanarak beyindeki beyaz madde hacminin 40 yaş civarında zirve yaptığını vurgular. Nörobilimsel olarak bu durum, sinir liflerini yalıtan yağlı bir katman olan Miyelinasyon (Myelination) sürecinin en olgun evresidir. Hücreler arası elektriksel iletim hızını tam 100 kata kadar artıran bu kusursuz yalıtım sayesinde beyin, farklı frekanslardaki verileri milisaniyeler içinde senkronize eder. Bu, beynin farklı merkezleri arasındaki iletişim hızının ve sentez yeteneğinin en yüksek olduğu dönemdir.
Buna bağlı olarak Kristalize Zeka (Crystallized Intelligence); kelime dağarcığı, birikmiş bilgi, deneyimlerin harmanlanması ve büyük resmi görebilme yeteneği 40'lı yaşlarda tavan yapar. Dahası, olgun beyinler üzerinde yapılan fMRI çalışmalarının ortaya koyduğu HAROLD Modeli (Hemispheric Asymmetry Reduction in Older Adults), gençlerin bir problemi çözerken beynin sadece tek bir yarım küresini (lokal) kullanma eğiliminde olduğunu, 40'lı yaşlardaki beynin ise her iki yarım küreyi birden (bilateral) devreye soktuğunu gösteriyor. Beyin artık daha bilge, verileri birbirine bağlama konusunda daha esnek ve holografik bir algıya çok daha yakındır.
Özetle,toplum bize beynin 25 yaşında gelişimini tamamladığını ve sonrasının bir "gerileme" dönemi olduğunu söylese de, modern nörobilim bunun tam tersini kanıtlıyor. 20'li yaşlar hızlı ve lokal bir işlemci gibidir; 40'lı yaşlar ise evrensel bağlantıları kurabilen, veriyi bilgiye, bilgiyi ise bilgeliğe dönüştüren bütünsel (global) bir veri işleme merkezidir.
Beyin gelişimi tek bir çizgide biten mekanik bir süreç değildir. Bilişsel yeteneklerimizin her biri farklı yaş dilimlerinde (biri 30'da, diğeri 40'ta, bir başkası 50'de) zirve noktasına ulaşır. Dolayısıyla insan beyni, ömür boyu kendini yeniden optimize eden dinamik bir veri işleme ünitesidir.
Hazırlayan:AylinER
Biraz sivri bişey söyleyince (ki heç iyi bişey değildir siz yapmayın) susmanın erdeminden bahsetmeye başlayanlar olurdu. Bu tarz ipuçlarını biriktiririm.
Görmek, anlamak isteyene her şey açık.
Hiç risk sevmiyorsan, sevgi pıtırcığı gibi dolaş.
Hiç, hiç öyle dahi olmaya gerek yok (o da olsa iyi olurdu). Sadece doğru eylemlerde bulun. Yanlışlardan kaçın.
Spor
İyilik yapmak
Öğrenmeye sürekli devam etmek
Okumak-yazmak
Ne olursa. Önemli olan yapmak. Yapmayı düşünmek değil.
Bu marketlerin ne büyük marifetleri var böyle.
Akla gelen bir teoriye göre eğer marketler olmasaydı, belki hastaneler de acil dışında olmayacaktı...
Evet, siyah çaydan da bir süredir rahatsızız.
Yeşil çay tavsiye ederim.
https://t.co/61TXroKCFK
Türkiye'deki Çaylar çöp kimse kusura bakmasın. En iyi kısımlarını ayırıp ihraç ediyorlar, dibindeki çörçöp bize satılıyor. Ne tat var ne koku. Bildiğiniz talaş ki çoğu öyle özellikle sahte olanlar ama maalesef marka olanlar da berbat. En iyisini de alsanız aynı. Yaprak çay alıyordum o da bozmuş marka yazmayacağım. Midem bulanıyor artık, içemiyorum.
Şehirlere ne olacak neden açık açık söylemiyorsunuz? Hayır herkesle aynı çevrede yaşamak istediğimden değil, sadece üstü kapalı konuşmalar zaman kaybı ve kimsenin bu şekilde değişeceği de yok.