Çocuk kitapçıda bir kitap beğeniyor, velisi diyor ki “şunu al, daha çok yazısı var.” Çocuk heves etmiş, ısrar ediyor; veli daha çok yazılı olanda ısrar ediyor.
Sanki içerik/verimlilik hesabı. Aldığı şey kırtasiye sanki, ne kadar çok sayfa, her sayfada ne kadar çok yazı; o kadar iyi kitap zannediyor.
Bu cehalet elbette. 2026 yılında bir kitapçıda bir kitabı görünce gözleri parlamış çocuğun var ve sen dünyadaki herhangi bir şey o andan daha önemliymiş zannediyorsun. Sadece o anın hayatın kalanını etkilediğini bilmiyorsun.
Kendisi okurluğun ne olduğunu bilmiyor. Tadından yenmez bir kitabın bir paragrafının sayfalarca sevmeden okumaktan üstün olduğunu anlamıyor. Bazı kitapların ince, bazılarının kalın olduğunu ve kitaplar yazılırken “ince kitap yazalım”, “kalın kitap yazalım” diye bir şey olmadığını göremiyor.
Her çocuk kitap okuma hevesiyle hayata başlar, sonra veliler ve hocaların yanlış yönlendirmesi ile büyük kısmı bir daha asla okumaz. 30 yıldır tanık olduğum bu.
Kırtasiye hocaya örnek kitap götürür, hoca hiçbir edebi değeri olmayan test kitabı firmasının kitabını veliye önerir. Bunlar tam ticaret ürünü “set” kitaplar haline getirilmiştir. Veli alır, kurtulur.
Sonra kitapçıda gerçek bir kitap karşısına çıktığında “evde çok kitabın var” der. O evdeki kitapları sahafa getirdiğinde çöpe atmak için bile almaz.
Eğitim sistemi kendisi 12 yılda okurluğun ne olduğunu anlatıp bir kez ders vermeseydi toplum kendini eğitirdi. Eğitim okurluğun ne olduğunu unutturuyor ki öğrenmenin tek yolunun derse girmek, puan toplamak, belge almak olduğu düşünülüyor.
Eğitim koca bir topluma “okuma alışkanlığınız yoksa bu konu kapanmıştır” hissi yaşatıyor. Üniversite bitirmiş adam merak ettiği bir kitabı rafa geri koyuyor, “okuyamam”. Bu nasıl bir his. Okuma yazma bilen bir insan nasıl “istesem de okuyamam” hissi yaşayabiliyor. “İpin ucu kaçtı, hayatın klanında okumayacağız.” Bu nasıl olabilir, bilemiyorum.
Gelmiş geçmiş en fazla bilgiye sahip ama en cahil toplumsal sürece girdik. Çünkü yapay zekaya kadar en azından okurluğa saygı vardı, bir konuyu anlamak için önce bazı devreleri oluşturmak gerektiği düşünülüyordu. Şimdi bilgi almak ile anlamak aynı şey zannediliyor, okurluğa ihtiyacın bittiği düşünülüyor.
“30 sayfa kitap 10 dakikada okunuyorsa 300 sayfa kitap 100 dakikada okunur.” Bu cehalettir.
“120 sayfa kitap 120 TL ise 300 sayfa kitap 300 TL olmalıdır.” Bu da cehalettir.
Bir kitabı elinde haftalarca dolaştırırsın. Bir cümleyi aşmak için günler geçer. Bazı sayfaları tekrar tekrar okursun. Birini de okur geçersin. İlki 30 sayfa, ikincisi 400 sayfa olabilir.
Sayfa sayısı okur olmayanın gündemidir. Kitap, kırtasiye değildir.
me encantó cuando leí a alguien decir que debería existir el opuesto del suicidio: una palabra para reconocer el momento en el que una persona decide, de forma abrupta, comenzar a vivir
If you want to live a life that feels like your own, learn to break norms. Be slow when the world is addicted to fast. Don’t follow trends, break them. Go to bed early. Watch 3 hour talks. Read books for hours at a time. Watch the entire movie, without taking a break. Go for long walks just with your thoughts. Avoid drama. Keep your life private. Get bored. Let your imagination return. Most people are anxious, distracted, and disconnected from themselves. The opposite of brain rot is deep attention. In a world designed to distract you, focus is an act of rebellion.
Yapay zekayla şarkı yapanların idamla yargılandığı bir türkiye hayal ediyorum. Ta ki seni görene kadar diye bir şarkı var abi hayatımda böyle uyuz böyle gıcık bir şey dinlemedim
sadece anne baba da degil en basitinden hicbir erk3k arkadaş grubundaki sapigi bile dislayamiyo hepsi kadinlari hedef alan sakalara (!) kahkahalarla guluyo eyleme gecmedikleri icin kendilerini masum saniyolar
Sosyal medyada günde 5 dakika geçiren genç bi kızın erkek düşmanı olamama şansı yok. İyi olmaya çalışan erkekleri tenzih ederek söylüyorum. Bir cinsiyetin 7 den 70'e her yaş grubundan bok akar mı amk ya bu piçler yüzünden erkekliğimizden utanıyoruz
Aynı oyunları, aynı dizileri kız çocukları da görüyor kadınlar da görüyor ama nasılsa hep erkekleri etkiliyor. Hem duygusal açıdan zayıf olanın kadın olduğunu söylüyorlar hem de en ufak bi görselden etkilenip cinayet işleyecek kadar iradesiz bi erkeklikten bahsediyorlar.