📌2011’de çıkarılan yasayla psikologlar sağlık meslek grubundan çıkarıldı, özlük hakları ellerinden alındı.
📌Yıllardır hastanelerde çalışan psikologlar sağlık çalışanı sayılmıyor.
📌Bu haksızlık derhal giderilmeli, psikologlara hak ettikleri statü derhal iade edilmelidir.
Gıda mühendisleri,yıllardır diyetisyenlerin çalıştığı beslenme danışmanlığı biriminde bizim olmamız gerekir diyor mu,ülkemizde verilen ruh sağlığı hizmetinin genel adından bir haber malum meslek grubu,psikologların yerine biz olmalıydık diyorlar :)
“Klinik psikoloji, psikoloji lisans eğitiminin üzerine inşa edilen bir uzmanlık alanıdır. PDR mezunlarının yalnızca yüksek lisansla bu unvanı alması mesleki sınırları ihlal etmektedir.” @saglikbakanligi
Psikologları geliştirmek mi istiyorlar o zaman yaparlar TUS gibi bir sınav o zaman hak eden yükselir ve yeterli olur. Ama şuan parayla, imkanla, torpille elde edilen, fırsat eşitliği olmayan Klinik YL dayatmasına karşıyız.
Değerli Sağlık Bilimleri Lisansiyeri meslektaşlarım,
Lisansiyer-Sen, tüm Sağlık Bilimleri Lisansiyeri meslek mensuplarının teminatıdır.
2025/5 sayılı sözleşmeli personel alımıyla ilgili olarak, yürütmenin durdurulması talebiyle Danıştay’da dava açılmıştır.
Ayrıca, işlemin dayanağı olan bazı kanun maddelerinin, 1219 sayılı Kanun’da klinik psikolog kadrolarında alan ve unvan işgallerine yol açan; bilimsel, akademik, liyakatli ve etik olmayan düzenlemeleri iptal etmek amacıyla Anayasa Mahkemesi’ne başvuru yapılmıştır.
Hak ettiğimiz unvan ve uzmanlığın korunması için mücadeleye devam ediyoruz.
Birlikte güçlü, birlikte kararlıyız.
“Unutmayın ki, nicelikten daha önemli bir şey varsa, o da niteliktir.”
Değerli Av. Özlem Ünal Bölükbaş’ a (@ozlemmmunalll) destekleri için teşekkür ediyorum.
Enes GÖKÇE
LİSANSİYER-SEN Genel Başkanı
Bugün şehirde dolaşırken Fizyoterapist, Odyolog, Diyetisyen, Podolog tabelalarını gördüm özel sağlık birimi başlığı altında. Hiç birinde yüksek lisans ünvanı yoktu. Sadece mezun oldukları ünvanlarla açmışlar ofislerini. Psikologlara bu haksızlık neden?
SB ilk defa açılan ve yükseltme kadrosu olmayan “klinik psikolog” kadroların iptali için hukuki süreç başlamıştır. Liderlikleri için @lisansiyer_sen teşekkür ederiz. Destekleri için @LPBilgi@PBDResmi@pskhaklarigrb ve SÇ yönetmeliği iptal davasını yürüten avukatlarımıza da 🙏✅
Sayın Deniz,
Elbette PDR programını “rehber öğretmen” ifadesiyle tanımlamış olmam “bilmediğimden veya tesadüfi” değildir; bu unvan, mezunların temel istihdam alanını ortaya koymaktadır. Sizin de bahsettiğiniz üzere nedense PDR mezunları olarak YÖK yazısında belirtildiğinin dışında birçok unvanı (psikolojik danışman, pedagog) kullanabilmekte ancak rehber öğretmeni kullanmayı pek tercih etmemektesiniz. Psikolog ünvanını çağrıştıran Psikolojik Danışmanı daha çok benimsiyorsunuz. Halbuki YÖK aksini söylemiş. YÖK unvan veremediği gibi alamaz denilse de, asla yorumunun kenara atılabileceği bir kurum olmadığını da hepimiz “biliyoruz”. Psikoloji bilimi ve psikolog…
Ancak Sağlık Bakanlığı’nda yıllardır bu hizmetler, psikolog kadrosunda görev yapan çalışma arkadaşlarımız tarafından yürütülmüş ve önemli bir birikim oluşturulmuştur. Bugün Bakanlıkta hâlihazırda psikoloji lisans temeliyle klinik psikoloji yüksek lisansı veya doktorası yapmış pek çok psikolog bulunmaktadır. Bu psikologların doğrudan klinik psikolog kadrolarında istihdam edilmesi hem mesleki adaletin hem de liyakatin gereğidir. Çünkü “psikoloji” ve “klinik psikoloji” kavramları doğrudan birbiriyle bağlantılıdır; klinik psikoloji unvanı yalnızca psikoloji lisans kökeni üzerine inşa edildiğinde bilimsel anlamda tutarlı olur. Bunları var olan mevzuattan bağımsız olarak söylemekteyim. Nitekim mevzuatın (1219) şuan bu şartlara sahip olması bunun doğru, bilimsel, etik, liyakatli ve akademik mentaliteye sahip olduğunu da göstermez.
•Rehber öğretmenler “Psikolojik Danışman” unvanını kendi istihdam alanları olan MEB sınırlarında kullanmalıdır.
•Rehber öğretmen veya farklı meslek kökenli kişilerin hastane ortamına ve klinik hizmetlerin gerektirdiği donanıma uzak olmaları, hizmet kalitesini düşürmekte ve sağlık hizmetlerinde ciddi riskler doğurmaktadır.
👉🏻 Bakanlık bünyesinde hâlihazırda psikolog kadrosunda görev yapan, klinik psikoloji yüksek lisansı veya doktorası bulunan meslektaşlarımız da vardır. Bu meslektaşların doğrudan klinik psikolog kadrolarına geçirilmesi, hem mesleki adaletin sağlanmasına hem de psikolog kadrolarının geriden artırılmasına imkân verecektir.
👉🏻 Bunun yanı sıra, Psikolojinin Tıbbi Uygulamaları Sertifikası (PTUS) sahibi psikologların çalışma usul ve esasları da acilen netleştirilmelidir. Bu meslektaşların sertifika ile kazandıkları yetkinliklerin klinik uygulamalarda tanınması, hem mevzuat karmaşasını önleyecek hem de sağlık hizmetinin etkinliğini artıracaktır.
👉🏻 Ayrıca, yıllardır sahada görev yaparak tecrübe ve donanım kazanmış psikologların, psikoloji lisans temeli bulunmayan klinik psikologların sorumluluğu altında çalışmak zorunda bırakılması kabul edilemez bir durumdur. Bu uygulama yalnızca etik ve ahlaki sorunlara yol açmayacak, aynı zamanda ciddi bir statü ve liyakat sorunu doğuracaktır. Mesleki kıdem ve bilgi birikimi göz ardı edilerek yapılan bu tür görevlendirmeler, iş barışını bozmakta ve mesleğin saygınlığını zedelemektedir.
📍 Sendikamızın görüşü nettir:
•Klinik psikolog unvanı yalnızca psikoloji lisans temelli mezunlara verilmelidir.
•Rehber öğretmen ve diğer meslek kökenlilerin klinik psikolog olarak atanmasının önüne geçilmelidir.
•Bakanlıkta hâlihazırda görev yapan klinik psikoloji uzmanı psikologların hak kayıpları giderilmelidir.
•PTUS (Psikolojinin Tıbbi Uygulamaları Sertifikası) sahibi psikologların yetkinlikleri tanınmalı ve çalışma çerçeveleri netleştirilmelidir.
•“Psikolojik danışman” unvanının psikologla karıştırılmasına izin verilmemeli, mesleki ayrım net bir şekilde korunmalıdır.
•Sahada yıllarca görev yapmış psikologların, psikoloji temeli olmayan kişilerin altında çalışmak zorunda kalması engellenmelidir.
•Bakanlığın son alımda Klinik Psikolog alımını detaylandırması ve “Psikolog Lisanslı Klinik Psikolog” olarak güncellemesi veya halihazırda bu ünvana sahip olan psikologlarımızı bu alanlarda değerlendirmesi gerekmektedir.
💪 Sağlık hizmetlerinin niteliği, çalışanların bilimsel temelli liyakati ile doğru orantılıdır. Bilimsel doğrular ve mesleki adalet korunmadıkça hem meslektaşlarımız mağdur olacak hem de vatandaşlarımızın aldığı hizmet zayıflayacaktır.
Mesleki mücadelemiz devam edecektir!
Enes Gökçe
Lisansiyer-Sen Genel Başkanı