Sizleri Ömer Faruk'un ibadet yolculuğu ile başbaşa bırakıyoruz 🥹🤍
Rabbimiz Ömer Faruk'a bir ömür boyu ibadetlerini yol arkadaşı eylesin ✨🤍
MaşAllah demeyi unutmayalım 👀
Cübbeli Ahmet’in, “Efendi Hazretleri inşaallah demeden konuştuğunda Mevlâ’nın kelamı olarak konuşurdu” şeklindeki ifadeleri ve aynı günlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Dolmabahçe’de Cübbeli Ahmet’i kabul etmesi hakkında ne düşünüyorsunuz?
KAMUOYUNA DUYURU!
10 Ekim 2025’te Alparslan Kuytul Hocaefendi’nin katılımıyla gerçekleştirilecek olan “Selahaddin Eyyubi ve Kudüs” konulu konferansın duyurusu amacıyla asılan afişlerin Elazığ Belediyesi zabıta ekipleri tarafından toplatılması, hukuki dayanağı bulunmayan keyfi ve ayrımcı bir uygulama olarak hafızalara kazınmıştır.
Afişler toplatılırken, brandaların daha sonra zabıta müdürlüğünden teslim alınabileceği ifade edilmiş; ancak yapılan başvurulara rağmen brandalar sahiplerine verilmemiştir. Böylece konferansın duyuru faaliyetleri fiilen engellenmeye çalışılmıştır.
Brandalarını teslim almak amacıyla zabıta müdürlüğüne giden Furkan Hareketi mensupları ise müzakere süreci devam ederken ani ve haksız bir müdahaleye maruz kalmıştır. Olay sırasında bazı zabıta görevlilerinin demir korkulukları kırarak ellerine aldıkları ve bu şekilde müdahalede bulundukları, yargılama sürecinde kendi beyanlarıyla da ortaya çıkmıştır.
Yaşanan gerginlik sırasında olay yerine gelen polis ekipleri dahi zabıta görevlilerini sakinleştirmeye çalışmış, tarafların arasına bariyer kurmuştur. Buna rağmen, saldırıya uğradığını ifade eden kişiler değil; saldırıya maruz kalan Furkan Hareketi mensupları hakkında “görevi yaptırmamak için direnme” suçlamasıyla dava açılmıştır.
Davanın ilk duruşmasında izletilen görüntülerde, olaylara karışan zabıta görevlileri videolardaki kişilerin kendileri olduğunu kabul etmiş; kamu malına zarar verildiği iddiasına konu olan demir korkuluğun da bir zabıta görevlisi tarafından kırıldığı mahkeme huzurunda ikrar edilmiştir.
Öte yandan olay anına ait çok sayıda polis ve zabıta kamerası kaydı bulunmasına rağmen, müşteki olarak yer alan zabıtalara yönelik herhangi bir saldırıyı gösteren somut bir görüntü ortaya konulamamıştır.
Kamuoyunun vicdanına bırakıyoruz:
Konferans afişlerinin toplatılmasıyla başlayan süreçte, duyuru faaliyetlerinin engellenmesi, sert müdahaleler, sonrasında açılan davalar ve ortaya çıkan görüntüler birlikte değerlendirildiğinde, yaşananların tüm yönleriyle adil ve tarafsız bir şekilde değerlendirilmesi gerekmektedir.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
SistematikZulüm DevamEdiyor
#ElazığZabıtası
DUYURU!
10 Ekim 2025’te Elazığ’da gerçekleştirdiğimiz “Kudüs” konulu konferansın duyuru çalışmaları sırasında afişlerimiz toplatılmış, arkadaşlarımıza fahiş para cezaları kesilmiş ve afişlerini geri almak isteyen kardeşlerimiz zabıta ekipleri tarafından demir sopalarla saldırıya uğramıştı.
Ancak tüm bunlara rağmen şikâyetçi olması gereken taraf bizken, saldırıyı gerçekleştirenler şikâyetçi olmuş ve 6 kardeşimiz hakkında dava açılmıştı. Dün görülen ilk duruşmada ise iddiaları destekleyen herhangi bir şahit ve somut delil ortaya konulamadı. Buna rağmen mağdur edilenlerin sanık sandalyesine oturtulması, yaşanan hukuksuzluğun boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Darp edilenlerin yargılandığı, saldıranların mağdur gösterilmeye çalışıldığı bu adaletsizliği kabul etmiyoruz!
Elazığ’da yaşanan bu hukuksuzluğu ve çifte standardı bu akşam Türkiye’nin gündemine taşıyoruz. Adaletin yanında olan herkesi saat 20.30’da gerçekleştireceğimiz gündem çalışmasına destek vermeye davet ediyoruz!
OSMANİYE ADLİYESİNDE YAŞANAN SKANDAL HAKKINDA ALPARSAN KUYTUL HOCAEFENDİ'DEN AÇIKLAMA
Osmaniye’de, Asliye Ceza Mahkemesinde görülen dava, artık bazı mahkemelerin adalet dağıtan makamlar olmaktan çıkarılıp siyasi talimatların uygulandığı yerlere dönüştürüldüğünü bütün açıklığıyla göstermiştir. Bu dava, haksız yere tutuklanan Furkan gönüllülerinin 19 Eylül 2022’de tahliyesi sonrası onları karşılamaya giden arkadaşlarımıza Osmaniye Emniyetinin yaptığı hukuksuz müdahalenin devamıdır.
Karşılama ve uğurlama kanunen suç değildir. Fakat Osmaniye Emniyeti zulmen hapse attırdıkları arkadaşlarımızın karşılanmasını hazmedememiş, karşılamayı suç kabul ederek insanlara sert şekilde müdahale etmiş, kardeşlerimizi darp ederek gözaltına almış, yetmemiş bir de Emniyetin yönlendirmesiyle Savcılık tarafından 14 kişi hakkında dava açılmıştır.
11 Mayıs 2026’da görülen duruşmada ise hukuk adına büyük bir skandal yaşanmıştır. Mahkeme Hâkimi sanıklara ve avukatlara karşı baştan beri kötü davranmış, sanıkları dinlememiş, sürekli sözlerini kesmiş, söylenenleri zapta geçmemiş, avukatlara hakaret etmiş ve savunma hakkını fiilen engellemiştir. Bir mahkeme salonunda sanık dinlenmezse, avukat susturulursa, ifadeler zapta geçirilmezse orada adaletten değil ancak tiyatrodan bahsedilebilir.
Masanın uç kısmında oturması gereken Savcının duruşma boyunca Hakimle yan yana oturarak sürekli fısıldaştığı ve Hâkimi yönlendirdiği görülmüştür. Hâkimin Savcının yönlendirmesiyle zapta geçen bazı ifadeleri sildirdiğine sanıklar ve avukatlar şahittir, sosyal medyaya düşen videoda da görülmektedir.
En büyük skandal ise mahkeme kâtibinin ekranı yanlışlıkla aşağı kaydırmasıyla ortaya çıkmıştır. Savunmalar henüz bitmeden, sanıklar ve avukatlar tam olarak dinlenmeden kararın önceden yazıldığı görülmüştür.
Bu ne demektir? Demek ki savunmalar dinlenmemekte; sanıkların, avukatların ve şahitlerin ne dediğine önem verilmemektedir. Demek ki karar, mahkemenin sonunda ve Hâkim tarafından verilmemekte, daha önceden ve talimatla verilmektedir. Demek ki bu dosyada hukuk değil, talimat işlemiştir.
Avukatlar bu açık hukuksuzluğu görünce haklı olarak redd-i hâkim talebinde bulunmuştur. Hâkim ise şahitlerin huzurunda defalarca bu talebi kabul ettiğini söylemiş, hatta “sana söz veriyorum” diyerek dosyadan el çekeceğini beyan etmiştir. Fakat sanıkları ve avukatları dışarı çıkardıktan sonra büyük ihtimalle Savcının ve Emniyetin yönlendirmesiyle sözünden dönmüş ve herkesin gözü önünde kabul ettiği redd-i hâkim talebini reddettiğini zapta geçirmiştir.
Bir Hâkim kendi verdiği “redd-i hâkim talebini kabul” kararından niçin döner? Bu karardan dönmesi Hâkimin başka güçlerin talimatıyla karar verdiğinin apaçık delilidir.
Duruşma boyunca yaşananlar gösteriyor ki bu dosya bir hukuk dosyası değil, siyasi bir dosyadır. Bu dava, Furkan gönüllülerini cezalandırma ve sindirme davasıdır.
Biz bu hukuksuzluğu Hâkimler ve Savcılar Kurulu’na taşıdık, söz konusu Hâkim ve Savcı hakkında şikayetçi olduk. Eğer bu dosya bu Hâkimde kalmaya devam ederse bu zulme sessiz kalmayacağız ve bu hukuksuzlukları tüm dünyaya duyurmaya devam edeceğiz.
Bir ülkede suçlu olan Emniyet olduğu halde savcılar Emniyetin talimatıyla suçsuz insanlar hakkında iddianame hazırlarsa, mahkemeler talimatla hareket ederse, savunmalar dinlenmeden kararlar yazılırsa, hâkimler savcıların ve Emniyetin yönlendirmesiyle hareket ederse, sanıkların ifadelerinden hoşuna gideni ve işine geleni yazar işlerine gelmeyeni yazmazsa orada hukuk devleti yok demektir.
Osmaniye’de yaşanan bu olay sadece 14 kişinin meselesi değildir. Bu mesele, Türkiye’de adaletin ne hale getirildiğinin açık bir göstergesidir. Zulme razı olmayacağımızı, haksızlığa boyun eğmeyeceğimizi ve adalet yerini buluncaya kadar bu davanın takipçisi olacağımızı buradan ilan ediyoruz.
OsmaniyeAdliyesinde Skandal
#OsmaniyeAdliyesi
Furkan Hareketi Mensubu Osmaniye Adliyesi'nde Yaşadığı Hukuksuzlukları Anlattı:
“Savcı sürekli avukatlarımıza müdahalede bulundu. Hâkim de avukatlarımıza ‘Tribüne oynuyorsunuz’ diyerek hakarette bulundu.”
OsmaniyeAdliyesinde Skandal
#OsmaniyeAdliyesi
Yardımlarınız ulaştırılıyor 🫡
Türkiye'nin dört bir yanında kapı kapı gezerek ihtiyaç sahibi ailelere ve yetimlere yardımlarınızı ulaştırıyor hayra köprü olmaya devam ediyoruz.
Yardımlarınız Ulaştırılıyor 📦
Furkan Hareketi olarak Türkiye'nin dört bir yanında, kapı kapı gezerek ihtiyaç sahibi ailelere ve yetimlere yardımlarınızı ulaştırıyor hayra köprü olmaya devam ediyoruz.
📍Adana
Bayramın İkinci Gününde de Hayra Köprü Olmaya Devam Ediyoruz
Furkan Hareketi olarak hayır sahipleri ile ihtiyaç sahipleri ve yetimler arasında köprü olmaya devam ediyoruz.
SORU - CEVAP | Her Ankara'ya gelişinizde emniyet güçleri sizlere zorluk çıkarıyor. Bunun sebebi nedir? Bu durum ne zamana kadar devam edecek?
Eğer böyle devam etmek istiyorlarsa biz mücadeleden kaçacak adamlar değiliz. Biz mücadelemize devam ederiz. Çünkü biz haklıyız. Alnımız açık. Benim korkacak bir şeyim yok.
Çatlasa dünyanın sabır taşları
Dürülür defteri zulümün bir bir
Elvan elvan çiçek açar sabahlar
Bugün olmazsa yarın bir gün mutlaka…
•
Mevlâ Sumud Filosu’ndaki yiğit kardeşlerimizi zalimlerin şerlerinden korusun…