İş yerinde, okulda ya da sosyal çevrede hiçbir zararınız olmayan insanlar sizinle uğraşıyorsa ya sizin yerinizde olmak istiyorlardır, ya da güçlü yönünüz onların bir zayıflığına dokunuyordur. Carl Jung’un dediği gibi “gölgeleri tetikleniyor”dur. Bu da sizin sorununuz değildir.
Hayatta emin olduğum üç gerçek var: bir, gerçek özgüvenliler, kibir ve insanları aşağılama eğilimi göstermezler. İki, gerçek zenginler, servetlerini sergilemezler. Üç, gerçekten mutlu ilişkileri olanlar, bunu kanıtlama ihtiyacı hissetmezler. Aşırı sunum, yokluğun dışa vurumudur.
Bir Japon efsanesi der ki:
Otobüsü kaçırdıysan, belki de bir kazadan kurtuldun. Reddedildiysen, belki de yanlış bir yerden korunmuş oldun. Birisi hayatından çıktıysa, belki de gelecek kişi için yer açtı. Hayat, ilk başta kötü şans gibi görünen şekillerde seni korur.
Oralı olmamak… Şunu başarabilen bir insan sosyal ilişkilerdeki sorunların %80ini çözer. Oralı olmamak, üzerine alınmamak, odağını değiştirmek, işine bakmak, takılmaya değer bulmamak, muhataplara büyük anlamlar atfetmemek…
Manipüle edilmeyen insan karizması diye bir şey var. Gerçeğin farkında, kendi değerinden emin; dedikodu, kaos ve sahte kalabalık görüntülerinden etkilenmeyen; korkuyla yönlendirilmeyen, utançla yönetilemeyen insan gücü. Kitaplarda yazmaz ama sahibine çok büyük bir iktidar verir.